İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/810 E. 2026/27 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/810
Karar No
2026/27
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/810 Esas KARAR NO:2026/27

DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:17/11/2025 KARAR TARİHİ:15/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 17/11/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin varlık yönetim şirketi olduğunu, iştigal konusunun, ‘Bankaların, katılım bankalarının ve diğer mali kurumların alacakları ile diğer varlıkların satın(devir) alınması ve satılması’ faaliyeti olduğunu, davaya konu dosyadan kaynaklanan alacak ... tarafından ... A.Ş'ye devir ve temlik edildiğini, müvekkilinin, ... A.Ş. ile kolaylaştırılmış birleşme hükümlerine göre bütün aktif ve pasifleri ile aynen devir almak suretiyle birleştirilmesine karar verildiğini, ...A.Ş, ... A.Ş'den kullanılan kredide, genel kredi sözleşmesinde kefil olduğunu, kullanılan kredinin ödenmemesi nedeniyle, ... İcra Müdürlüğü 2022/... E Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, dosya kefillere ilişkin taşınmaz satışları devam ettiği süreçte borçlu firma ...A.Ş' nin ticaret sicilden resen terkin edildiği tespit edildiğini, satış işlemleri devam eden taşınmazlara ilişkin olarak kıymet takdiri yapıldığını ve dosya borçlusu olan ...A.Ş,'ye kıymet takdiri tebliğ edilemediğini, .... İcra Müdürlüğü 2022/... Sayılı dosyası ile tebligat yapılabilmesi için şirketin ihya edilmesi zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle ... İcra Müdürlüğü 2022/... E . Sayılı dosyasında borçlu olarak yer alan, ticaret sicilden re'sen terkin edilmiş olan ...A.Ş. 'nin ihya edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 02/12/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 29/05/2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı TTK ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun 16. maddesine göre, müvekkili Müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Müvekkilinin resen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceğini, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ilgiliye ihtarın ulaşmadığı durumlarda, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanının, ilan tarihinin otuzuncu günü itibariyle, 7201 sayılı Tebligat Kanununa uygun bir bildirim olduğu hususu vurgulandığını, davacının kendisine, müvekkili tarafından yapılan bildirimlerin, dava konusu şirkete ulaşmamış dahi olsa, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanının Tebligat Kanuna uygun bir bildirim olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve re’sen terkin sürecinde bir eksiklik bulunmadığının tespiti gerektiğini, şirket re'sen terk edildikten sonra tarihinde açıldığını, kabul edilmemekle birlikte, re'sen terkin işlemi sırasında derdest bir dava veya icra takibi bulunmadığından; müvekkili tarafından, derdest davası bulunan şirketlerin silinemeyeceğine ilişkin düzenlemeye aykırı bir işlem yapılmadığını, dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, bu nedenlerden dolayı; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER: İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas (Eski esas 2010/...) sayılı icra dosyası ve tüm dosya kaspamı. .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas (Eski esas 2010/...) sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular ...A.Ş., ... İnşaat ve Ticaret A.Ş., ... A.Ş. ve diğer borçlular aleyhine başlatılan 2.597.050,15-₺(TL) alacağa ilişkin başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe ilişkin olduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalı aleyhine açılan TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin olunan şirketin ihyası istemine ilişkindir. Davacı taraf dava dışı ... 'nin ihyasına ve ticaret sicile yeniden tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf yasal mevzuat gereğince şirketin sicilden terkin edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; ihyası istenilen şirketin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasına kayıtlı ... unvanlı şirket olduğu ve ticaret merkezinin Beşiktaş / İstanbul olduğu, şirketin 09/10/2014 tarihinde sicilden resen terkin edildiği, şirketin münferiden temsile yetkili son yetkililerinin ... ve Şeyma Müftigil olduğu anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas (Eski esas 2010/...) sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular ...A.Ş., ... İnşaat ve Ticaret A.Ş., ... A.Ş. ve diğer borçlular aleyhine başlatılan 2.597.050,15-₺(TL) alacağa ilişkin başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe ilişkin olduğu anlaşılmıştır. TTK'nın Geçici 7. maddesinin 15 numaralı bendinde de "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulananlar haklı sebeplere dayanarak (...) mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. " düzenlemesi getirilerek haklı sebepler bulunması halinde terkin edilen şirketin ihyası hususunda hukuki yararı bulanan kişilere ihya imkanı tanımıştır. 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7/2 fıkrasında, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas (Eski esas 2010/...) sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığı sabit olup, derdest olan bu icra takibinin yürütülebilmesi için gerekli olan taraf teşkilinin sağlanması bakımından şirketin ihyasının talep edilmesinde hukuki yarar bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinde anonim şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 1. fıkrasının b bendi uyarınca, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, terkin sebebi olarak sayılmış olup, anılan maddenin 4. fıkrasının a bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11.bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir. Dosya arasında bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, dava konusu ihyası istenilen şirket 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. Maddesine göre sicilden terkin edilmiş olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/1896 Esas, 2020/4397 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7/4-a maddesi uyarınca, şirketin sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yollanması gerekmesine rağmen şirkete ve şirket temsilcisine tebligat çıkarılıp çıkarılmadığının belirsiz olduğu buna ilişkin tebliğ mazbatalarının dosyaya sunulmadığı, tebligat işlemine ilişkin davalı tarafça sunulan kayda itibar edilmesinin mümkün olmadığı ve terkine ilişkin ihtarın yalnız ilan yoluyla yapıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı tarafından, ihyası istenilen şirkete yönelik başlatılmış .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas (Eski esas 2010/...) sayılı icra takip dosyası mevcuttur. Bu dosyanın yürütülebilmesi işlemlerinin yapılması için ihya isteminde bulunulmuş olup, ihyası istenilen şirket TTK'nın Geçici 7/15. maddesine dayanılarak resen terkin edilmiştir. İhyası istenilen şirketin 09/10/2014 tarihinde terkin işlemi yapılmadan önce şirket hakkında 2010 başlangıç tarihli .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas (Eski esas 2010/...) sayılı icra takip dosyası Esasında görülmekte olan icra takibi başlatıldığından dolayı ihyası istenilen şirket hakkında yürütülen bu icra takibine ilişkin şirket hakkında yapılacak işlemlerin ek tasfiye niteliğinde olması nedeniyle ihyası istenilen davalı şirkete son yetkilisi olan ...'in TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanması gerekmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/09/2021 tarih, 2017/11-3184 Esas, 2021/1107 Karar ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2018 tarih, 2018/3714 Esas, 2018/5439 Karar sayılı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/09/2022 tarih 2022/3952 Esas, 2022/5493 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2023 tarih 2023/5112 Esas, 2023/5691 Karar sayılı içtihatları da bu yöndedir. Bu haliyle ihyası istenilen şirket hakkında terkin işleminden önce başlatılan icra takibi nedeniyle şirketin ihyasının gerektiği ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan, ... unvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas (Eski esas 2010/...) sayılı icra takip dosyasının yürütülmesi işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile, TTK 547. maddesi gereğince aynı unvanla ticaret siciline tescili sureti ile ihyasına ve şirketin son yetkilisi olan ...'in TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Davacı şirket Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından sicilden resen terkin olunmuş ise de 29/5/2024 tarihli ve 32560 sayılı Resmi Gazete’de 7511 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile TTK'nın geçici 7. maddesine (15) fıkradan sonra eklenen, (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 madde) "Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." cümlesi gereğince davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayin edilemeyeceğinden dolayı yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına ve şirketin son yetkilisi olması nedeni ile atanan tasfiye memuru için takdiren ücret tayinine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasında kayıtlı iken 09/10/2014 tarihinde TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilmiş olan ... unvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas (Eski esas 2010/...) sayılı icra dosyasının yürütülmesi işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile aynı unvanla ticaret siciline tescili sureti ile İHYASINA, ihya kararının tescil ve ilanına, 2- İhyasına karar verilen şirketin son yönetim kurulu başkanı olan ...'in (T.C.K. No: ...) TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına ve tasfiye memurunun şirketi tasfiye sürecinde münferiden temsil ve ilzama yetkili kılınmasına, şirketin son yetkilisi olması nedeni ile tasfiye memuru için takdiren ücret tayinine yer olmadığına, 3- Davacı tarafça yatırılan peşin harcın alınması gereken maktu 732,00-₺(TL) karar harcından mahsubu ile bakiye 166,60-₺(TL) karar harcının davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4- TTK'nın geçici 7. maddesine 23/5/2024 tarihli 7511 Sayılı Yasa'nın 16. maddesi eklenen ek cümle uyarınca davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yargılama giderinden sorumlu olmadığından Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5- TTK'nın geçici 7. maddesine 23/5/2024 tarihli 7511 Sayılı Yasa'nın 16. maddesi eklenen ek cümle uyarınca davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne aleyhine vekalet ücreti hükmolunamaz düzenlemesi gereğince davacı vekili lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına. 6- Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra davacı tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2026

Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/810, K. 2026/27, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-810-e-2026-27-k-46853702d228