İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1284 E. 2024/14 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/1284
Karar No
2024/14
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/1284

KARAR NO : 2024/14

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 21/11/2017

KARAR TARİHİ: 09/01/2024

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, davacı ...tarafından tasarlanan ve diğer davacılar ... A.Ş tarafından tasarımı geliştirilip uygulanarak satışı yapılan faydalı model niteliğindeki birden fazla ürünü taklit etmek suretiyle üretmesi, kataloğuna ekleyerek kendi markası ile satış ve pazarlama yapması ve hatta yine tasarımı ve buluş hakkı davacı ...'a ait olan "kapı ve pencere sürme sistemler için 90 derece köşe bağlantı takozu" adlı ürün için Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde haksız ve kötü niyetle tescil oluşturması nedeniyle haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin gereken tedbirlerin alınması ile bundan doğan zararların tazminini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'in birçok sektörde faaliyette bulunmuş 50 yıllık ticari geçmişi olan ... ailesi tarafından 1997 yılı Kasım ayında İzmir'de kurulduğunu, davalı şirketin 20 yıldır alüminyum ticareti ile uğraşmakta olduğu ve ortağı olan mimar ... tarafından tasarlanan projeleri gerçekleştirdiğini, şirketin kapı, pencere ve cephe sistemleri üzerine pek çok yeniliğe imza atan ve dünya çapında projeler geliştirdiğini, davacı şirketin sektöründe ... dahil pek çok dünya firması ile çalıştığını, ... tasarım şirketini kurması ve sektörde tanınır hale gelmesinden sonra, 2015 yılında davacı ile iş ilişkisini sona erdirdiğini, üstelik bu iş ilişkisinin davacı tarafından aniden sona erdirilmesinden sonra, davacı tarafın ürünlerinin de satışını yapan davalı şirket stoklarında ürün kalması ile bu ürünlerin satışı için davacı ...'dan yeni ürün talepleri kabul edilmeyince davacının kötüniyetli hareketi ile davalıyı zarara uğrattıklarını, tüm bu olumsuzluklara rağmen kaliteli çizgisinden vazgeçmeyerek yeni tasarımlar geliştirmeye ve bunları tescil ettirerek şirketi büyütmeye devam ettiğini, davacı tarafın açtığı ve şu an aynı zamanda İzmir Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesin'de ...Esas numarası ile tescilli ürünün hükümsüzlüğü talebiyle açılan davanın her iki davada da davalı ve davacı tarafın aynı olması sebebiyle İzmir Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesi'nin dosyası ile birleştirilmesini, haksız olarak açılmış olan dava ve taleplerin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

KANITLAR: -29/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;

Türkiye'de tescilli herhangi bir sınai hakka dayanmayan davacı taleplerinin TTK haksız rekabet hükümleri doğrultusundaki değerlendirilmesi sonucunda tarafların ürünlerine dair kataloglarında yer alan dava konusu edinilen sekiz adet ürünün ayniyet derecesinde benzer ve benzer bulunduğu, bu ürünlerin teknik zorunluluk olmadan farklı olarak dizayn edilebilme olasılığının bulunduğu, herhangi bir tescilli hakka dayanmayan davacı ürünlerinin 8 yıl ve daha fazla süredir Türkiye piyasasında bulunduğu, tarafların daha önce ürünlerin satımı ile ilgili ticari iş yürüttükleri, davalının ürünlerden bu şekilde haberdar olma olasılığının yüksek olduğu, haksız rekabetin oluşması için gerekli kriterlerden ilki olan :

Başkasının emek ve tanınmışlığından yararlanılmış olması ve Taraf ürünleri arasında benzerlik bulunup- bulunmadığı, benzerlik var ise teknik bir zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve benzerlik var ise üstün hakkın hangi tarafta olduğu; konularında davacının iddialarının ispatlandığı varsayılsa bile ; diğer kriter olan

İltibasa karşı gerekli önlemlerin alınıp alınmamış olması hususu Dikkate alındığında katalogların dizaynı, kullanılan ürün kodlarının ve isimlendirilmesinin farklı olması, farklı markalar ve tanıtım işaretleri kullanılmış olması nedeni ile firmalar arasında iltibasa meydan vermemek için gerekli tedbirlerin alındığı görüş ve kanaatine varıldığı, Haksız rekabetin oluşup oluşmadığına dair karar mahkemenize ait olmak üzere; oluştuğu varsayıldığında konu edilen maddi tazminat talebinin değerlendirilebilmesi için ,davalı yanın ürün satışı ve bu ürünlerin satışından elde edilen gelir dava dosyası ve eklerinde mevcut belgelerden tespit edilememiş olup takdir mahkemenindir.

-14/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;

Önceki raporumuzu tekrarla;

1) Davaya konu edilen maddi tazminat talebinin değerlendirilebilmesi için, kök raporda belirtildiği üzere davalı yanın ürün satışı ve bu ürünlerin satışından elde edilen gelirin tespit edilebilmesi için taklit olduğu değerlendirilen ürünlerin satışının gerçekleştiğine dair satış belgesi/fatura vb gibi (2005-2018 yılları arasındaki) belgelerin temin edilmesi gerekmekte olup, satış belgelerinin temini halinde maddi tazminat talebi değerlendirilebileceği,

2) Davacının;

“- Ek raporda bilhassa... hakkındaki itirazlarımızın ve en başta dava konusu ürünler için "iç benzerlik" bulunup bulunmadığı dolayısıyla iltibas kriterine tabi olup olmadığı sorumuzun değerlendirilmesine;

- Ayrıca davalının müvekkilden kopyaladığı faydalı model konusu ürününün 'YENİLİK VASFI taşıyıp taşımadığının, yukarıda sorduğumuz spesifik sorulara verilecek yanıtlar eşliğinde TEKNİK OLARAK değerlendirilmesine;” sorularına cevaben yukarıda yer alan açıklamalar yapılmış ve önceki raporumuzu değiştirecek bir husus saptanmayarak takdir mahkemenindir.

-Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesine yazılan yazıya cevap verilmiştir.

GEREKÇE :

Dava, haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi zararın tahsili amacıyla açılan tazminat davasıdır.

İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... esaslı dosyasının incelemesinde; ... tarafından ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. aleyhine açılan faydalı modelin hükümsüzlüğüne ilişkin dava açıldığı, dosyanın bu dosya açısından bekletici mesele yapılmasına karar verildiiği, Mahkemece "Davalı adına kayıtlı 24/04/2016 tarihli ... nolu faydalı modelin yenilik taşımaması nedeniyle hükümsüzlüğüne, terkin edilmesine" ilişkin karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

Uyuşmazlığın; davalı şirketin davacı ... tarafından tasarlandığı iddia edilen ve diğer davacılar tarafından tasarımı geliştirilip uygulanarak satışı yapılan faydalı model niteliğindeki birden fazla ürünün davalı tarafından taklit edilmek suretiyle üretilip kataloğuna eklenip eklenmediği ve bu şekilde kendi markası gibi satış ve pazarlamanın yapılıp yapılmadığı, davacıya ait ürünlerin bazılarının aynısının kopyalanarak davalı tarafça üretilip satış yapılıp yapılmadığı, bazı ürünlerinin de davacıdan alınarak kendi ürünü olarak piyasaya sürülüp sürülmediği, bazı ürünlerinde kendi ürünü olarak faydalı ürün olarak tescil edilip edilmediği, haksız rekabet koşullarını oluşturup oluşturmadığı, haksız rekabet koşulları oluşmuş ise bu nedenle maddi ve manevi açıdan zararı bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır.

Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konuları ve sonucu beklenilen İzmir Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu da irdelenerek faydalı modeller ve tasarımlar konusunda uzman bilirkişi, makina mühendisi bilirkişi ve Ticaret Hukuku konusunda uzman aktüerya bilirkişilerden kurul oluşturularak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Sınai Mülkiyet Kanununun 82. Maddesinde " Teknolojinin her alanındaki buluşlara yeni olması, buluş basamağı

içermesi ve sanayiye uygulanabilir olması şartıyla patent verilir.

Yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilir olmalıdır. 83. Maddesinde" Tekniğin bilinen durumuna dâhil olmayan buluşun yeni olduğu kabul

edilir. Tekniğin bilinen durumu, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde,

yazılı veya sözlü tanıtım yoluyla ortaya konulmuş veya kullanım ya da başka herhangi

bir biçimde açıklanmış olan toplumca erişilebilir her şeyi kapsar. Başvuru tarihinde veya bu tarihten sonra yayımlanmış olan ve başvuru tarihinden

önceki tarihli ulusal patent ve faydalı model başvurularının ilk içerikleri tekniğin

bilinen durumu olarak dikkate alınır. Bu hüküm, a) 5/1/1996 tarihli ve... sayılı

Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Patent İşbirliği Antlaşması

uyarınca yapılan uluslararası patent başvurularından, Patent İşbirliği Antlaşmasının 22

nci ve 39 uncu maddelerine göre yönetmelikte belirtilen şartlara uygun olarak ulusal

aşamaya giriş yapan patent ve faydalı model başvurularını, b) 7/6/2000 tarihli ve

... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Avrupa

Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin 153 üncü maddesinin

beşinci fıkrasındaki gereklilikleri sağlayan, uluslararası başvuruya dayanan Avrupa

patent başvurularını ve Avrupa Patent Sözleşmesinin 79 uncu maddesinin ikinci

fıkrasına göre Türkiye’nin belirlendiği ve ilgili belirleme ücretinin ödendiği Avrupa

patent başvurularını, da kapsar.

Tekniğin bilinen durumu dikkate alındığında, ilgili olduğu teknik alandaki uzmana

göre aşikâr olmayan buluşun, buluş basamağı içerdiği kabul edilir. Üçüncü fıkra uyarınca tekniğin bilinen durumu olarak dikkate alınan başvuruların

ve belgelerin içerikleri, buluş basamağının değerlendirilmesinde dikkate alınmaz.

Buluş, tarım dâhil sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir

nitelikteyse, sanayiye uygulanabilir olduğu kabul edilir. Buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkileyecek nitelikte

olmakla birlikte, başvuru tarihinden önceki on iki ay içinde veya rüçhan hakkı talep

edilmişse rüçhan hakkı tarihinden önceki on iki ay içinde ve aşağıda sayılan

durumlarda açıklama yapılmış olması buluşa patent veya faydalı model verilmesini

etkilemez:

a) Açıklamanın buluşu yapan tarafından yapılmış olması.

b) Açıklamanın patent başvurusu yapılan bir merci tarafından yapılmış olması ve bu

merci tarafından açıklanan bilginin;

1) Buluşu yapanın başka bir başvurusunda yer alması ve söz konusu başvurunun ilgili

merci tarafından açıklanmaması gerektiği hâlde açıklanması.

2) Buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgiyi edinmiş olan üçüncü

bir kişi tarafından, buluşu yapanın bilgisi veya izni olmadan yapılan başvuruda yer

alması.

c) Açıklamanın buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgi elde eden

üçüncü kişi tarafından yapılmış olması.

(2) Birinci fıkraya göre, başvurunun yapıldığı tarihte patent veya faydalı model isteme

hakkına sahip olan her kişi buluşu yapan sayılır.

(3) Birinci fıkranın uygulanmasından doğan sonuçlar, süreyle sınırlı değildir ve her

zaman ileri sürülebilir. (4) Birinci fıkranın uygulanması gerektiğini ileri süren taraf,

şartların gerçekleştiğini veya gerçekleşmesinin beklendiğini ispatla yükümlüdür. 89. Maddesinde" (1) Patent başvurusu veya patentin sağladığı korumanın kapsamı

istemlerle belirlenir. Bununla birlikte istemlerin yorumlanmasında tarifname ve

resimler kullanılır.

(2) İstemler, kullanılan kelimelerin verdiği anlamla sınırlı olarak yorumlanamaz.

Ancak istemler, koruma kapsamının tespitinde, buluşu yapan tarafından düşünülen

fakat istemlerde talep edilmeyen, buna karşılık ilgili teknik alanda uzman bir kişi

tarafından tarifname ve resimlerin yorumlanması ile ortaya çıkacak özellikleri

kapsayacak şekilde genişletilemez.

(3) İstemler, başvuru veya patent sahibine hakkı olan korumayı sağlayacak ve üçüncü

kişilere de korumanın kapsamı açısından makul bir düzeyde kesinlik ifade edecek

şekilde yorumlanır.

(4) Patent başvurusunun sağladığı korumanın kapsamı, patentin verilmesine kadar

geçen süre için başvurunun yayımlanmış olan istemleri ile belirlenir. Ancak patentin

verildiği hâli veya itiraz veya hükümsüzlük işlemleri sonucunda değiştirilmiş hâli,

koruma alanının genişletilmemiş olması şartıyla başvurunun sağladığı korumayı

geçmişe dönük olarak belirler.

(5) Patent başvurusunun veya patentin sağladığı koruma kapsamının belirlenmesinde,

tecavüzün varlığının ileri sürüldüğü tarihte istemlerde belirtilmiş unsurlara eşdeğer

nitelikte olan unsurlar da dikkate alınır. Bir unsur, esas itibarıyla istemlerde talep

edilen unsur ile aynı işlevi görüyor, bu işlevi aynı şekilde gerçekleştiriyor ve aynı

sonucu ortaya çıkarıyorsa, genel olarak istemlerde talep edilen unsurun eşdeğeri olarak

kabul edilir.

(6) İstemlerin kapsamını belirlemek için patentin verilmesi ile ilgili işlemler sırasında

veya patentin geçerliliği süresince, koruma kapsamının belirlenmesinde patent

başvurusu veya patent sahibinin beyanları dikkate alınır.

(7) Patent, buluşla ilgili örnekler içeriyorsa istemler bu örneklerle sınırlı olarak

yorumlanamaz. Özellikle ürün veya usulün sahip olduğu ilave özelliklerin patentte

açıklanan örneklerde bulunmaması, bu örneklerde bulunan özellikleri kapsamaması

veya bu örneklerde belirtilen her amaç veya özelliği gerçekleştirememesi hâllerinde,

ürün veya usul istemlerle sağlanan koruma kapsamının dışında tutulmaz. 106. Maddesinde "(1) Patent başvuruları ve patent, sicile kaydedilir. Sicil alenidir. Talep edilmesi ve

ücretinin ödenmesi şartıyla patentin onaylı sureti verilir. Sicile kayıt, yayım ve tescil

işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

(2) 111 inci maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere, patent başvuruları

veya patentlere ilişkin devirler ve lisanslar ile patent başvurularını ya da patentleri

etkileyen iradi veya mecburi tasarruflar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sicile kayıt

tarihinden itibaren hüküm doğurur.

(3) Patent başvurusunun veya patentin sağladığı haklar, usulüne uygun bir şekilde

sicile kaydedilmedikçe, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

(4) Patent başvurusunun veya patentin sağladığı hakları ileri süren kişi, patent

başvurusu veya patentin numarasını, haklarını ileri sürdüğü kişilere bildirmek

zorundadır.

(5) Bir ürün ile bunun etiketleri ve ambalajları ile her türlü ilan, reklam veya basılı

evrakı üzerinde, patent başvurusu veya patentin sağladığı korumanın mevcut olduğu

izlenimini veren beyanların bulunması hâlinde, beyanları koyan kişi, patent başvurusu

veya patentin numarasını da belirtmek zorundadır.

"Davacının patent hakkını Türkiye’de tescil ettirmediği anlaşılmakla

iyiniyetli 3. kişilere karşı bu hakkını ileri sürmesi mümkün olamayacaktır. (SMK

m.106/3) Bununla birlikte Ticaret Kanunun 54. vd maddesinde düzenlenen Haksız

Rekabet Kurallarının uygulanıp uygulanmayacağının araştırılması gerekmektedir.

Yargıtay 11...E. ..., K.

2018/2136 Kararında

“Dairemizin yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere … tescilli sınai

hak konusu olmayan bir ürünü Türkiye’de ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para

harcayarak tanıtmışsa, aynı ürün bir başkası tarafından sırf bu emek ve

tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak ve iltibasa sebebiyet verecek şekilde

kullanıldığı takdirde bu davranışın ticari dürüstlük kuralıyla bağdaşmayan bir

davranış ve haksız rekabet oluşturacağının kabulü gerekmektedir. Ancak, ürünler

üzerinde kullanılan tanıtıcı işaretler ve üretilen ürünlerin teknik nitelikleri itibariyle

her iki ticari işletme arasında iltibasa meydan verilmeksizin, aynı ürünün piyasaya

sunulması durumunda ise, sadece önceki firmanın ürünü ilk kez ürettiği, emek ve

sermaye harcayarak tanıttığından bahisle üstün hak sahibi olduğu da kabul

edilemeyecek, böyle bir davranış dürüstlük kuralıyla bağdaşmayan bir davranış olarak

nitelendirilemeyecektir. …”

Somut olayda; Davacının başkasının emek ve tanınmışlığından yararlanılmış olması ve taraf ürünleri

arasında benzerlik bulunup bulunmadığı, benzerlik var ise teknik bir

zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve benzerlik var ise üstün hakkın

hangi tarafta olduğu konularında davacının iddialarının ispatlamadığı, iltibasa karşı gerekli önlemlerin alınıp alınmamış olması hususu dikkate alındığında katalogların dizaynı, kullanılan ürün kodlarının ve

isimlendirilmesinin farklı olması, farklı markalar ve tanıtım işaretleri

kullanılmış olması nedeni ile firmalar arasında iltibasa meydan vermemek için

gerekli tedbirlerin alındığı, bu nedenle Haksız rekabet şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.366,20 TL maktu ret harcından davacı tarafından peşin yatırılan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,65 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,

5-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı.

09/01/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1284, K. 2024/14, T. 09.01.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-1284-e-2024-14-k-c0c8cd7c4230