Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13095 E. 2025/14350 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13095
Karar No
2025/14350
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/701 E., 2025/1068 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/1 E., 2022/274 K.

2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamının, temyiz yoluna başvurmayan davalılardan ... Kilit San. Koll. Şti.'nin yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığı belirlenmiştir. Bu itibarla; 1-Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre hükmi şahıslara tebliğin selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanun'un 13. maddesine göre de tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. 25.01.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik Hükümlerine göre, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gerektiği, bu kişilerin de bulunmaması halinde bu hususların tebliğ evrakına yazılarak tebligat, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır. Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2011 tarih ve 2011/21-882 Esas, 2011/767 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Tebligat Kanunu'nun 13. maddesinde, kendisine tebligat yapılacak şahısların derecelendirildikleri görülmektedir. Bir kere hükmi şahıslar namına kendilerine tebligat yapılabilecek salahiyetli mümessiller mutad iş saatlerinde iş yerlerinde bulundukları ve o sırada evrakı bizzat alacak durumda oldukları takdirde memur ve müstahdemlere tebligat yapılamaz. Saniyen, memur veya müstahdemlere tebligat yapılabilecek hallerde de önce kendisine tebligat yapılacak şahsın, şirketin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle muhatap hükmi şahsın mümessilinden sonra gelen veya evrak müdürü gibi esasen bu işlerle tavzif edilmiş bir kimse olması, böyle bir kimsenin bulunmaması halindedir ki (bu durum tebliğ mazbatasına dercedilmek suretiyle) o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme tebligat yapılabilir. Daha önce kendisine tebligat yapılması gereken kimselerin bulunmadıklarını veya tebligatı bizzat alamayacak durumda olduklarının ispatı bakımından mazbatada yer alacak kayıt bilhassa önemlidir (E. Moroğlu, Makalelerim I, İstanbul 2001, s. 4-5). 2.Bölge Adliye Mahkemesi kararının, davalılardan temyiz yoluna başvurmayan davalı ... San. Koll. Şti.'nin bilinen adresine yapılan tebligatın tanınmadığı şerhi ile iade edilmesi üzerine mahkemece anılan şirketin faal olup olmadığı da dahil olmak üzere ticaret sicil müdürlüğünde mevcut son adresinin sorulmadığı bunun yerine şirket adına son yapılan ilan olan ve 1982 yılında ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ilandaki adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmakla; yukarıda belirtilen hükümler uyarınca karar ilamının öncelikle, şirketin halen faal olup olmadığı da sorulmak suretiyle Ticaret Sicil Müdürlüğünden tespit edilecek güncel adresinde şirketin yetkili temsilcisine, bu kişilerin de bulunmaması halinde bu hususların tebliğ evrakına yazılarak tebligatın o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılacağı hususu dikkate alınarak Tebligat Kanunu’na uygun olarak normal tebligat yapılması, yeni sevk adresi varsa o adrese, tebligatın iade gelmesi, tebligat yapılamaması, iade zarfında yeni bir adres tespit edilememesi durumunda, Ticaret Sicil Memurluğundan gelen ticari sicil adresine usulüne uygun tebliğinin sağlanmasını (Tebligat Kanunu 35. maddesine göre) takiben, a) Temyiz süresinin beklenmesi, b) Kararın süresinde temyiz edilmesi hâlinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesinde belirtilen usuli işlemlerin yapılması ve temyiz dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmesi, suretiyle belirtilen usuli işlemler tamamlandıktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekir. Bu itibarla sözü geçen eksiklik giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi gerekmektedir. KARAR Açıklanan sebeple; Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13095, K. 2025/14350, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13095-e-2025-14350-k-e144a7f2c26e