İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/339 E. 2025/592 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/339
- Karar No
- 2025/592
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : DAVA : Ayni Sermaye Tespiti DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Davacı vekilinin ayni sermaye değeri tespiti talebini içeren dava dilekçesi, HMK Yönetmeliğinin 10–15. maddeleri uyarınca mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda; HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 21/05/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili belediye kurumunun hissedarı olduğu ... Tic. A.Ş.'nin sermayesinin arttırılması için müvekkili belediyeye ait olan Konya İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ayni sermaye olarak bedelinin belirlenmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce, Ilgın Tapu Müdürlüğünün davaya konu taşınmazın tapu kayıtları celp edilmiş, Ilgın Ticaret Sicil Müdürlüğünden ... Tic. A.Ş.'ne ait bilgi ve belgeler celp edilmiş, Ilgın . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla taşınmazların bulunduğu mahalde keşif yapılarak Gayrimenkul Değerleme uzmanı ve harita mühendisi bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Gayrimenkul değerleme uzmanı ve harita mühendisi bilirkişi heyetince mahkememize sunulmuş olan 07/07/2025 tarihli raporda özetle; "dava dilekçesinde geçen dava konusu Konya ili, ... ilçesi, ... Mah., ... ada , ... parsel sayılı taşınmazın başında keşif yapılarak” yazmakta olup keşif yapılmıştır. Parsel üzerinde fiili olarak İbadethane (Cami) ve müştemilatı bulunduğu görülmüştür. Taşınmazın üzerindeki her türlü takyiatları ve kısıtlamalar özellikle irdelenerek dava konusu taşınmazın ilgili şirkete ayni sermaye olarak konulmasına engel hallerinin bulunup bulunmadığı yönünde yapılan incelemede; Dosyada müzekkere ile Tapu Müdürlüğünden taşınmazın; sınırlı ayni hak, ipotek, haciz, ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir vs. gibi tapu kayıtlarındaki tüm beyanları, şerhleri ve kısıtlamaları gösterir şekilde tapu kaydı Müzekkere cevabında taşınmazın tapu kaydında, herhangi bir şerh ve kısıtlama görülmemektedir. Dava konusu taşınmazın tam hisse olarak Ilgın Belediyesine kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu parsel üzerinde fiili olarak ibadethane (cami) ve müştemilatı olduğu tespit edilmiştir. İmar Planında İbadethane (Cami) olarak alanı olarak belirtilmiştir. Tapu kaydında, Ana taşınmaz niteliği “Betonarme Camii Ve Arsası” olarak yazmaktadır. Tek bağımsız bölümden olduğundan Yönetim Planı yoktur. Mahkemenizin ayni sermaye olarak konulmasına engel hallinin bulunmadığına karar vermesi durumunda; Rapor tarihi itibariyle, dava konusu taşınmazın rayiç değeri toplam 10.862.342,88-TL olarak tespit edilmiştir. " kanaatleri bildirilmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE: İş bu dava; ayni sermaye değeri tespiti davasıdır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun ticaret şirketleri kitabının genel hükümler kısmındaki "sermaye koyma borcunun konusu” başlıklı 127. maddesi; “(1)Kanunda aksine hüküm olmadıkça ticaret şirketlerine sermaye olarak; a)Para, alacak, kıymetli evrak ve sermaye şirketlerine ait paylar, b)Fikrî mülkiyet hakları, c)Taşınırlar ve her çeşit taşınmaz, d)Taşınır ve taşınmazların faydalanma ve kullanma hakları, e)Kişisel emek, f)Ticari itibar, g)Ticari işletmeler, h)Haklı olarak kullanılan devredilebilir elektronik ortamlar, alanlar, adlar ve işaretler gibi değerler, i)Maden ruhsatnameleri ve bunun gibi ekonomik değeri olan diğer haklar, j)Devrolunabilen ve nakden değerlendirilebilen her türlü değer, konabilir. (2)Kanunun 307 nci maddesinin ikinci, 342 nci maddesinin birinci ve 581 inci maddesinin birinci fıkra hükümleri saklıdır.” hükmünü amirdir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun ticaret şirketleri kitabının genel hükümler kısmındaki “sermaye koyma borcunun genel olarak hükmü” başlıklı 128. maddesi; “(1)Her ortak, usulüne göre düzenlenmiş ve imza edilmiş şirket sözleşmesiyle koymayı taahhüt ettiği sermayeden dolayı şirkete karşı borçludur. (2)Şirket sözleşmesinde veya esas sözleşmede bilirkişi tarafından belirlenen değerleriyle yer alan taşınmazlar tapuya şerh verildiği, fikrî mülkiyet hakları ile diğer değerler, varsa özel sicillerine, bu hüküm uyarınca kaydedildikleri ve taşınırlar güvenilir bir kişiye tevdi edildikleri takdirde ayni sermaye kabul olunur. Özel sicile yapılan kayıt iyiniyeti kaldırır. (3)Sermaye olarak taşınmaz mülkiyeti veya taşınmaz üzerinde var olan veya kurulacak olan ayni bir hakkın konulması borcunu içeren şirket sözleşmesi hükümleri, resmî şekil aranmaksızın geçerlidir. (4)Paradan başka ekonomik bir değer veya bir taşınırın sermaye olarak konulmasının borçlanılması hâlinde şirket, tüzel kişilik kazandığı andan itibaren bunlar üzerinde malik sıfatıyla doğrudan tasarruf edebilir. (5)Taşınmaz mülkiyetinin veya diğer ayni bir hakkın sermaye olarak konulması hâlinde, şirketin bunlar üzerinde tasarruf edebilmesi için tapu siciline tescil gereklidir. (6)Mülkiyet ve diğer ayni hakların tapu siciline tescili istemi ile diğer sicillere yapılacak tescillerle ilgili bildirimler, ticaret sicili müdürü tarafından, ilgili sicile resen ve hemen yapılır. Şirketin tek taraflı istemde bulunabilme hakkı saklıdır. (7)Şirket, her ortağın sermaye koyma borcunu yerine getirmesini isteyebileceği ve dava edebileceği gibi, yerine getirmede gecikme sebebiyle uğradığı zararın tazminini de isteyebilir. Tazminat istemi için ihtar şarttır. Şahıs şirketlerinde bu davayı ortaklar da açabilir. (8)Ortaklarca, sermaye olarak konulması taahhüt edilen hakların korunması için, kurucular tarafından ortaklar aleyhine ihtiyati tedbir istenebilir. Tedbir üzerine açılacak davalar için, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda öngörülen süre ancak şirketin tescil ve ilanı tarihinden itibaren işlemeye başlar.” hükmünü amirdir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun ticaret şirketleri kitabının genel hükümler kısmındaki “sermaye koyma borcu ile ilgili karineler” başlıklı 131. maddesi; “(1)Sermaye olarak konulan ayınlara, bilirkişi tarafından biçilecek değerler, ilgililerce kabul edilmiş sayılır. (2)Şirket sözleşmesinde veya esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, sermaye olarak konan ayınların mülkiyeti şirkete ait ve haklar şirkete devredilmiş olur. (3)Hizmet karşılığı olarak verilecek ücretin kısmen veya tamamen kâra iştirak suretiyle ifası kararlaştırıldığı takdirde bu kayıt çalışanlara ortak sıfatını vermez.” hükmünü amirdir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun limited şirketlere ayni sermaye konulması ile ilgili “ayni sermaye, ayni devralmalar ve özel menfaatler” başlıklı 578. maddesi; “(1)Ayni sermaye, ayınların veya işletmelerin devralınması ve özel menfaatler hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.” hükmünü amirdir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlere ayni sermaye konulması ile ilgili “ayni sermaye konulabilecek malvarlığı unsurları” başlıklı 342. maddesi; “(1)Üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz. (2)128 inci madde hükmü saklıdır.” hükmünü amirdir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlere ayni sermaye konulması ile ilgili “değer biçme” başlıklı 343. maddesi; “(1)Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342 nci maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir.” hükmünü amirdir. Dava konusu taşınmaz dava tarihi itibariyle davacı ... Belediyesi adına tescilli ise de, taşınmazın tapu kaydında niteliği; "betonarme camii ve arsası" şeklinde belirtilmiştir. Dosya kapsamında düzenlenen raporda belirttiği üzere söz konusu taşınmaz fiili olarak da ibadethane olarak kullanılmaktadır. Hal böyle olmakla, kamu hizmetine ayrılan ve bu şekilde ilgili tapu siciline şerh edilen taşınmazın, özel hukuk tüzel kişiliğini haiz anonim şirket vasfındaki sermaye şirketine sermaye olarak konulmasının yürürlükteki mevzuat ve hakkaniyet ilkesi gereğince uygun olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddi gerekmiştir. (Aynı yönde bkz. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K., İzmir Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K.,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. Sayılı kararları) HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-İş bu karar duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda verildiğinden kararın resen taraflara tebliğine, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.24/09/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...