İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/308 E. 2026/266 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/308
Karar No
2026/266
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/308 Esas KARAR NO : 2026/266

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 06/04/2026 KARAR TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... adına kayıtlı ... Plakalı araç müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... poliçe nolu Genişletimiş Kasko Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan araç, 03.10.2020 tarihinde ... yönetiminde, davalı şirketlerin sorumluluğunda bulunan ve aydınlatma işareti bulunmayan otoyol üzerindeki lastiğe çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, resmi makamlarca tanzim edilen kaza tespit tutanağında yolda aydınlatma olmadığının açıkça belirtildiğini, yapılan Ekspertiz incelemelerine göre ödenmesi gereken tazminat tutarı 18.334,24 TL olarak belirlendiğini, tazminat bedelinin 18.074,64 TL'sı sigortalı ... hesabına, 259,60 TL'sı ... A.Ş hesabına 03.11.2020 tarihinde ödendiğini, hasarın ödenmesi ile mukavele şartlarına ve Türk Ticaret Kanununun 1472. Maddesi hükmüne göre müvekkili şirket, sigortalısının yerine kaim olduğunu ve sigortalının zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü hakları müvekkili şirkete intikal ettiğini, müvekkili şirketçe dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin ödenmesi için davalıya rücu mektubu gönderildiğini, davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalıların ödeme yapmaması sebebiyle .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların ise icra takibine, alacağa ve tüm ferilerine itiraz ettiğini beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının takibe, asıl alacağa ve tüm ferilerine vaki itirazların iptaline,icranın devamı ile borç miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalı/borçludan tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: ... Genişletilmiş Kasko Poliçesi, kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, ödeme dekontu, rücu mektubu örneği ile arabuluculuk son tutanak örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür. GEREKÇE: Dava; trafik kazası nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen hasarın TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklı halefiyet hakkına dayalı olarak kusurlu olduğu iddia edilen davalı şirketlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun, 3 Temmuz 1944 tarih ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararında, "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde içtihadda bulunmuştur. Bu nedenle uygulamada, sigorta rücu davalarının, TTK 1472. maddeden kaynaklanmış olması nedeniyle halefiyet ilkesi dikkate alındığında, davanın sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bir başka ifadeyle sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki dava, ticari dava niteliğinde ise davaya ticaret mahkemesinde bakılacak, böyle değilse yani esas uyuşmazlık ticari nitelikte değilse böyle bir dava da ticaret mahkemesi görevli olmayacaktır. Somut olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından "Genişletilmiş Kasko Poliçesi" kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın, trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunan davalılardan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Davacı sigorta şirketi ise de, selefi olan dava dışı sigortalı gerçek kişinin tacir olduğuna dair dosyada bir delilin bulunmadığı, sigortalıya ait aracın da ticari olmayıp, özel otomobil olduğu ve uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşıldığından, davaya bakmak görevi asliye hukuk mahkemesine ait olup; davanın 6100 Sayılı H.M.K.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın 6100 Sayılı H.M.K.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ İLE MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, 3-6100 sayılı H.M.K.'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 5-H.M.K.'nın 331/2. maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda ve davanın miktarı itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere karar verildi. 15/04/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim 194187 ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/308, K. 2026/266, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-308-e-2026-266-k-270244be2837