İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/495 E. 2018/324 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/495
- Karar No
- 2018/324
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/495 Esas - 2018/324 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/495 KARAR NO : 2018/324 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : ... DAVA İHBAR OLUNAN : ... VEKİLİ : ... DAVA İHBAR OLUNANLAR : ... DAVA : Alacak (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/05/2016 KARAR TARİHİ : 08/05/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :15/10/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İSTEM : Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili ile ... arasında elektrik alım sözleşmesi olduğunu, davalı ...' ın ise dağıtım şirketi olduğunu, bu elektrik kullanımına ilişkin olarak müvekkilinden son 10 yılda haksız olarak kesilen kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, psh bedeli tutarlarının fuzulen tahsil edilen, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile kdv bedeli 200,00 TL, toplam 10.000,00 TL' nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketlerinden tahsiline ve müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının dava dilekçesindeki iddiaların yanlış ve mesnetten yoksun olduğunu, Öncelikle davanın yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan incelenmeksizin reddine, hak ve menfaatleri etkilendiğinden davanın EPDK na ve Türkiye Elektrik iletim Aş ne ihbarına, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacının dava dilekçesindeki iddialarını kabul etmediklerini beyanla Öncelikle davanın yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan incelenmeksizin reddine, mahkeme aksi düşüncede ise Danıştay 13.Dairesi Başkanlığının tarifenin ve kayıp kaçak bedelinin iptali istemli davasının reddine dair kararı doğrultusunda davanın reddine, davanın ilgili idarelere ihbarına, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını savunmuştur. DELİLLER : 1-20/02/2018 tarihli Bilirkişi Raporu İncelendiğinde;tahsil edilen kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim sistemleri bedeli, perakende hizmet bedeli, sayaç okuma satış hizmeti fatura perakende hizmet bedeli ve haksız alınan bedeller matraha eklenerek hesaplanan fazla KDV bedellerinin davacı firmadan alınmaması gerektiği, dava konusu edilen bu tutarların toplam miktarlarının yukarıda gösterilen tabloda belirtilen miktarlar olduğu ve toplam miktarının 25323,64 TL si olduğu, davacının bu davasındaki talebi toplam 10.000,00 TL si olduğundan taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL sının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği görüş ve kanatine varıldığı görülmüştür. 2-Elektrik fatura suretleri, 3-Sözleşme ve ödeme belgeleri, 4-Tahsil edilen kayıp kaçak bedeline ilişkin dökümler ve tüm dosya kapsamı KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE: Dava, ticari elektrik abonesi olan davacıdan, davalı tarafından tahsil edildiği iddia olunan kayıp - kaçak bedeli, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet ve iletim bedellerinin davalıdan tahsili amacı ile açılmış alacak davasıdır. Tüm dosya kapsamından, davacı şirketin 500049103 müşteri numarası ile davalının elektrik abonesi olduğu, davalının haksız olarak kayıp-kaçak adı altında ücret tahakkuk ettirdiğini beyanla, geriye dönük haksız ve hukuka aykırı olarak tahakkuk ettiği kayıp-kaçak bedelini davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkememizce dosya ekleriyle birlikte bilirkişi heyetine tevdii edilerek 20/02/2018 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Bilirkişi heyet raporunun incelenmesinde; 6719 sayılı yasa ile getirilen düzenlemelerden önceki yasal düzenlemeler ve emsal nitelikteki Yargıtay kararları dikkate alındığında, tahsil edilen kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim sistemleri bedeli, perakende hizmet bedeli, sayaç okuma satış hizmeti fatura perakende hizmet bedeli ve haksız alınan bedeller matraha eklenerek hesaplanan fazla KDV bedellerinin davacı firmadan alınmaması gerektiği, dava konusu edilen bu tutarların toplam miktarlarının yukarıda gösterilen tabloda belirtilen miktarlar olduğu ve toplam miktarının 25323,64 TL si olduğu, davacının bu davasındaki talebi toplam 10.000,00 TL si olduğundan taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL sının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği görüş ve kanatine varıldığı görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve 3.Hukuk Dairesinin kararları ile Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73. maddesindeki “...Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..."şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK Kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesininde şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir. Ancak iş bu uyuşmazlıkla ilgili yargılama sırasında 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren geçmişe de etkili 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK.nun kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir. Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen geçici 19 ncu maddede "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmü mevcuttur. Geçici 20.nci madde ise "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir. Her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere ilişkin koşullara göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması ve tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması gibi hallerde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda yargılamaya devam edilerek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafa yargılama giderinin yükletilmesi gerekmektedir.(Y3HD 2016/16610 E 2017/1011 K örnek ilamı) Yukarıda ki açıklamalara göre dava dosyası incelendiğinde somut olayda, davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve 3.HD kararları gereği dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır. Anılan yasa maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde belirtilen hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre davanın görülmesi sırasında geçmişe yürür yasa gereğince davanın konusuz kalması dikkate alınarak davacının yargılama giderlerinden sorumlu olmamasına karşın davanın esastan kabulle sonuçlanmayıp konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmediği görülmekle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.(Y3HD 2016/16610 E 2017/1011 K sayılı örnek ilamı) Davanın niteliğine göre adli yargıda yargılama yapılmasının doğru olduğu, tarafların tacir olmasına göre mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış, her ne kadar 6719 sayılı yasanın iptali yönünden Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi tarafından 07/09/2016 tarihinde görüşülmesine başlanmasına rağmen bugüne kadar kararın çıkmadığı, yasal bekleme süresinin dolduğu anlaşılmakla bekletici mesele yapılmasına gerek görülmemiş olup davanın da konusuz kalmış olması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Harçlar : Alınması gerekli 35,90 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 134,88 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Yargılama giderleri : a)Davacı tarafça yapılan başlangıçta ödenen peşin harç 170,78 TL, başvurma harcı 29,20 TL, tebligat gideri ve müzekkere gideri 281,80 TL ve bilirkişi ücreti 1.500,00 TL olmak üzere toplam 1.981,78 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine. Vekalet ücretleri : Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine. Sair hususlar : a)Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. b)Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine. Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere Davalı ... vekili ile İhbar olunan hazine vekilinin yüzünde diğer tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.8/05/2018 Katip ... Hakim ... Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-imza ile imzalanmıştır.