İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/853 E. 2026/23 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/853
- Karar No
- 2026/23
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/853 Esas - 2026/23 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/853 Esas KARAR NO : 2026/23
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 06/11/2025 KARAR TARİHİ : 20/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.10.2024 Tarihinde firari sürücü sevk ve idaresindeki, davalı Şirket'in... .... ... ... ... ... ... plakalı araçta oluşan hasarın tazmini amacıyla müvekkili şirket tarafından 24.01.2025 tarihinde 150.188,00 TL tutarında hasar tazminatı ödendiğini, Müvekkili şirket tarafından ödenen sigorta tazminatının TTK m. 1481 ile ZMMS Genel Şartları B.4. maddesi kapsamında rücuen tazmininini, Davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 166.383,62 -TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 24.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine Yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Somut olaydaki kazaya ilişkin, 30.10.2024 tarihli kaza tespit tutanağında sadece kazaya karışanların beyanlarına istinaden hazırlandığını, hukuken bağlayıcı bir niteliği bulunmadığını, Müvekkili şirket Biyomedikal alanında kalibrasyon ve test hizmetleri veren bir sektörde faaliyet gösterdiğini, Müvekkili şirket personelinin şehir dışında çalışacak olmasından dolayı da şirkete ait ... plakalı aracını tahsis ettiğini, aracı kullanan müvekkili şirket personellerinin böyle bir kazadan haberleri olmadığını, netice itibariyle, müvekkili şirkete ait aracın, kaza ile illiyet bağı kurulabilecek hiçbir ihlali bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, ihlal ettiği bir trafik kuralı olsaydı dahi bunun kast veya ağır kusur olarak değerlendirilemeyeceğini, kazanın gerçekleşmesinde hiçbir etkisi olmadığını, bütün kusurun müvekkili şirkete ait ... plakalı araca atfedilmesinin ve hatta "kaza yerini terk" olarak değerlendirilmesinin kabulü mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından, aleyhine haksız olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğunu, davacının itirazın iptaline ilişkin işbu davasının reddi gerektiğini, davacı tarafından kötüniyetli olarak icra takibi yaptığından dolayı %20 aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 12/12/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Aynı trafik kazası sebebiyle davalı sigorta şirketi tarafından, yapılan başka bir ödemeye istinaden müvekkilinin icra ve haciz baskısı altında ödemek zorunda kaldığı 64.527,00 TL'nin iadesi (istirdatı) talebiyle ...Ticaret Mahkemesi 2025/630 E. Sayılı dosya ile dava açıldığını, söz konusu dosyalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu, beyanla ...Ticaret Mahkemesi 2025/630 E. Sayılı dosya ile birleştirilmesini talep etmiştir. Eldeki dava; davacı sigorta şirketi tarafından ZMSS(trafik sigortası) poliçesi kapsamında trafik kazası nedeniyle zarar gören 3. kişiye ödenen (hasar bedeli)tazminatın, genel şartlar B. 4. Maddesi uyarınca "olay yeri terk" nedeniyle kendi sigortalısından rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Birleştirme talebine konu .... ... .... plakalı aracın araç değer kaybı yönünden(zarar gören üçüncü kişiye) yapılan ödemenin olay yeri terk nedeniyle sigortalıdan rücuen tahsil edilmesi akabinde sigortalı tarafından açılan istirdat istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Yapılan açıklamalar kapsamında her iki davada tarafların karşılıklı olmakla birlikte aynı olduğu, uyuşmazlığın aynı trafik kazasından kaynaklandığı, her iki davada da sigortacının sigortalıya genel şartlar uyarınca rücu koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun irdelenmesi gerektiği, buna göre gerek kusur gerekse hasar/değer kaybı miktarları ve rücu koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden bir davada yapılacak değerlendirmelerin, diğerinin sonucunu etkileyebileceği, her iki uyuşmazlığın çözümünün benzer deliller ve benzer mahiyette bilirkişi incelemesi gerektirmesi gözetildiğinde davalar arasında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesinin 4. fıkrasında belirtildiği şekilde fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu anlaşılmakla davaların birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeniyle; Mahkememizin işbu 2025/853 Esas sayılı dosyasının, ...Ticaret Mahkemesi'nin 2025/630 Esas sayılı dosyası ile HMK 166/1. Maddesi gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE, bundan sonraki işlemlerin ve yargılamanın ...Ticaret Mahkemesi'nin 2025/630 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, 2-Mahkememizin 2025/853 sayılı Esasının bu şekilde kapatılmasına, 3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin ...Ticaret Mahkemesi'nin 2025/630 Esas sayılı dosyası üzerinden karara bağlanmasına, 4-Dosya ve birleştirme kararının HMK'nın 166/3. Maddesi gereğince derhal ilgili mahkemeye gönderilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda esas hükümle birlikte, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/01/2026
BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR