Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/11198 E. 2012/18819 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/11198
- Karar No
- 2012/18819
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :317-683
Dava, davacıya ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamda belirtildiği şekilde kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.02.2003 tarihli ve 2003/21-30/57 sayılı Kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamada bulunabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan, kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu bağlamda, olayla sıkı bağlantısı nedeni ile dava konusu uyuşmazlığın, daha önce bir kesin hüküm ile (HUMK. md.237-HMK md.303) çözümlenmiş olması da dava şartıdır. Bu, olumsuz dava şartı adıyla adlandırılır. Birinci dava ile ikinci davanın müddeabihlerinin (konusunun), dava sebeplerinin (maddi vakıaların) ve taraflarının aynı olması maddi anlamda kesin hüküm oluşturur (HUMK.Md.237- HMK. md.303). Kesin hüküm, hem bireyler için hem de devlet için hukuki durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla, hukuki güvenlilik ve yargı erkine güven sağlandığından kamu yararı ile doğrudan ilgilidir. Açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olayda; davacı tarafından daha önce açılan ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen dosyasında mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacıya 506 sayılı Yasanın 69. maddesi gereğince ölüm aylığı bağlanmasına karar verildiği, aynı Yasanın 24. maddesi gereğince ölüm geliri bağlanması hakkında verilmiş bir karar bulunmadığı anlaşılmakla, eldeki davanın görülmesine engel olan kesin bir hükmün varlığından söz edilemeyeceğinden işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.