Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2013/10027 E. 2014/11889 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/10027
- Karar No
- 2014/11889
- Karar Tarihi
Mahkeme : MANİSA 1. Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hüküm : Mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : A) Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesi: Suç tarihinin gerekçeli karara 07.12.2012 yerine 06.12.2012 olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir Hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra, sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 21.07.2014 tarihli dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçmesi nedeniyle, hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, B) Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesi: Kolluk görevlilerince, uyuşturucu madde satışı yapıldığına ilişkin istihbarî bilgi edinilmesi ve Saruhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine Saruhanlı Sulh Ceza Hakimliği'nce 04.12.2012 tarihinde “uyuşturucu madde alımı yapmaları, delil toplamaları ve teknik araçlarla görüntü almaları” için yedi personelin “gizli soruşturmacı” olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir. Gizli soruşturmacı olarak görevlendirilenler tarafından düzenlenen 06.12.2012 tarihli raporda sanıktan aynı tarihte esrar satın alındığı belirtilmiştir. Sanık tüm aşamalarda, atılı suçu ve teknik bir arıza nedeniyle ses ve görüntü kaydı yapılamayan 06.12.2012 tarihli raporu kabul etmemiş ve görevlilere uyuşturucu madde satmadığını savunmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanığa isnat olunan suçun “örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmemiş olması” nedeniyle, görevlendirilenlerin “gizli soruşturmacı” olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Sanık aleyhindeki delil, 06.12.2012 tarihli olaya ilişkin olarak, gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen G.S. 356 ve G.S. 382 aidiyet numaralı görevliler tarafından düzenlenen ve teknik bir arıza nedeniyle ses ve görüntü kaydı yapılamayan rapordan ibarettir. CMK'nın 217. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen “hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir” hükmü de dikkate alınarak, 06.12.2012 tarihli raporu düzenleyenlerin adli kolluk görevlisi olup olmadıklarının belirlenmesi, “adli kolluk görevlisi” olmaları halinde tanık olarak dinlenmesi, tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 28.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.