İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/842 E. 2025/891 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/842
- Karar No
- 2025/891
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/842 Esas KARAR NO : 2025/891 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 27/02/2025 KARAR TARİHİ : 05/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 27/02/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; -------- Müdürlüğü tarafından yapılan ihaleler neticesinde hizmet alım sözleşmeleri kapsamında temizlik görevlisi olarak çalışan -------- 13/01/2025 tarihinde kıdem tazminatı ödemesi yapılmıştır. İdare tarafından yapılan bu ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte sorumlulukları oranında yüklenici firmalardan tahsili talebi ile -------- Esasına kayden Bakanlık tarafından rücuen alacak davası açılmıştır. Açılan rücu davasının davalılarından biri sicilden terkin olan --------- Şirketi olduğunu, -------- sayılı dava dosyasından gönderilen 25/02/2025 tarihli muhtırada------- Şirketi yönünden ihya davası açmak ve temsilci atatmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir. Yukarıda izah edilen nedenlerle; -------- sayılı dosyasında yargılamanın devamı ve hükmün infazı sürecinde sonuç alınabilmesini teminen Mahkemeden --------- Şirketi'nin ihyasını talep etme zarureti hasıl olduğundan bahisle davalarının kabulü ile, --------- Şirketi'nin 'nin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına ve temsilci atanmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini idare adına talep ve dava etmiştir. Davalı -------- Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili 11/03/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve -------- sayılı --------- yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğüne --------- ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ----------- Şirketi'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile 30.12.2012 tarihli ve -------- sayılı -------- yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi kapsamında; “5174 sayılı ------- Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 10’uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması” gerekçesiyle resen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2014 tarihinde yukarıda belirtilen gerekçelere istinaden sicil kaydının resen terkin edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü’nce bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığından) buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7’nci Maddenin 15’nci fıkrası, “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmünü haizdir. Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmamaktadır. Söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise; “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceği açıktır. Dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Müvekkili davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, 29.05.2024 tarihinde -------- yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de, müvekkili müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin belirtilmesi gerektiğinden bahisle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. -------- sayılı yetkisizlik kararıyla dosyanın mahkememize geldiği görülmüştür.--------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının -------, davalılarının -------- Şirketi ve -------- Şirketi olduğu, dava konusunun Alacak (Kurum Zararı Nedeniyle) olup, dava tarihinin 18/02/2025 olduğu, mahkemece düzenlenen 25/02/2025 tarihli muhtırada "Mahkememizin yukarıda numarası yazılı dosyasında, davalılardan; --------- Şirketi'ne çıkartılan tebligatların iade gelmesi sonrası --------- Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış ve gelen cevabi yazıda şirketin "09/10/2014 tarihinde resen terkin" durumunda olduğu bildirilmiştir. İş bu muhtıranın size tebliğinden itibarin iki (2) haftalık kesin süre içerisinde adı geçen şirket yönünden ihya davası açmanız, açtığınız davaya ilişkin tevzi formunu mahkememize ibraz etmeniz, ihya davası açmamanız ya da davanın açılmasına ilişkin belgeyi mahkememize bildirmemeniz halinde ihya davası açılmayacağı kabul edilerek yargılamaya diğer davalı yönünden devam olunacağı, davalı --------- Şirketi'ne karşı açtığınız dava yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususu tarafınıza ihtar ve tebliğ olunur." kararı verildiği görülmüştür. Ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; dava konusu --------- Şirketi'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesine göre 09.10.2014 tarihinde resen terkin edildiği ve son yetkilisinin -------- olduğu anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, ticaret sicilinden TTK'nın geçici 7. maddesine göre resen terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin ihyası istemine ilişkindir. TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi ile 30.12.2012 tarih 28513 sayılı -------- yayımlanan "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin 5. Maddesinin 4.bendine göre resen terkin kapsamına alınarak, ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından, sicil kaydının 09.10.2014 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir. Dava konusu şirket hakkında TTK. Geçici 7. maddesi uyarınca resen terkin işlemi yapılmış ise de, dava konusu şirketin davalı olduğu-------- Esas sayılı dosyasının derdest olduğu ve işbu dosyada temsil edilmek üzere ihyasında zorunluluk bulunduğu, ayrıca aynı maddenin 15/son cümlesi "Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." hükmünü düzenlediğinden, dava dışı şirketin usule uygun kaydı silindiğinden davalı ticaret sicil müdürlüğünün yargılama giderlerinden (davada yapılan giderler, vekalet ücreti, yargılama harçları, HMK.m.323) sorumlu tutulamayacağı, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası için yasal koşulların oluştuğu, davacı tarafın ihya talep etmekte hukuken korunmaya değer haklı menfaatinin bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin dava dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve ticaret siciline tesciline, şirketin son yetkilisinin tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, 1-------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün --------- numarasında sicile kayıtlı iken sicilden resen terkin edilen --------- Şirketi'nin -------- Esas sayılı dosyasına münhasıran, yargılama ile icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca ŞİRKETİN EK TASFİYE İÇİN YENİDEN TESCİLİNE, 2-Şirketin son yetkilisi ------- tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru şirketin son yetkilisi olduğundan ücret takdirine yer olmadığına, 3-Kararın ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde tescil ve ilanına, ilan işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına, 4-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2025