İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/804 E. 2026/44 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/804
- Karar No
- 2026/44
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/804 Esas KARAR NO : 2026/44
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 07/11/2025 KARAR TARİHİ : 14/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu ... Ltd. Şti.'nin İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/06/2014 tarih, ...Esas, ...Karar sayılı kararı ile Tasfiyesine karar verilmiş ve davacı ... bu kararla tasfiye memuru olarak atanmıştır. Ancak tasfiyeye ilişkin işlemler yapılamadan ticaret sicilden 09/10/2015 tarihinde resen terkin edildiğini, İstanbul... Asliye Ticaret mahkemesi kararı ile atanan tasfiye memuru ...'ın tasfiye işlemlerini tamamlayabilmesi maksadı ile Sayın Mahkemenin huzurundaki işbu dava, ... Ltd. Şti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca geçici ihyası istemiyle dermeyan edilmekte olduğunu, 19/10/2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinin 8928 numaralı ilanı ile görüleceği üzere, işbu şirket, Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesi uyarınca 09/10/2015 tarihinde ticaret sicilden resen terkin edildiğini, davacı tarafından henüz tasfiye işlemlerine başlayamadan şirketin resen terkin edilmesi nedeniyle tasfiye işlemleri sağlanamayan mal varlıkları müvekkil tarafından bilindiği üzere ...,...,...,... Plakalı araçlar Şirketin aktif malvarlığı içerisinde yer aldığını, buna göre esasen araçların satılması için şirketin geçici olarak ihyasının kaçınılmaz olacağı değerlendirilmekte olup, Yargıtayın içtihatlarına ve doktrindeki görüşlere göre de, şirket ihya davalarında şirket adına kayıtlı otomobil bulunması haklı neden olarak kabul gördüğünü, netice olarak işbu araçların satış işlemlerinin yapılarak, şirketin malvarlığının tasfiyesi işlemleri yapılacağından, huzurdaki davayı ikame etme gerekliliğinin hasıl olduğunu, bu bağlamda bu işlemlerle sınırlı olarak, şirketin geçici olarak ihyasına karar verilmesini ve şirketin araçlarının satış işlemlerinin tamamlanması için müvekkilimizin görevlendirilmesi yönünde karar verilmesini talep ettiklerini belirterek her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkilimizin Ortağı olduğu ve "..." sicil numarası ile sicile kayıtlı olan ancak Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesi uyarınca 09/10/2015 tarihinde resen sicilden terkin edilen şirket adına kayıtlı olan araçların satılması, satış bedelinin tahsili, bu işlemlerin neticelendirilmesi ve kesinleştirilmesi için ve sadece bu işlemle sınırlı olarak; ... Tic. Ltd. Şirketinin geçici olarak ihyasına karar verilmesine, şirketle ile ilgili arçların satış işlemlerinin yapılabilmesi için davacının görevlendirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, davalı ... Müdürlüğünün resen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7’nci Maddenin 15’nci fıkrası, “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmüne haiz olduğunu, davalı ... Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmamaktadır. Söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise; “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğinin açık olduğunu, davalının davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, re'sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı vekilince re'sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediğini, 29.05.2024 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de, davalı müdürlüğünün yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin belirtilmesi gerektiğini belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ...Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. İhyası istenen ... Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirket ana sözleşmesinin 15/08/2002 tarihinde tescil edildiği, şirketin son yetkililerinin ... olduğu görülmüştür. Dava, şirket ihyası davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sicilden terkin edilen şirketin davacının taraf olduğu alacak davasına mahsus taraf teşkili amacıyla ihyası noktasında toplandığı, 6102 sayılı TTknun 547.maddesinde; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " denilmekte olup, ihyası talep edilen şirket üzerine motorlu taşıtlar olduğu anlaşıldığından, anılan yasa hükmü gereğince davacının ihya talebinin anılan motorlu taşıtların tasfiyesi ile sınırlı olmak üzere davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Şirket kayıtlarının geçmişe dönük incelenmesinden, davacı ...'ın şirketin son yetkilisi olduğu, bu kimsenin tasfiye memuru tayin edilmesi maslahata uygun görülerek tasfiye memuru olarak atanması gerekmiştir. Davalı ... sicil müdürlüğü kanuni hasım olduğundan, yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -...Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde... ticaret sicil numarasıyla kayıtlı... LTD. ŞTİ'nin, bu şirket üzerine kayıtlı olduğu beyan edilen...,...,...plakalı araçların tasfiyesine münhasır ihyasına, -Tasfiye memuru olarak davacı ...'ın tayinine, -Karar kesinleştiğinde Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, 4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 116,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/01/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır