İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/938 E. 2026/196 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/938
Karar No
2026/196
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/938 Esas KARAR NO :2026/196

DAVA:Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ:09/09/2024 KARAR TARİHİ :27/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... isimli ...-0 ticaret sicil nolu ticari işletmesinin ortağı olduğunu, şirkete ait imza sirküleri defterlerle beraber çalındığı için, Ticaret Sicil Müdürlüğünden Ticaret sicil tasdiknamesi alınamamış, bunun neticesinde de şirket vekaleti alınamamış olduğunu, müvekkilinin bu davayı açmakta hukuki yararı ve zorunluluğu bulunduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Belgelerin saklanması, saklama süresi” başlıklı 82. Maddesinde “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” şeklinde bir düzenleme yer aldığını, 06.02.2023 tarihli deprem sebebiyle binalarda oturan kişilerin sayılarının azalmasıyla hırsızlık olaylarının çoğaldığını, müvekkilinin ortak olduğu şirkete ait ticari defterler evinde bulunuyor ise de 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremden sonra eşi ve çocukları ile şehri terk etmiş olduklarından 08/09/2024 tarihinde taşınmazı tahliye etmek için gittiğinde diğer şahsi eşyalar ile birlikte çalınmış olduğunu öğrendiğini, müvekkilinin hırsızlık olayının yaşandığını hemen bildirmiş olup, şikayetçi olduğunu, müvekkili şirkete ait karar defteri, imza sirküleri, Yevmiye Defteri, Envanter Defteri, Defteri Kebir, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri ve Pay Defterinin adresinde çalınan diğer kişisel eşyaları ile birlikte çalındığını, bu durumun müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, mahkemece müvekkili şirkete verilecek zayi belgesi alınmadan şirket ile ilgili işlemlere devam edilemediğini, tüm bu nedenlerle yasal süresi içinde zayi belgesi verilmesi için mahkemeye başvurulması zorunluluğunun hâsıl olduğunu, mahkemece gerekli yargılamanın yapılarak müvekkili şirkete ait çalınan defterler için zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının yazı cevabında; 15/12/2008 tarihli ve 7206 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde, İstanbul Ticaret Sicili Memurluğuna ...sicil numarası ve ... MERSİS numarası ile ... ünvanı ve ticari ikametgâhı "..." olarak tescil ilanında yer alan şirket adresinin Defterdarlığınıza bağlı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü yetki alanında olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazı cevabında; ... ... İletişim Hizmetleri Ltd.Şti.ile ilgili bilgisayar kayıtlarının tetkikinde ve prefiks sorgulama sonucunda bahsi geçen şirkete ait vergi numarası olmadığı için istenen bilgi ve belgelere ulaşılamadığı, ayrıca belirtilen adreste yapılan yoklamada adresin kapalı olması nedeniyle bahse konu şirketle ilgili tespit yapılamadığı bildirilmiştir. Mahkememizin 25/12/2025 tarihli tensip tutanağının 3 nolu ara kararı gereğince dosya üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 03/02/2026 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "Davacı tarafından ileri sürülen ticari defterlerin zayi olduğu iddiasının asgari bazı somut verilerle desteklenmesinin zorunlu olduğu ve bu kapsamda, zayi iddiasının kabul edilebilmesi için davacının olmazsa olmaz nitelikte aşağıdaki hususları açıkça bildirmesi veya beyan etmesi gerektiği, Ticari defterlerin hangi noterlik tarafından tasdik edildiği, Ticari defterlerin hangi yıla / yıllara ait olduğu, Bu sorulara cevap verilmemesi hâlinde, zayi olduğu iddia edilen defterlerin mali anlamda ve fiilen varlığının dahi tespit edilememesi nedeniyle zayi talebinin reddi gerektiğini, Vergi kimlik numarası bulunmayan bir şirketin, 2009-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin noter tasdikinin mümkün olmaması nedeniyle, söz konusu yıllara ilişkin defterlerin hukuken mevcut olmadığı; hukuken mevcut olmayan defterlerede zayi belgesi verilemeyeceği" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür. GEREKÇE: Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesi gereğince açılmış zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. Belgelerin saklanması ve saklama süresi başlıklı TTK'nun 82. maddesinde tacir tarafından saklanması zorunlu olan defterler ve belgelere ilişkin hangi koşullarda zayi belgesi verilebileceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir alel veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir. TTK'nun 82. maddesine göre, her tacir; ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, alınan ticari mektupları, gönderilen ticari mektupların suretlerini, 64. maddenin 1. fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıftandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür. TTK'nun 82. maddesinde neler için zayi belgesi verilmesi istenebileceği tahdidi olarak gösterilmemiş, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerden söz edilmiştir. (Yargıtay 11. HD. 08.12.2014 tarih, 2014/12543-19170 E. K.) Zayi belgesi verilmesi davaları sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalı, zayi belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, TTK'nın 68. maddesinde yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı hususlarının araştırılarak, ticaret sicil kayıtları getirilmek suretiyle olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekir. (YHGK. 16.03.2016 tarih. 2014/827 Esas, 2016/311 Karar) Mahkememizce zayi talebine konu belgeler hakkında inceleme ve değerlendirme yapılması için 25/02/2025 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Davacı şirket ortağı, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli deprem nedeni ile evrakların bulunduğu işyerinin, hasarlı olarak belirlendiğini, binanın kullanılmaması nedeni ile hırsızlık olayı neticesinde dava konusu belgelerin zayi olduğu, bu tarihin dava dilekçesinde 08/09/2024 tarihi olarak bildirildiği ve savcılık başvuru evrakında da aynı tarihi olarak bildirildiği , huzurda görülen davanın ise 09/09/2024 tarihinde, yasa ile belirlenen 30 günlük hak düşürücü süre süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı ... 03.12.2008 tarihinde kurulmuş olup, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 15.12.2008 tarihli, 7206 sayılı nüshasının 433. Sayfasında yayımlanan ilan ile tescil edildiği görülmekle; 2008 yılı itibarıyla ticaret şirketleri, vergi kimlik numarası almaksızın ticaret siciline tescil edildikleri gün notere başvurmakta ve ticari defterlerini bu aşamada noterce tasdik ettirebileceği, noter tasdik işlemini takiben, şirketlerin bağlı oldukları vergi dairesine başvurarak vergi kimlik numarası alabileceği ve beyannamelerini verebileceği; 03.02.2025 tarihli müzekkere cevabında, ... MERNİS numaralı ... hakkında herhangi bir vergi dairesi tarafından vergi kimlik numarası tesisi işleminin yapılmadığı, 2008 yılında GİB-MERNİS entegrasyonunun bulunmaması nedeniyle şirketin kuruluşuna ilişkin belgelerin ilgili vergi dairesi müdürlüğüne fiziki olarak iletilmediği açıkça bildirilmiştir. Davacı şirketin, vergi kimlik numarası bulunmadığı sürece 2009 ve devam eden yıllara (2023 yılı dâhil) ait ticari defterlerini noterden tasdik ettirmesi mümkün olmayıp, noterlik uygulamalarında, her hesap dönemi sonunda vergi kimlik numarası bulunmayan şirketlerin ticari defterlerinin tasdikinin yapılmadığı; zayi olduğu iddia edilen Genel Kurul Toplantı defteri ve Genel Kurul Müzakere Defterinin vergi numarası alınmadan noter tarafından tasdik edilemeyeceği; kaldı ki, zayi talep edilen defterlerin mevcut olduğu ve hırsızlık sonucu zayi olduğu iddiasına ilişkin bu defterlerin hangi noterlik tarafından, hangi tarihlerde tasdik edildiğinin davacı tarafından somut ve denetlenebilir şekilde mahkememize bildirilmediği görülmekle, bu haliyle ispatlanamayan davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'den mahsup edilerek eksik kalan 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacının yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/03/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/938, K. 2026/196, T. 27.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-938-e-2026-196-k-2500e2c64185