Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/12499 E. 2012/16486 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/12499
Karar No
2012/16486
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :592-213

Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, yönetim kurulu üyesi olmakla birlikte temsil ve ilzam yetkisi olmadığı için prim borçlarından sorumlu tutulamayacağından bahisle, ödeme emrinin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece; prim borçlarının ait olduğu dönemde davacının şirketi ilzama yetkili şahıs olmadığı gerekçesiyle, ödeme emrinin iptaline karar vermiştir. Davacının kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu AŞ'ne ait prim borcu nedeniyle, davacı aleyhine çıkarılan 29.07.2010 tarih ve 11828875 sayılı ödeme emrinin 06.08.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 7 günlük yasal süre içinde işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.. Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Kanunun 35, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanunun 80. ve bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanunun 80/12 maddesi, "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüş, 5510 sayılı Kanunun 88/20 maddesi de ufak farklar dışında anılan maddeye paralel düzenleme getirmiş olup, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. " hükmünü öngörmüştür. 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35.maddesine göre; amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin mal varlıklarıyla sorumlu olacağı öngörülmüştür. Yukardaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işveren ile birlikte, müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliğe haiz diğer işyerlerinde ise, üst düzey yönetici, ya da, yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunması gerekir. Somut olayda, çözümlenmesi gereken husus, davacının prim borçlarının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, üst düzey yönetici veya kanuni temsilci sıfatıyla prim borçlarından sorumlu tutulup tutulamayacağı hususudur. Dosya kapsamına göre, ödeme emrine konu borcun, 2006 yılının 1-12. ayları; 2007/1-5,6,9,12 ayları; 2008/1-12. ayları ve 2009/1-12. aylarına ilişkin olduğu, şirketin eski ünvanı ... Eğitim Kurumları Ltd Şti olup, 09.03.2007 tarihli anasözleşmeye göre, ... İstanbul Eğitim kurumları AŞ olarak nevi değişikliği yaptığı, davacının % 3 hisseli kurucu ortak ve yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılmakla birlikte, temsil ve ilzam yetkisinin davacıya verilmediği anlaşılmaktadır.Ne varki, nev'i değiştiren şirketin limited şirket olduğu dönemde, davacının temsil ve ilzam yetkisinin bulunup bulunmadığı üzerinde durulmamıştır. Kabule göre de, 6183 sayılı Yasaya dayalı açılan davalar maktu vekalet ücretine tabi olduğu halde, yazılı şekilde nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir. Yukarda belirtilen açıklamalar ışığında, mahkemece; 09.03.2007 öncesi dönem bakımından davacının temsil ve ilzam yetksi olup olmadığının araştırılması gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak kara verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/12499, K. 2012/16486, T. 27.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-12499-e-2012-16486-k-2b213703de12