İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/822 E. 2026/85 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/822
Karar No
2026/85
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/822 Esas KARAR NO : 2026/85

DAVA : İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/06/2025 KARAR TARİHİ : 09/02/2026

Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... E, .../... K sayılı ... tarihli görevsizlik kararı nedeniyle mahkememize tevdi edilen dosya yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacının ... vatandaşı olduğunu ve ...'da yaşadığını, hiçbir şekilde Türkçe bilmediğini, davalının da ... asıllı olduğunu ve uzun yıllardır ...'da yaşamakta olduğunu, davacı ile davalının 2019 yılında davacının ...'dan tanıdığı başka bir doktor arkadaşı aracılığı ile tanıştığını, davalının kendisini ...'da bulunan ...'da hissedar ve şirketin yetkilisi olarak tanıttığını, davacıyı bu otele ortak olmaya ikna ettiğini, şirketin %22 hissesine karşılık olarak ...-USD talep ettiğini söylediğini, davacının bu teklifin kabul ettiğini ve davalı tarafından hazırlanan ... Şti.'nin hisse devir şartlarının belirlendiği "Ortaklık Sözleşmesi" başlıklı sözleşmeyi davacının ... tarihinde imzaladığını, davalının bu sözleşmeye şirket yetkilisi sıfatıyla imza attığını, sözleşmede otel işleten ... Şirketinin %22 hissenin ...-USD bedel karşılığında davacıya devrinin yapılacağının yazıldığını, davalının davacıyı kar payı alacağına inandırmak ve sözleşmeyi imzalamaya ikna etmek amacıyla icra takibine konu olan ...-EURO bedelli senedi davacının önünde imzalayarak verdiğini, mücerretlik ve muayyenlik niteliklerini ortadan kaldıran kayıtlar neticesinde başlatılan icra takibinde kambiyo senetlerine mahsus yolla 10 örnek ödeme emri düzenlenmemiş olduğunu, ilamsız takiplere mahsus yolla 7 örnek ödeme emri düzenlenmek zorunda kalındığını, davacının sözleşme gereğince belirlenen bedelin tamamını davalıya ödediğini, ödemenin tamamını teslim alan davalının ... tarihinde sözleşmenin arkasına kendi el yazısı ile yine hem ... hem de ... olarak sözleşme bedelinin tamamını davacıdan aldığını yazarak imzaladığını, paranın tamamını alan davalının bir süre hisse devir işlemini yapmadığını, davacıyı oyaladığını, davalının sözleşmeyi şirket yetkilisi olarak imzalamış olmasına karşın kendisinin ... Şti.'de hiçbir imza yetkisi bulunmadığı için devir yapmasının imkansız olduğunu, ancak bu durumu davacının o tarihte bilmemekte olduğunu, davacının ve ortak arkadaşlarının baskısı sonucunda ... ... şirketinin yetkilisini bir şekilde ikna ederek ... tarihinde davacının Notere götürüldüğünü, Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ve ... Yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile ... Şirketi'nin yetkilisinin %22 hisseye isabet eden 440 pay şirket hissesini davacıya devir ettiğini, Noterde hisse devir bedeli olarak ...-TL gösterildiğini, ancak şirket yetkilisinin hisse devrini Ticaret Sicile tescil ettirmediğini, davacının ...'a dönmesinden sonra 2019 yılından bu yana kendisine %22 hissesi oranında kar payı ödenmediğini, bu sebeple ... tarihinde Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplere mahsus takip yolu ile icra takibinin başlatıldığını, borçluya ... tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalının bu icra ödeme emri tebliğ edildikten sonra 7 gün içinde itiraz edilmediğini, ancak icra dosyasından banka hacizleri konulduktan sonra borçlu takibe ıttıla kespettiği iddiası ile tebligat ve borca itiraz ettiğini ancak imzasının inkar etmediğini, borçlunun ayrıca icra mahkemesinde tebligatın usulsüz olduğu hususunda memur muamelesini şikayet ettiğini ve Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas .../... Karar sayılı ile davasının kabul edildiğini, icra mahkemesi tarafından kabul edilen davanın henüz kesinleşmediğini, dosyanın Yargıtay'da olduğunu, temyiz taleplerinin Yargıtay tarafından kabul görmesi ve kararın bozulması halinde bu davanın konusuz kalacağını, davalının davacıyı bu senet üzerinde tahrifat yapmakla suçladığını ve şikayet dilekçesi verdiğini, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .../... Soruşturma sayılı dosyası üzerinde işlem gören bu şikayetin asılsız suçlamalar nedeniyle davacının hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesiyle sonuçlandığını, tüm bu nedenler göz önünde bulundurularak davanın kabulüne yönelik karar verilmesini, davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Tebligat yapılırken haber kağıdı yapıştırılmaması ve durumun en yakın komşulardan birine haber verilmemesinin usulsüz olduğunu, tebligatın doğrudan MERNİS adresine yapılması ve yapılan ilk tebligatın muhtara bırakılmasının usulsüz olduğunu, posta memurunun müvekkilinin neden adreste olmadığı yanında adrese dönüp dönmeyeceğini ya da ne zaman döneceğini araştırması gerektiğini, neticeten huzurdaki davada müvekkiline gönderilen dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli tebligatın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, müvekkilinin bu davadan dosyaya vekalet sundukları ... tarihinde haberdar olduğunu, bu nedenle işbu cevap dilekçesinin süresinde olduğunun kabulünü talep ettiklerini. davacıya arabuluculuk son tutanağını sunması için kesin süre verilip daha sonra müvekkiline tebligat yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemesinin hatalı olduğunu, davacının arabuluculuk son tutanağını süresi içinde sunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, icra takibi ve huzurdaki davada müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının icra takibine konu ettiği belgenin orijinali üzerinde müvekkilinin adının yazılı olmadığını, müvekkilinin adının bu belgeye sonradan eklenerek takibe konulduğunu, davacının dava dışı şirketten kar payı alacağının bulunup bulunmadığı belirlenmeksizin, şirketten bu alacağı için talepte bulunulmaksızın müvekkiline karşı icra takibine girişmesinin mümkün olmadığını, hukuka aykırı olduğunu. hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte ikame edilen davaya karşı zamanaşımı def'inde bulunduklarını ve davanın bu sebeple reddine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ... Noterliğine, Antalya Ticaret Sicil müdürlüğüne, Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, CBS'ye vergi dairesine ve Antalya ... ATM'ye yazılan müzekkerelere ikmalen cevap verildiği görülmüştür. Mahkememiz ... tarihli ön inceleme duruşmasında Davalıya çıkartılan tebligatın usulsuz olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin sunmuş olduğu ... tarihli dilekçenin cevap dilekçesi olarak kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin ... tarihli ön inceleme duruşmasında; ''Mahkemece yapılan belirlemelere bir diyeceğimiz yoktur. Dava dilekçemizi tekrar ederiz, davalıya çıkartılan tebligat usulüne uygundur, buna dair Yargıtay içtihadı birleştirme kararını sunduk, borçlunun imzasını inkar etmediği yazılı bir belge vardır, yazılı belgeyi ödediği iddiası yoktur, ödemeye dair bir belge de sunamamışlardır, davamızın kabulüne karar verilsin, mahkeme bu celse karar vermeyecek ise tanıklarımızı dinletmek istiyoruz , tanıklarımızı maddi vakıalara ilişkin dinletmek istiyoruz, tanıklarımız ... ASHM'de görülmekte olan dava nedeniyle ...'ta ülkemize geleceklerdir, kendileri ... vatandaşıdır, mahkemenizce de uygun görüldüğü taktirde bu tarihe duruşmanın bırakılmasını talep ediyoruz, ayrıca davalının zamanaşımı itirazı yasal değildir , bu hususun reddine karar verilmesini talep ederiz, diğer delillerimiz de toplansın'' şeklinde; Davalı vekilinin ... tarihli ön inceleme duruşmasında; ''Mahkemece yapılan belirlemelere bir diyeceğimiz yoktur. Cevap dilekçemizi tekrar ederiz, iki husus vardır ilk olarak belge aslında müvekkilin adı yazmamaktadır, sonradan eklenmiştir ikinci olarak kefalete ilişkin itirazlarımızı tekrar ederiz, tanık dinlenmesine muvafakatimiz yoktur '' şeklinde; Davacı vekilleri son celsede '' Delillerimiz toplansın , davamızın kabulüne karar verilsin davalı yan imzasını inkar etmediği belge ile tarafımıza ... Euro ödemeyi taahhüt etmiştir, davamızın kabulüne karar verilsin, Kambiyo senedi olmasa da senet delil başlangıcı niteliğinde değil, yazılı bir delildir, davalı yan bunun aksini ancak yazılı bir belge ile ispatlayabilir, kefalet söz konusu değildir, imza inkar edilmemiştir, borçlu olduğunu taahhüt etmiştir , başka bir hukuki mesele değildir '' şeklinde; Davalı vekili son celsede ''Çekilme dilekçesinden haberdar olduk yeni vekaletname sunduk, eldeki davada müvekkilime husumet yöneltilemeyecek olup davacının iddia ettiği alacak şirketin borç iddiasından kaynaklanmaktadır, müvekkilimizin kambiyo senedi vasfına haiz olmayan bu nedenle ilamsız icra takibine konu edilen senette şahsen borçlu olduğuna dair beyanı imzası yoktur, senet kambiyo senedi vasfında olmadığından ve olsa olsa delil başlangıcı kabul edilebilecek bir senettir, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının müvekkile ait olduğunu iddia ettiği şirket ödemezse ben öderim şeklindeki beyanı kefalet sözleşmesi niteliğindedir ve kefalet sözlemesi sıkı şekil şartlarına tabidir, bunun da şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilsin '' şeklinde beyanda bulunmuştur. Davaya konu takibin incelenmesinde takibin ... ödeme tarihli ... Euro'luk zamanaşımına uğramış bono dayanak yapılarak başlatıldığı, takip çıkışının ... TL olduğu, takip türünün ilamsız takip olduğu, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafça takip çıkışı üzerinden harç ikmal edilerek itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır. Yasal Düzenleme, deliller ve tespitler ışığında, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava, zamanaşımına uğramış bonodan kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik olup, davacı taraf dava dilekçesinde takip konusu senedin, davalı tarafça ... tarihli ortaklık sözleşmesinin imzalanması sırasında sözleşmeye konu ... şirketinin %22 hissesinin devrine ilişkin hükmün düzenlenmesi sırasında ''kar payını şirket ödemezse ben öderim'' diyerek verildiğini iddia etmiş, buna karşılık davalı taraf kar payının ödenmesinin ancak şirkete karşı ileri sürülebileceğini, husumetin tarafına yöneltilemeyeceğini, senedin geçersiz olduğunu, kefalet şartlarını taşımadığını, senedin ancak delil başlangıcı niteliğinde sayılabileceğini beyan etmiştir. Davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde dava konusu senedin ''şirket kar payını ödemezse ben öderim'' şeklindeki ifadeyle davalı tarafça teminat olarak verildiğini iddia etmiş ise de davacı vekili duruşmadaki beyanları ve özellikle ... tarihli dilekçesinin ... Sayfasının ... Paragrafındaki yazılı beyanı ile kar payının talep edilmediğini, imzası inkar edilmeyen belgedeki yazan bedelin talep edildiğini beyan etmiştir. Takip konusu zamanaşımına uğramış bono olup, zamanaşımına uğramış bono taraflar yönünden yazılı delil başlangıcı oluşturur. Davaya konu bonoda davacı lehtar davalı ise keşideci konumundadır. Bu nedenle taraflar arasındaki temel ilişkinin ve alacağın ispat yükü davacıya aittir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/17981 Esas, 2018/2686 Karar sayılı Kararı) Davacı zamanaşımına uğramış olan bonodaki alacağı her türlü delille ispatlayabilir. Zamanaşımına uğramış olan bonolara yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabileceğinden davacı aradaki temel ilişkinin niteliğine göre Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca belirlenecek zamanaşımı süresi içinde dava açabilir ve bu davada alacağın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2011/8995 Esas 2012/976 Karar sayılı Kararı) Zamanaşımına uğramış bono nedeniyle temel ilişkiye dayanılarak alacak talep edilmesi halinde alacağın varlığını ispat külfeti davacı üzerindedir. Somut olayda davalı, davacıya borcu olmadığını savunmaktadır. Her ne kadar yukarıda açıklandığı üzere delil başlangıcının varlığı nedeniyle davacı taraf alacağını tanık dahil her türlü delil ile ispat hakkına sahip ise de (ön inceleme duruşmasında davacı tarafın tanık dinletme talebi hatalı gerekçeyle reddedilmiş olup doğru red gerekçesi gerekçeli kararda ayrıntılı açıklanmıştır.) davacı tarafın ''kar payının talep edilmediği, imzası inkar edilmeyen belgedeki yazan bedelin talep edildiği'' beyanı karşısında, davacının bu iddialarının tanıklar tarafından aynen dile getirilmesi halinde dahi tanık beyanlarının somut uyuşmazlığı çözecek nitelikte olamayacağı değerlendirilerek usul ekonomisi gereğince davacı tarafın tanık dinletme taleplerinin reddine karar verilerek davacı tarafça haksız açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harcın, peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca yatırana iadesine, 6-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair, davacı vekilleri ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 09/02/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/822, K. 2026/85, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-822-e-2026-85-k-1aeb2eb63cd9