Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/18910 E. 2012/27369 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/18910
- Karar No
- 2012/27369
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2011/681-2012/421 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-) Davalı işverenler arasında düzenlenen sözleşmeye göre, davalı ... Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri AŞ. ... mevkiinde bulunan tesislerinde genel kargo ve konteyner tahmil tahliye işlerinin davalı yüklenici... Nakliyat -... şirketince üstlenildiği, bu sözleşme hükümleri kapsamında davacı sigortalının anılan yüklenici tarafından çalıştırıldığı anlaşılmakta olup, 1995-1999 arası dönem ile 2001-08.10.2010 tarihleri arasında davalı işverenlere ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkin davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin onuncu fıkrasıdır. 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin onuncu fıkrasına dayalı hizmet tespiti davaları yönünden taraf sıfatı (husumet) konusuna gelince; 506 sayılı Kanunun 87’nci maddesinde, bu Kanunun işverene (aracıya - alt işverene) yüklediği ödevlerden dolayı asıl işverenin de sorumlu olduğu belirtildiğine göre, aylık sigorta primlerinin Kuruma yatırılması, aylık sigorta prim bildirgelerinin, dört aylık sigorta primleri bordrolarının, aylık prim ve hizmet belgelerinin Kuruma verilmesi gibi ödevlerin yasal süresi içerisinde yerine getirilmemesi durumunda, Kuruma karşı her iki işverenin de teselsül hükümleri gereğince sorumlu tutulacağı açıktır. Anılan dava ile sigortalı, çalışma sürelerinin saptanmasının yanı sıra, bu sürelere ait primlerin de her iki işverence Kuruma ödenmesini amaçladığından ve davada elde edilecek kesinleşmiş hüküm doğrultusunda sigorta primlerinin Kurumca alınması söz konusu olacağından, davanın asıl işverenin de hak alanını ilgilendirdiği belirgindir ve sonuç itibarıyla bu tür hizmet tespiti davalarında sigortalıyı çalıştıran aracı - alt işverenle birlikte asıl işverenin de taraf sıfatının (pasif husumet ehliyetinin) varlığı kabul edilmelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yukarıda değinilen 10.11.2010 gün ve 2010/21-497 Esas, 2010/590 Karar sayılı ilamında da aynı görüşten hareketle bu sonuca ulaşılmıştır. Ancak önemle belirtilmelidir ki; her iki işverenin taraf olduğu davalarda yargılama sonunda kurulacak hükümde sigortalıyı çalıştıran işveren (aracı – alt işveren) özellikle belirtilip, sigorta primleri yönünden her iki işverenin teselsül hükümlerine göre sorumlu olduğunun açıklanması gerekmektedir. Elde ki dosyada 05.12.2006-08.10.2010 tarihleri arasında davacı-sigortalıyı çalıştıran işveren (alt işveren) ...'tır ve tespit hükmü onun hakkında kurulması gerekmektedir.Asıl işveren ... Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri AŞ.'nin sorumluluğu ise ödenmeyen prim borçlarıyla sınırlı olup aleyhine tespit hükmü kurulması isabetsizdir. 3-Ayrıca dava asıl işveren ... Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri AŞ.'nin taşeronu... Nakliyat -... 'taki çalışmaların tespitine yönelik olup davacının 10.11.2002-18.08.2005 arası devrede davadışı ... Nakliyat-... işyerinde çalıştığının belirlenerek bu işyeri hakkında da hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan... Nak.... ve ... Konterner Terminali ve Liman İşletmeleri A.Ş.'ne iadesine, 27.12.2012 gününde karar verildi.