İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/116 E. 2025/749 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/116
Karar No
2025/749
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVALI : 3- DAVA İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı ... adına kayıtlı ve davalı ... Sigorta A.ş tarafından sigortalandığını ... plaka sayılı aracın ,16.09.2023 tarihinde davalı ... 'ın sevk ve idaresinde iken, ... istikametindeki kavşakta ilerlerken arkadan davacı ... Grup Gıda Limited Şirketi'ne ait ve dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağında davacıya ait ... plaka sayılı aracın A harfi ile nitelendirildiğini, davacının aracına arkadan çarpan araç ise B harfi ile nitelendirildiğini ve olay yerinde kaza krokisinin çizildiğini, ancak daha sonrasında ise Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, ... plakalı aracı B numaralı kavşağın içindeki araç olarak nitelendirdiğini, davacı şirkete ait ... plakalı aracı A numarası ile arkadan çarpan araç olarak nitelendirerek kaza tespit tutanağı ile çelişkili bir rapor düzenlendiğini, ... 'in bu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu kazadan kaynaklı davacının arabasında değer kaybı oluşmuştuğunu ve müvekkilinin ticari faaliyetinde kullanmış olduğu aracı bir süre kullanamadığı gibi nedenlerle öncelikle kazaya karışan ... plakalı araç üzerine ihtiyaten tedbir konulmasını, müvekkili şirkete ait araçta meydana gelen değer kaybı karşılığının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınmasını (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitine kadar olan kısmının), aracın tamir süresince kullanılamaması nedeni ile araç mahrumiyetinden kaynaklanan karşılığının fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den alınmasına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç üzerine tedbir konulması için gerekli şartlar mevcut olmadığını, mevcut durumun değişmesini sağlayacak veya ödemeyi güçleştirecek herhangi bir sebep bulunmadığını, kabul manasında olmamak üzere, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kabul manasında olmamak üzere davacı tarafın faiz talebi yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, müvekkili şirketin, temerrüde düşmediğinden ancak dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulabilecek olduğunu, bir haksız fiil sonucu meydana gelen olay nedeniyle hükmedilecek faizin türünün de yasal olması gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılaması hukuka uygun olmadığını, söz konusu kazanın davacı tarafın iddia ettiği şekli ile diğer davalı ...'ın kusuru sebebi ile kaza meydana gelmediğini, kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğunu, buna ilişkin alınan eksper raporunda da ... plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun belirtildiğini, davayı kabul anlamına gelmemek ile birlikte; mahkeme kusur durumuna ilişkin olarak aksi kanaatte ise; kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesinin gerektiğini, davacıya ait ... plakalı aracın aynı zamanda ... Sigorta Şirketi tarafından 19.10.2022 tarih ve ... Poliçe numarası ile artan mali mesuliyet sigortası kapsamında olduğunu, söz konusu poliçede artan mali sorumluluk teminat sınırının ''sınırsız'' olarak belirtildiğini, davacının tüm taleplerini karşıladığını, davanın ... Sigorta A.Ş.’ne ihbarına karar verilmesi gerektiği gibi nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davanın ... Sigorta Şirketine ihbar edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 16/09/2023 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacının aracında meydana gelen varsa değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tazminine ilişkin olduğu görülmüştür. Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine, ... Sigorta Aş'ye, Türkiye Sigortalar Birliğine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür. Mahkememizin 24/05/2025 tarihli tensip zaptının 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 14/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu trafik kazasında ... plaka sayılı kamyonun şoförü davalı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı kamyonetin dava dışı sürücüsü ...'in ise tespit edilen bir trafik kuralı ihlalinin bulunmadığı, dava konusu aracın değer kaybı bedelinin 25.000,00TL olarak hesaplandığı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta şirketinin ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı ... ve ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunduğu, dava konusu aracın araç mahrumiyet süresinin 10 gün, günlük kira bedelinin 1.500,00TL toplam araç mahrumiyet tutarının 15.000,00TL olarak hesaplandığı bu tutardan 3.142,65TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra 11.857,35TL tazminat tutarı kaldığı, poliçe teminatlarında olmadığından davalı ... ve ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa değer kaybı bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin tazminine ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, araç sürücüsü ve işleteni olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan (değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerekir. Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporun kanuna ve hukuka uygun olup denetlenebilir olduğu değerlendirilmiştir. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı ZMMS sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 07/01/2025 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. Faizin ticari avans faizi / yasal faiz olup olmayacağı değerlendirmesinde, kazaya sebebiyet veren ve davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı ile teminat altına alınan aracın ticari araç olduğu ve davacının tacir olduğu anlaşılmakla avans faizine hükmedilmesi gerekmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; a) Davacının 16/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 25.000,00 TL bakiye değer kaybı bedeli maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak üzere, temerrüt tarihi olan 07/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte, DAVALILAR ... ve ...'ın kaza tarihi olan 16/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, b)Davacının 16/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 11.857,35 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının, DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 16/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.517,73TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.902,33-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (25.000,00/36.857,35) oranına isabet eden 1.290,33-TL'den diğer davalılar ... ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ... ve ...'ın tamamından sorumlu olduğuna,) 3-Hazine tarafından karşılanan 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harcı, 1.525,00-TL posta ve tebligat gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri ve 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 8.843,30-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (25.000,00/36.857,35) oranına isabet eden 5.998,33-TL'den diğer davalılar ... ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ... ve ...'ın tamamından sorumlu olduğuna,) 5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 36.857,35-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (25.000,00/36.857,35) oranına isabet eden 25.000,00-TL'den diğer davalılar ... ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ... ve ...'ın tamamından sorumlu olduğuna,) 6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 06/11/2025

Katip Hakim

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/116, K. 2025/749, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-116-e-2025-749-k-a3d49bcd1dee