İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/943 E. 2026/403 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/943
- Karar No
- 2026/403
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/07/2025 KARAR TARİHİ : 06/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Taraflar arasında yapılan lastik satımı, sökme takma, balans ayarı, lastik tamiri gibi alışverişler neticesinde cari hesap ekstresi ile müvekkilince fatura edilmiş toplam 92.400,00 TL'lık birikmiş borcunu davalı tarafın ödemediğini, bunun üzerine ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... E.Sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığını ve ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalının borca itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davalının ... 2. Genel İcra Dairesinin 2025/... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itiraz sebebiyle takip miktarının en az %20'si oranından icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretininde davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin usulüne uygun şekilde konkordato yoluna başvurduğunu ve müvekkili şirkete konkordato komiseri atandığını, bu süreçte malvarlığını yönetme ve idame ettirme yetkisinin konkordato komiserine geçmiş olup haliyle bu süre zarfında müvekkillerinden paranın tahsili talep edilemeyeceği gibi para alacağı için temerrüt faizi de işletilemeyeceğini, başka bir anlatımla davayı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davaya konu edilen icra takibindeki alacağa, konkordato sürecinde faiz işletilmesi ve temerrüt hükümlerinin uygulanabilmesinin mümkün olmadığını zira bu süreçte malvarlığına yönelik tüm hukuki sorumluluğun, konkordato komiserine ait olup müvekkillerinden borcun tahsilinin talep edilemeyeceğini, bununla birlikte davacının icra takibine konu ettiği alacağa uygulanan faizin oldukça fahiş tutarda olup bu faizin hukuka uygun olduğunun kabulünün de mümkün olmadığını zira davacının faiz taleplerinin, yasal faizin de üzerine çıktığını, tek başına faturanın düzenlenmesinin, o alacağa hak kazanıldığının ispatı için yeterli olmadığını ayrıca o fatura içeriğinin hizmetin verildiğinin, alacağı talep eden tarafından ispatının gerektiğini belirterek davanın tümüyle esastan reddine, müvekkili şirket lehine, reddedilen miktarın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, fatura, ticari defter ve kayıtları, Bilirkişi raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık;davacı tarafından, davalı aleyhine, ... 2.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görüldü.Dava konusu icra dosyasında davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizinin belirlenmesi için Mali Müşavir Bilirkişisinden rapor talep edildiği, 20/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava dosyası, ibraz edilen deliller ve taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde; Takip konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunu, faturaların e-ticari fatura olması ve e-ticari fatura için GIB sistemi üzerinden red butonu olduğu ve davalının 8 gün içerisinde red etme imkanı olduğu, dava dosyası kapsamında faturaları red ettiğine dair bir bilginin bulunmaması, iade faturasının da bulunmaması nedeniyle faturaların içeriğinin davalı şirket tarafından kabul edilmiş sayılacağını, her iki tarafın 2023, 2024 ve 2025 yılı ticari defterleri ve bağlı kayıtlarına göre takip tarihi 04.02.2025 itibari ile davacı şirketin 92.400,00 TL asıl alacak+6.359,22 TL (yasal faiz) = 98.759,22 TL alacağının olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, tarafların bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi sundukları görülse de yeniden rapor alınmasını gerektirir bir husus bulunmadığından itirazın reddine karar verilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde, itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.Bilindiği üzere TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında bulunduğu, kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir. Gerek ...; gerek ... içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir. Bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine, ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine, davalı tarafından 07/02/2025 tarihinde itiraz edildiği, ödeme emrine itirazın davacı/alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belge icra dosyasında mevcut olmadığından davacı tarafından açılan iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı kabul edilerek, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin tespiti amacıyla mali müşavir bilirkişisinden alınan raporda,davacı şirketin davalı şirketten 92.400,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın bilirkişi raporunun aksini ispata yarar bir delili dosyaya sunamadığı, takibe konu alacağın likid ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle), 1-Davanın KABULÜ İLE, ... 2.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin kaldığı yerden DEVAMINA, 2-Asıl alacak olan 92.400,00 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 18.480,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 6.311,84 TL harçtan peşin alınan 1.115,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.195,87 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, davacı tarafından başlangıçta ödenen 1.115,97 TL peşin harç, 615,40TL başvurma harcı toplamı olan 1.731,37 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 4-Dosya kapsamında yatırılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 106,00 TL posta masrafı olmak üzere toplamda 6.106,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya VERİLMESİNE, 5-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/04/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır