İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/252 E. 2018/488 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/252
Karar No
2018/488
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2015/252 Esas - 2018/488 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2015/252 Esas KARAR NO : 2018/488 HAKİM :... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : A... DAVALI : ... VEKİLİ : ... İHBAR OLUNAN : ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2015 KARAR TARİHİ : 28/06/2018 KARARIN YAZ. TARİH : 13/07/2018 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili 17/03/2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ile ...abone numarası ile elektrik aboneliği sözleşmesi imzaladığını, davacı şirketin davalı firmadaki aboneliğinin 2011 tarihinde başladığını, kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, personel satış hizmet bedeli, personel sayaç okuma bedeli, iletişim sistemleri bedeli, Trt fonu vs. adlar altında yapılan kesintiler sebebiyle haksız tahsilat yapıldığını, karşılıksız alınan bu bedellerin müvekkiline yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kesintinin yapılmaya başlandığı tarihten itibaren kayıp/kaçak bedel tahsilatı altındaki tüm kesintilerin faizi ile iadesine karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir. Davalı vekili 07/04/2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının kayıp kaçak bedeline ilişkin müvekkiline husumet yöneltemeyeceğini, müvekkilinden kayıp kaçak bedeli talep edemeyeceğini, davacının husumetini Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş'ye yöneltmesi gerektiğini, kayıp kaçak adı altında bir bedel alınmadığını, müvekkilinin elektrik dağıtım mevzuatına aykırı bir satım veya faturalandırma yaptığının söz konusu olmadığını belirtmiş, Samsun-Merkez Organize Sanayi Bölgesi tüzel kişiliğinin 01/12/2011 tarihinden itibaren elektrik dağıtım faaliyeti hizmeti vermeye yetkili 14/03/2014 tarih ve 28941 sayılı resmi gazetede yayımlanan Oraganize sanayi bölgelerinin elektrik piyasası faaliyetlerine ilişkin yönetmelik hükümleri çerçevesinde 06/12/2007 tarih ve 1398/5 sayılı EPDK kararı ile almış olduğu dağıtım lisansı sahibi bir organize sanayi bölgesi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 06/04/2016 tarihli dilekçe ile, davanın ...'a ihbarını talep etmiştir. İhbar olunan ... vekili tarafından 27/05/2016 tarihli cevap dilekçesi sunulmuş, müvekkili şirketin elektrik piyasasında tedarik lisansı ile faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında sözleşmeye dayalı hiçbir ticari ilişki bulunmadığı gibi elektrik enerjisi satışı da gerçekleştirilmediğini, abonelerden kayıp kaçak bedeli alınmasının hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, müvekkili şirketin adresinin İstanbul ilinde olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini belirterek, davanın hususmet yönünden reddini talep etmiştir. Deliller, delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe; Dava dilekçesi ekinde, söz konusu aboneliklere tahakkuk ettirilen kesintileri gösterir kayıtlar, 26/02/2015 tarihli talep dilekçesi dosyaya sunulmuştur. Samsun Organize Sanayi Bölgesinden 06/04/2015 tarih ... sayılı yazıları ekinde faturalar gönderilmiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra Mali Müşavir bilirkişi ...aracılığı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 11/01/2016 havale tarihli rapor dosyaya sunulmuş, itirazlar üzerine aynı bilirkişi heyetinden 06/11/2017 havale tarihli ek rapor aldırılmıştır. Dava, kayıp-kaçak vs. bedelinin tahsiline ilişkin alacak davasıdır. Tüm dosya kapsamından davacının ...abone numarası davalının elektrik abonesi olduğu, davalı tarafından kayıp-kaçak bedeli, dağıtım bedeli, personel satış hizmet bedeli, personel sayaç okuma bedeli, iletişim bedeli, TRK fonu vs. Adlar altında yapılan kesintilerin tespiti ile, tespit edilen alacağın temerrüt faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Dava tarihinden sonra 04/06/2016 tarihinde kabul edilen 6719 sayılı "Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile 6446 sayılı yasada bir takım değişiklikler yapılmıştır. 6719 sayılı kanunun geçici 20. maddesine göre EPDK kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükmü uygulanacaktır. 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile değişik, 6446 sayılı kanunun 17/10. maddesine göre de Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda Tüketici Hakem Heyetleri ile Mahkemelerin yetkisi bu bedellerin Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürürlükteki 6719 sayılı yasayla değişik 6446 sayılı yasanın geçici 20. maddesi gereği bu Kanunun yürürlük tarihinden önce açılmış davalarda da uygulanması gerekmektedir. Bu sebeple davacı vekilinin 04/01/2018 tarihli beyan ve talep dilekçesi ile bozma ilamı nazara alınarak bilirkişi incelemesi yapılması gerekmekte olup, bilirkişi tarafından yapılması gereken iş ise, 6719 sayılı yasa ile değişik, 6446 sayılı yasanın 17/10 maddesi gereği davalı kurum tarafından yapılan tahakkukların EPDK'nun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olacaktır. Yine 6719 sayılı yasayla değişik 6446 sayılı yasanın geçici 20. maddesi gereği bu kanunun yürürlük tarihinden önce açılmış davalarda da uygulanması gerekmektedir. Mahkememizce aldırılan 11/01/2016 havale tarihli bilirkişi raporunda; mevzuat ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacıdan alınan kayıp-kaçak bedelinin yasal olmadığı, EPDK'nın bu konuda vermiş olduğu tarife ve kurul kararlarının Anayasa'ya ve Elektrik Piyasası Kanunu'nun amacına da aykırı olduğu, geriye dönük hesaplanan kayıp-kaçak bedeli, dağıtım bedeli, personel satış hizmet bedeli, personel sayaç okuma bedeli, iletişim hizmetleri bedeli ve sair adlar altındaki tüm kesintilerin toplam taturanın 2.419.763,53TL olduğu ve yasal olarak alınan 267.904,07TL TRT payının tenzili halinde davacıdan alınan 2.151.859,45TL kesinti tutarının davalıdan tahsilinin mümkün olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir. 6719 sayılı yasa ile değişik 6446 sayılı yasanın 17/10 maddesi gereği ve itirazlar üzerine dosya yeniden aynı heyete tevdi edilmiş ve sunulan 06/11/2017 havale tarihli ek rapor ile 6446 sayılı yasayı değiştiren 6719 sayılı yasanın 21. Maddesi hükmü ile 6446 sayılı yasanın 17. Maddesine eklenen 10 fıkra gereğince dağıtım şirketleri tarafından tüketicilere gönderilen elektrik faturalarına karşı yapılan başvuru ve açılan davalarda hakem heyeti ve mahkemelerin yetkisinin iş bu faturalarda yapılan fiyatlandırmanın EPDK tarafından onaynapı belirlenen fiyatlara uygun olup olmadığının denetlenmesi ile sınırlandırıldığı, aynı yasanın geçici 20. Maddesine göre de eldeki dava ve başvurularda da 17. Madde hükmünün uygulanması gerektiğinin açıkça belirtildiği, buna göre halen derdest olan davalarda da hakem heyeti ve mahkeme tarafından yalnızca faturadaki fiyatlandırmanın EPDK kararlarına uygun olup olmadığının denetlenme imkanın olduğu yani yalnızca yerindelik denetimi yapılacağı, içerik denetimi yapılamayacağı, davalı dağıtım şirketi tarafından davacı tüketiciye gönderilen elektrik faturalarındaki fiyatlandırmanın EPDK'nın onaylayıp belirlediği tarifelere uygun olduğu ve bu sebeple davacının davalıdan kayıp kaçak, perakende satış hizmeti, sayaç okuma, iletim ve dağıtım bedeli ile KDV alacağının olmadığı bildirilmiştir. Böylece yukarıda açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda dava tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa hükümleri gereği davanın konusunun kalmadığı anlaşılmakla (Yargıtay 3. HD'nin 08/02/2017 tarih 2016/16610 Esas 2017/1011 Karar sayılı örnek ilamı) konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda yargılamaya devam edilerek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafa yargılama giderinin yükletilmesi gerekmektedir.(Y3HD 2016/16610 E 2017/1011 K örnek ilamı) Somut olayda, davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin kararları gereği dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır. Anılan yasa maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde belirtilen hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre davanın görülmesi sırasında geçmişe yürür yasa gereğince davanın konusuz kalması dikkate alınarak davacının yargılama giderlerinden sorumlu olmaması yanında davanın esastan kabulle sonuçlanmayıp konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmediği görülmekle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.(Y3HD 2016/16610 E 2017/1011 K sayılı örnek ilamı) Davalı tarafından dosyaya gönderilen faturalarda faturaların davalı tarafından düzenlendiği anlaşıldığından davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, 6719 sayılı yasanın iptali yönünden Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmış ve 15/02/2018 tarih ve 30333 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2016/150 Esas, 2017/179 Karar sayılı kararı ile 6446 sayılı yasanın 17. Maddesine eklenen 10. Fıkranın iptaline karar verilmiş ise de 21.1.2004 tarih, 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı HGK kararı gereğince Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiğinden ve aldırılan ek bilirkişi raporunda davalı tarafından yapılan kesintilerin EPDK tarafından onaylayıp belirlenen tarifelere uygun olduğunun belirtilmesi ve TRT payı yönünden yapılan kesintinin de 3093 sayılı Yasanın 4/c maddesine göre yasal olduğu bildirildiğinden davanın konusuz kalmış olması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1- Konusuz kalandavanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 35,90-TL red harcından peşin alınan 256,17-TL harcın mahsubu ile bakiye 220,27-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan 188,00-TL tebligat ve posta gideri, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.688,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine, 6-Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı ve davalı vekillerin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.28/06/2018 Katip ... Hakim ...

Atıf: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/252, K. 2018/488, T. 28.06.2018, www.arakarar.com/karar/samsun-asliye-ticaret-mahkemesi-2015-252-e-2018-488-k-a37a0df1c1f2