İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/929 E. 2026/216 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/929
Karar No
2026/216
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/929 KARAR NO : 2026/216

DAVA : Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) DAVA TARİHİ : 15/10/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı tarih yazılmamış dava dilekçesinde özetle; İlgili Şirkette 24.08.2022 tarihinde yapılmış olan 23.08.2022 tarihli şirket ortaklarının pay devrine ilişkin sözleşmenin kabulünü ve keyfiyetin pay defterine işlenmesi kararını içeren ve şirketteki hissedarların son pay durumunu gösteren karar uyarınca şirket ortakları, şahsına karardaki pay adetleri kadar hisse devrini gerçekleştirmişlerdir. 01.09.2022 tarihinde gerçekleştirilmiş olan Genel Kurul kararı ile de 3 yıl boyunca Şirket Yönetim Kurulu'na Şirketi münferiden temsile yetkili olarak seçildiğini ve 1 yıl boyunca da Yönetim Kurulu'na başkanlık yaptığını, yönetici olarak bulunduğu süreç boyunca Şirketin faaliyetlerini yürütme konusunda görevlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, Şirket ortağı olan ve Yönetim Kurulu'nda bulunan davalı ----- ile ortaklığını bu süreç boyunca olabildiğince sorunsuz yönetmeye çalıştığını, ancak, yönetimde bulunduğu süreç içerisinde Şirket faaliyetlerinin yürütülmesi hususunda ortağı ve Yönetim Kurulu üyesi olan davalı ile arasındaki ilişki davalı tarafın kusuru nedeniyle bozulmaya başlamış, gayet muntazam ilerleyen ve yüksek ciroya sahip olan Şirket zarar etmeye başlamıştır. Bunun sonucunda davalı ortağıyla arasındaki ilişki bozulmaya başlamış ve Şirket faaliyeti sekteye uğramıştır. Davalı taraf, sağduyusuna ve Şirket için hayati önemdeki konularda destek taleplerine sırt çevirmiş ve Şirketin vergi borcu başta olmak üzere sair borçları gündemde olmasına rağmen Şirketin ticari faaliyetlerini engellemek konusunda adeta direterek Şirketin e-ticaret faaliyetinin devamını sağlayabilmesine engel olmuştur. Bu bağlamda, 01.09.2025 itibarıyla Yönetim Kurulu'nun görev süresinin sona ereceğini gözönüne alarak olağan Genel Kurul'un gerçekleştirilebilmesi, Şirketin e-ticarette faaliyet gösteren bir şirket olduğundan faaliyetlerine devam edebilmesi amacıyla Şirketin satış yaptığı e-ticaret platformlarında (----- gibi platformlar) bulunan resmi hesaplarının ve Şirketin kendi internet sitesinin yönetici erişimi için gerekli olan bilgileri elde etmek için (davalı ortak, şirketin reklam işlerini yaptığından dolayı ilgili platformlara kendisinin erişimi bulunmaktaydı) yönelttiği talepleri sonuçsuz bırakmış, davalı ortağı bu süreç boyunca hiçbir şekilde şahsıyla doğrudan iletişim kurmaya dahi tenezzül etmemiş ve aracıyla iletişim halinde kalmıştır. Bu nedenle davalı ortağına taleplerini içeren ihtarname gönderdiği ancak davalı ortağı olumlu bir dönüş sağlamadığı gibi aksine tehditkar ve hakaretamiz ifadeler içeren mesajlar yollamıştır (ilgili mesajlardan dolayı davalı ortağı hakkında şikayet ve sair yasal haklarını saklı tutmakta). İhtarname uyarınca kendisinden gerçekleştirilmesi gereken Genel Kurul için Şirketin Yönetim Kurulu Karar Defteri ve Ortaklar Pay Defteri'ni Şirketin muhasebecisi ----- geri bırakmasını ve Genel Kurul'un oluşturulması için gerekli işlemleri yapması hususunda ihtar ettiğin-. Ancak bu süreç içerisinde yaşanan onca sıkıntılara ve ortağının kötü davranışlarına rağmen basiretli bir tacirin yapması gerektiği gibi Şirketin Yönetim Kurulu organının oluşturulamaması durumunda ortaya çıkacak yasal sorunları öngördüğünden davalı ortağına tekrar ihtarname göndererek bu sefer çağrısız genel kurulun yapılabilmesi için talepte bulunduğunu fakat ne yazık ki davalı ortağı, bu ihtarı da sonuçsuz bırakmıştır. Sonuç olarak, davalı ortağının bunca kötü niyetli ve basiretli bir tacirden uzak davranışları nedeniyle Şirketin halihazırda uğramış olduğu zararın bir an önce giderilebilmesi ve uğrayabileceği başka zararların (doğmuş ve doğacak zararlardan dolayı davalı tarafa rücu hakkını saklı tuttuğunu) önüne geçilebilmesi ve Şirketin iştigal ettiği ticari faaliyetine devam edebilmesi için öncelikle ve ivedilikle, hisse devir kararının Ortaklar Pay Defteri'ne işlenip işlenilmediğinin anlaşılabilmesi ve Genel Kurul'un yapılabilmesi için Ortaklar Pay Defteri'nin, Yönetim Kurulu Karar Defteri'nin ve Genel Kurul Karar Defteri'nin davalı ortağından celbini, pay oranlarının hisse devir kararına uygun olarak tespit edilmesini ve TTK m. 410/2 uyarınca Şirket Genel Kurul'unun toplanabilmesi için çağrıda bulunmak amacıyla görevli olarak atanması için huzurdaki işbu davayı açma zorunluluğu doğduğundan bahisle şirketin Ortaklar Pay Defteri'nin davalı taraftan celbi sağlanarak hisse devir kararının pay defterine işlenip işlenmediğinin tespit edilmesini, hisse devir kararı Ortaklar Pay Defteri'ne işlenmediyse pay oranlarının hisse devir kararına uygun olarak tespit edilmesini ve pay defterine işlenmesini, davalı Şirket ortağının basiretli bir tacir gibi davranmaması sonucu Şirket Genel Kurulu'nun toplanamaması ve Yönetim Kurulu organının oluşturulamaması nedeniyle davacı şahsının TTK m. 410/2 uyarınca gerekli çağrıyı yapabilmesi için görevli olarak tayin edilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğundan taraflar arasında menfaat çatışması bulunduğundan işbu davada davalı ----- Şirketi'ni temsil etmek üzere ----- TC kimlik numaralı ------ temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmiş, dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Davalı ----- dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş olup taraf teşkili sağlanmıştır. Davalı ----- duruşmadaki beyanında; iddiaları kabul etmediğini, pay defterinin nerede olduğunu bilmediğini, bu şirketi ---- ile birlikte kurduğunu, ----- kendisine bazı vaatlerde bulunduğunu, sonra yerine getiremediğini, sonra davacı ---- yatırım yapacağı vaadiyle ortak olmak istediğini, kendisinin de babasına sorduğunu, onun da onay verdiğini, davacının yatırım yapmadığını, ------ hissesini davacıya devretti mi bilmediğini, kendisinin davacıya hissesini devretti mi hatırlamadığını, bildiği kadarıyla kendisinin hissesinin %51 davacının ki %49 olduğunu, pay defteri nerede bilmediğini, davacının şirkete zarar verdiğini, sahte faturalar kullandığını, zimmete para geçirdiğini, genel kurul yapılırsa bu yapılanları örtbas edebileceğini, bu yüzden genel kurul toplantı kararı almadıklarını, imza yetkilisinin davacı diye bildiğini, şirketin enkaz durumda olduğunu, bir araya gelip genel kurul kararı alma durumlarının olmadığını söylemiştir. Davalı -----Şirketi'nin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; 12.07.2018 tarihinde kurulduğu, münferiden temsile yetkilisi yönetim kurulu başkanının ----- olduğu, 01.09.2022 tarihinde göreve başladığı ve 01/09/2025 tarihinde görev süresinin dolduğu, davalı ----- 01.09.2022 - 01.09.2025 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olduğu, 01/09/2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısı hazirun cetveline göre davacı ---- 24.500,00/50.000,00 payı, davalı ---- 25.500,00/50.000,00 payının olduğu görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık, hisse devir kararının pay defterine işlenip işlenmediğinin tespiti ile TTK 410 (2) madde hükmüne göre davalı şirket ile ilgili olarak genel kurul toplantısı çağrısı yapmak üzere izin verilmesi istemlerine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun B) Yönetim ve temsil I - Genel olarak 1. Esas başlıklı 365 inci maddesi "(1) Anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Kanundaki istisnai hükümler saklıdır.", 2. Kapsam ve sınırlar başlıklı 371 inci maddesi "(1) Temsile yetkili olanlar şirketin amacına ve işletme konusuna giren her tür işleri ve hukuki işlemleri, şirket adına yapabilir ve bunun için şirket unvanını kullanabilirler. Kanuna ve esas sözleşmeye aykırı işlemler dolayısıyla şirketin rücû hakkı saklıdır. (2) Temsile yetkili olanların, üçüncü kişilerle, işletme konusu dışında yaptığı işlemler de şirketi bağlar; meğerki, üçüncü kişinin, işlemin işletme konusu dışında bulunduğunu bildiği veya durumun gereğinden, bilebilecek durumda bulunduğu ispat edilsin. Şirket esas sözleşmesinin ilan edilmiş olması, bu hususun ispatı açısından, tek başına yeterli delil değildir. (3) Temsil yetkisinin sınırlandırılması, iyiniyet sahibi üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez; ancak, temsil yetkisinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerine özgülendiğine veya birlikte kullanılmasına ilişkin tescil ve ilan edilen sınırlamalar geçerlidir. (4) Temsile yetkili kişiler tarafından yapılan işlemin esas sözleşmeye veya genel kurul kararına aykırı olması, iyiniyet sahibi üçüncü kişilerin o işlemden dolayı şirkete başvurmalarına engel değildir. (5) Temsile veya yönetime yetkili olanların, görevlerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden şirket sorumludur. Şirketin rücû hakkı saklıdır. (6) Sözleşmenin yapılması sırasında, şirket tek pay sahibi tarafından ister temsil edilsin ister edilmesin, tek pay sahipli anonim şirketlerde, bu pay sahibi ile şirket arasındaki sözleşmenin geçerli olması sözleşmenin yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Bu şart piyasa şartlarına göre günlük, önemsiz ve sıradan işlemlere ilişkin sözleşmelerde uygulanmaz. (7) (Ek: 10/9/2014 - 6552/131 md.) Yönetim kurulu, yukarıda belirtilen temsilciler dışında, temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyelerini veya şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atayabilir. Bu şekilde atanacak olanların görev ve yetkileri, 367 nci maddeye göre hazırlanacak iç yönergede açıkça belirlenir. Bu durumda iç yönergenin tescil ve ilanı zorunludur. İç yönerge ile ticari vekil ve diğer tacir yardımcıları atanamaz. Bu fıkra uyarınca yetkilendirilen ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları da ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Bu kişilerin, şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri her tür zarardan dolayı yönetim kurulu müteselsilen sorumludur.", D) Çağrı I - Yetki 1. Yetkili ve görevli organlar başlıklı 410 uncu maddesi "(1) Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler. (2) Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir." ve III - Pay defteri 1. Kayıt başlıklı 499 uncu maddesi "(1) Şirket, senede bağlanmamış pay ve nama yazılı pay senedi sahipleriyle, intifa hakkı sahiplerini, ad, soyad, unvan ve adresleriyle, pay defterine kaydeder. (2) Payın usulüne uygun olarak devredildiği veya üzerinde intifa hakkı kurulduğu ispat edilmediği sürece, devralan ve intifa hakkı sahibi pay defterine yazılamaz. (3) Şirket, kaydın yapıldığını pay senedine işaret eder. (4) Şirketle ilişkilerde, sadece pay defterinde kayıtlı bulunan kimse pay sahibi ve intifa hakkı sahibi olarak kabul edilir. (5) Merkezî Kayıt Kuruluşu tarafından kayden takibi yapılan nama yazılı paylara ilişkin Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri ile ilgili diğer düzenlemeler saklıdır." hükmünü düzenlemiştir. Hisse devir kararının pay defterine işlenip işlenmediğinin tespiti yönünden; Halka kapalı anonim şirketlerde hisse senedi bastırılması zorunluluğu olmadığı için, senede bağlanmamış çıplak pay, hisse senetleri gibi devre konu olabilir, haciz edilebilir, rehin edilebilir, üzerinde intifa hakkı kurulabilir, nitekim anonim şirkette pay sahipliği sıfatının kazanılması, hisse senedi bastırılmasına bağlı değildir. TTK'da, çıplak payların devredilmesine ilişkin olarak açık bir hüküm yoktur. Ancak bu, çıplak payın devrine engel değildir. Buna göre çıplak pay, alacağın temliki (Borçlar Kanunu, md. 162) hükümlerine göre devredilebilir. Yazılı olarak yapılan ve tasarrufi niteliği olan alacak temliki işlemi ile çıplak pay devredilir. İşlemin yazılı olarak yapılması zorunludur, aksi taktirde çıplak payın devri gerçekleşmez. Taraflar arası mülkiyet devri için temlikname, ciro ve teslim yeterlidir. Böylece devir işlemi taraflar arasında tamamlanmış olur. Ancak şirkete karşı devri ileri sürebilmek için de devrin, pay defterine kaydedilmesi gerekmektedir. Çünkü şirkete karşı ortak, pay defterinde kayıtlı olandır. Anonim şirketlerde pay/hisse devirlerinin ticaret siciline tescili ve ------ Gazetesi'nde ilanı zorunlu değildir. TTK'nın 499. maddesinde, anonim şirketlerin pay ve nama yazılı pay senedi sahiplerini, intifa hakkı sahiplerini ad, soyad, unvan ve adresleriyle birlikte bu deftere kaydetmeleri gerektiği ifade edilmiştir. Bu düzenleme, anonim şirketlerin pay defterini tutmalarını zorunlu kılmaktadır. Somut olayda, davalı şirket yönetim kurulunun iki kişiden oluştuğu, davacının 01.09.2022 - 01.09.2025 tarihleri arasında münferiden temsile yetkili yönetim kurulu başkanlığı görevi yaptığı, pay defterinin tutulmasından ve saklanmasından yönetim kurulunun sorumlu olduğu, davacı yönetim kurulu başkanı olduğundan hisse devir kararının pay defterine işlenip işlenmediğini bildiği / bilmesi gerektiği, yine davacı ---- imzası bulunan 01/09/2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısı hazirun cetveline göre davacı ------ 24.500,00/50.000,00 payı ve davalı -----25.500,00/50.000,00 payının olduğunun görüldüğü, ayrıca hisse devrinden sonra davalı şirket yönetim kurulunun 06.11.2023 tarih ve 1 sayılı oy birliğiyle aldığı yönetim kurulu kararıyla adres değişikliği kararı alındığı ve kararın ----- gazetesinde de ilan ettirildiği, hisse devir kararından sonra genel kurul toplantısı yapılması ve yönetim kurulu kararı alınması ile davacı tarafın pay defterinin tutulmasından/saklanmasından da sorumlu olduğu göz önünde bulundurulduğunda hisse devir kararının pay defterine işlenip işlenmediğinin tespit edilmesini istemekte hukuki yararı bulunmadığı gibi pay defterinin zıyaa uğradığını düşünüyorsa şartları bulunması halinde TTK 82 (7) maddesine göre başvuru yapabileceği anlaşıldığından işbu talebin reddine karar verilmiştir. TTK 410 (2) madde hükmüne göre davalı şirket ile ilgili olarak genel kurul toplantısı çağrısı yapmak üzere izin verilmesi istemi yönünden; Davalı şirket yönetim kurulunun iki kişiden oluştuğu, yönetim kurulu üyeleri arasında ihtilaf bulunduğundan yönetim kurulunun toplanarak genel kurulu toplantıya çağıramadığı, bu nedenle davacı tarafın talebinde haklı olduğu anlaşıldığından TTK 410 (2) madde hükmüne göre davalı şirket ile ilgili olarak genel kurul toplantısı çağrısı yapılmasına izin verilmesi istemi yönünden talebin kabulüne, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere tarafların üzerinde anlaştığı bir kişi bulunmadığından, şirket ile ortak menfaatlerine uygun, tarafsız bir kişi olan mahkememizce resen seçilen ----- kayyım olarak atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Hisse devir kararının pay defterine işlenip işlenmediğinin tespitine yönelik davanın REDDİNE, 2-TTK 410 (2) madde hükmüne göre davalı şirket ile ilgili olarak genel kurul toplantısı çağrısı yapmak üzere izin verilmesi istemine yönelik davanın KABULÜ ile, ----- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ----- numarasında sicile kayıtlı davalı ------Şirketi'ne genel kurul toplantı çağrısı yapılmak üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 410 (2) maddesi uyarınca İZİN VERİLMESİNE, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere -- TC kimlik numaralı ---- KAYYIM OLARAK ATANMASINA, Kayyım ---- TTK'nun 410 ve devamı maddelerindeki Çağrı'ya ilişkin yetkileri kullanabileceğine ve Gündemin; -Toplantı heyetinin seçimi, -Toplantı tutanağının imzalanması hususunda toplantı heyetine yetki verilmesi, -2023-2024-2025 yılları hesap dönemine ait yönetim kurulu faaliyet raporu okunması ve görüşülmesi, -2023-2024-2025 yılları bilançosunun onaylanması ve yönetim kurulu üyelerinin ibrası, -Şirket yönetim kurulu seçimi, -Kapanış. şeklinde belirlenmesine, -15.000,00 TL kayyım ücretinin daha sonra davalı şirketten alınmak üzere davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılmasına, -Ücreti yatırıldığında kayyım ---- görevinin tebliğine ve kararın ------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne BİLDİRİLMESİNE, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davalı ------ Şirketi'nden alınarak HAZİNEYE İRÂD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 15.000,00 TL temsil kayyım ücreti ve 668,40 TL posta masrafı ile yapılacak 15.000,00 TL çağrı kayyım ücreti olmak üzere toplam 31.899,20 TL'nin davalı ----- Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ------Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,İlişkin davacı ---- ve vekilleri Av. ----, Av. --- ile davalı şirket temsil kayyımı ------ yüzlerine karşı hisse devir kararının pay defterine işlenip işlenmediğinin tespiti yönünden gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık, TTK 410 (2) madde hükmüne göre davalı şirket ile ilgili olarak genel kurul toplantısı çağrısı yapmak üzere izin verilmesi istemi yönünden TTK 410 (2) maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/929, K. 2026/216, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-929-e-2026-216-k-5ad6c362567b