İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/8 E. 2025/389 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/8
- Karar No
- 2025/389
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/8 Esas - 2025/389 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/8 KARAR NO : 2025/389
.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 06/01/2025 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilinin ....” esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalı yanın .... numaralı “startürk ice coffe” ibaresini tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanına yönelik itirazların Kurum tarafından reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin çok sayıda markasının tescilli olduğunu, “star” ibaresinin ayırt edici olduğunu, bu ibareye ayırt edicilik katmayan bir yıldız figürü ve kahve çekirdekleri görselleri eklendiğini, yine “... kelimesinin de markaya bir ayırt edicilik katmadığını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığını beyan ederek... sayılı “startürk ice coffe” marka tescil başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum kararının yerinde olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı başvuru sahibi tarafın 25.04.2025 havale tarihli dilekçesi dava konusu marka başvurusundan feragat ettiğini, huzurdaki davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür. Davalı vekili duruşmadaki beyanlarıyla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, YİDK Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, dava konusu markanın 30 ve 35. Sınıf mal ve hizmet sınıflarını kapsar şekilde 24.01.2023 tarih ve .... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 6769 s. Kanun 5/1-f düzenlemesi uyarınca “Çaylar, buzlu çaylar.” Emtiaları yönünden kısmen reddine karar verildiği, kalan mal ve hizmetler yönünden ise ilana çıktığı, başvurunun ilanına karşı davacı tarafın önceki tarihli bir kısım markasına dayalı olarak itirazda bulunduğu, 21.12.2023 tarihli .... kararı neticesinde davacı itirazlarının haklı görülmeyerek reddine karar verildiği, davacının söz konusu karara karşı bir kez daha itirazda bulunduğu ve .... tarafından verilen kararın kaldırılarak başvurunun reddine karar verilmesini talep ettiği, davacı itirazlarını değerlendiren ...sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; MARKALAR ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ; 6/1 maddesine göre, bir marka başvurusunun tescili için önceki marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği incelenir. Eğer halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa, itiraz üzerine başvuru reddedilir. Bu bağlamda markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesi için ilk koşul; markaların aynı sınıfta veya benzer sınıflarda yer almasıdır. İkinci şart ise markaların kendilerinin benzerliğidir. Çifte benzerlik şartı gerçekleştiğinde, genel izlenime göre karıştırılma ihtimaline karar verilir. Zira öğreti, kanun ile gösterilen kapsamı da gözeterek, hukuki anlamda karıştırılma ihtimalini markalar arasındaki benzerliğin, alıcıları, satın almayı düşündükleri mal yerine bir başka mal alma satın almak durumunda bırakması veya alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduklarını anlamalarına rağmen bu markaların aynı işletmeye ait olduğunu sanmaları ya da bu malları üreten işletmeler arasında örgütsel ya da ekonomik bir bağlantının bulunduğu düşüncesine kapılmaları tehlikesi” şeklinde tanımlamaktadır. EMTİALARIN BENZERLİĞİ; Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin ".... veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. Önemli olan husus, işaretlerin, kapsamındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketicilerde karışıklık yaratma olasılığı taşıyıp taşımadığıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıfları ile alt gruplarında benzerlik araştırması yapılırken, piyasanın algısı, hedeflenen alıcı kitlesine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, mal veya hizmetlerin birbirinin yerine kullanılabilirliği ve rekabet koşullarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama potansiyeli bulunup bulunmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortaklığı, aynı veya bitişik raflarda satışa sunulup sunulmadığı, kullanım yöntemleri ve hedeflenen müşteri kitlesinin benzer olup olmadığı gibi unsurların incelenmesi gerekmektedir. Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir. Nitekim EUIPO nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir Dava konusu marka kapsamında 30. Sınıfta yer alan emtiaların tamamı, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında da birebir yer almaktadır. Bununla birlikte her ne kadar davacı yanın önceki tarihli tescilleri, ihtilaf konusu 35. Sınıf 05 alt grubundaki hizmetleri kapsamamakta ise de uygulamada da kabul gördüğü üzere uygulamada da kabul edildiği üzere, mal üreten işletmenin karineten üreteceği malı da ticari mevkie çıkartmak suretiyle fiziki olarak veyahut e-ticaret siteleri üzerinden/online satış yöntemi ile satış işlemine konu edeceği kabul edilmektedir. Bu halde bir ürünün marka sahibinin ürün satışı ile bu ürünle ilgili olarak mağazacılık hizmeti sunan kişiler, arzlarını aynı satış yerlerinde gerçekleştirmektedir. Aynı ürüne ilişkin olarak, ürün ve ürünün satışının gerçekleştiği hizmet arasındaki yakın bağlantı, bunların tamamlayıcı mal/hizmet olduğunu göstermektedir. Zira mağazacılık hizmeti, esasen markalı ürünlerin varlığı hâlinde söz konusudur. Bu itibarla her ne kadar ürün ile ürünün satış hizmeti aynı amaca hizmet etmese, aynı türde olmasa da bunlar tamamlayıcı oldukları için aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilir. Bu husus özellikle ticaret markasının kapsadığı ürünlerin, satış mağazalarında satılan ürünlerle ayniyet/benzerlik gösterdiği durumlarda söz konusu olur. Kişilerin markaların aynı kişiye ait olduklarını düşünmesi ise markanın menşei gösterme fonksiyonun zedelenmesine ve karıştırma ihtimaline yol açar. Nitekim TÜRKPATENT Marka İnceleme Kılavuzu’nda6 yer aldığı şekliyle “Mallar ve söz konusu malların bir araya getirilmesi hizmetleri arasında düşük düzeyde benzerlik bulunduğu kabul edilir. (….) Mallar ve malların perakendeciliği hizmetlerinde belirlenen benzerlik düzeyi, malların perakendeciliği ve mallar arasındaki benzerlik düzeyi ile aynıdır.” Dolayısıyla davacının 29, 30 ve 32. Sınıf mallardaki tescilinin, dava konusu marka kapsamında aynı sınıfta yer alan malların satışına özgülenmiş satış hizmetleri ile benzerlik düzeyinde bir ilişki içerisinde olduğunun kabulü gerekecektir. Bununla birlikte dava konusu başvuruda yer alan 35.01-04 alt grupları ile 35.05 alt grubunda altı çizili olarak gösterilmeyen hizmetler bakımından ise taraf markalarının kapsamlarının aynı ya da benzer olarak görülmelerinin mümkün olmadığı, farklılaşan bu hizmetler özelinde markaların rekabet olanakları bulunmadığı gibi farklı ihtiyaç ve sektörlere yönelik, farklı dağıtım kanalı ve sunum biçimi bulunan bu hizmetler açısından markaların kapsamları zaten benzer olarak dahi görülmemiştir. Benzerliği tespit olunan bu emtialar arasındaki bu ilişkinin işaretler arasında iltibas ihtimali yaratıp yaratmadığı hususunun tespiti, işaretler yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın mümkün olmadığından aşağıda markaları oluşturan işaretlerin de ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI; Markaların karıştırılma olasılığından bahsedebilmek için, emtiaların veya hizmetlerin aynı ya da benzer olması gerektiği gibi, markayı oluşturan unsurların da aynı ya da benzer olması şarttır. İki işaret arasındaki karıştırılma ihtimali, iki farklı şekilde ortaya çıkabilir. Birincisi, başvurusu yapılan markanın, daha önce tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış bir markaya benzerliği nedeniyle, tüketicinin bu markayı daha önceki markayla karıştırması ve bu nedenle satın almayı düşündüğü üründen farklı bir ürünü almasıdır. İkinci durum ise, tüketici, iki marka arasındaki farkları fark etmesine rağmen, bu markaların aynı işletmeye ya da aynı ekonomik-idari kaynağa ait olduğunu düşünebilir. Bu durumda, tüketici aslında almak istemediği bir ürünü, güvendiği önceki markayla bağlantılı olduğunu düşündüğü için satın alabilir. Bu durum, önceki tescilli veya başvurusu yapılmış markanın tüketici nezdinde oluşturduğu güvenin haksız bir şekilde kullanılmasına yol açar ve karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olur. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. .... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zekâ ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir . Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. Somut uyuşmazlıkta taraf markaları arasında benzerliği tespit olunan emtialar günlük tüketime yönelik gıda ürünleri ve bu ürünlerin satışı hizmetleri olup anılan ürünlerin en genel tüketici grubunun en sık ve düzenli olarak yararlandığı türden mal ve hizmetler olmalarından ötürü iltibas değerlendirmesinde de ortalama düzeyde dikkat, zeka ve gördüğünü algılama seviyesine haiz tüketicilerin ilgili tüketici grubu olarak belirlenmesinin sağlıklı bir değerlendirme yöntemi olacağı, Benzerlik değerlendirmesine ilişkin bu genel tespitler çerçevesinde yapılması gereken temel değerlendirme, dava konusu marka ile davacı yana ait dayanak markalar arasında karıştırılma riskini ortaya çıkarabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olup olmadığı ile ilgili olacaktır. Bu çerçevede dava konusu marka incelendiğinde dava konusu başvurunun kahverengi bir fon üzerinde birbirine paralel ve kavisli yapıda çizgisel desenlerin konumlandırıldığı, bu fon üzerinde üst kısımda çok sayıda alt kısımda ise bir adet olmak üzere kahve çekirdeği görsellerine yer verildiği, alt kısımda kahve çekirdeği görseli ile birlikte soğuk kahve anlamına gelen “ice coffe” ibaresinin konumlandırıldığı, markanın üst bölümünde ise büyük bir “....” görseli içerisinde beyaz renk harf karakterleri ile “star” kelimesine ve kırmızı renkte harf karakterleri ile “.... ibareli markalar olup her bir markada “star” kelimesini “s” harfi ise çoğullaştırılmış hali olan “stars” ibaresinin yer aldığı, bu ibarenin münhasıran (stars )korunduğu gibi .... çatı markası ile birlikte ya da “mega” gibi nicelik belirten ön eklerle birlikte kullanımlarının bulunduğu, davacının .... markası dışındaki markalarında şekli bir unsurun yer almadığı, anılan markanın ise bir şekerleme görselinin de kullanıldığı kırmızı rengin hakim olduğu bir ambalaj görseli şeklinde olduğu, davacı markaları “Stars” yani “yıldızlar” anlamına gelen bir ibare etrafında oluşturulmuş olduğu, Bu halde somut uyuşmazlık açısından tespiti gereken husus taraf markaları kapsamında benzerliği tespit olunan emtiaların ilgili tüketici kitlesi nezdinde markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek düzeyde olup olmadığının tespiti gerekmektedir. İşbu uyuşmazlık kapsamında tartışıldığı gibi kendisinden önce tescil edilmiş bir markadaki ibare ile birlikte kendi unsurlarını içerisinde barındıran birleşik bir markanın önceki marka ile iltibas oluşturup oluşturmadığına karar verilebilmesi için önceki markanın kendi başına uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerde bağımsız bir ayırt edici karakterinin olup olmadığının ve bu ibarenin sonraki markada da dominant bir etkiye sahip olmadığının incelenmesi gerekmektedir. “Bir markanın önceki markaya eklenmiş bir diğer kelimeden oluşması iki markanın benzer markalar olduğu yönünde bir göstergedir.” (Karar no.... Dolayısıyla iltibas ihtimalinin varlığı için önemli olan, önceki markanın, sonraki marka içerisindeki kullanımında bağımsız ayırt edici karakterini koruyup korumadığı ve ayırt edici niteliğinin ne denli yüksek olduğudur. Dava konusu marka ile davacının .... ibareli markaları, şekli açıdan hiçbir benzeşen unsur taşımadığı, dava konusu markanın bütününe hakim renk, şekil ve sözcük unsuru ile bu unsurların kompozisyonu sonucunda yaratılan ibarenin nihai algısı, davacı yanın mesnet markalarından görsel anlamda ilk anda farklılaşmaktadır. Bununla birlikte dava konusu markadaki “star” kelimesi ile davacı markalarındaki “stars” kelimeleri aynı kelimeyi işaret etmelerinden ötürü sözcüksel bir benzerlik yaratmakta ise de dava konusu markada bu ibare “....” ikincil sözcüğü ile birlikte kırmızı – beyaz renklerle ve içine konumlandırıldıkları ....” şekli ile bir bütünlük oluşturacak şekilde kullanılmış ve hem “star” hem “Türk” kelimeleri stilize bir yazıma konu edilerek görsel algıda da bir bütünlük oluşturulmuşken, davacı markalarında ise düz yazım şeklinde “stars” kelimesine yer verilmiştir. Bu noktada “star”- “stars” kelimeleri her ne kadar aynı kelime kökünü işaret etmekte iseler de bu kelimeden kaynaklı benzerliğin, bütünsel algıdaki görsel farklılığa üstün tutulmaması gerektiği düşünülmektedir. Bunun yanı sıra davacı markaları “stars” şeklinde telaffuz edilecek ve “.... gibi alternatif söylemlere konu olacak ise de dava konusu marka “....” şeklinde bir bütün olarak algılanarak bir tamlama gibi telaffuz edilecektir. Kavramsal olarak ise yine işaretler arasındaki benzerlik düzeyi görsel ve işitsel karşılaştırmasında olduğu gibi “star” kelimesinden kaynaklıdır. Bu halde taraf markaları arasında, nihai anlamda tüketiciye yansıyan algıları itibariyle doğrudan bir benzerlik ilişkisi bulunmamakta olup işaretler arasındaki grafiksel temsillerinde ve farklılaşan sözcüklerden kaynaklı farklılıklar, işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal algısını benzeşen sözcük unsurunun varlığına rağmen önemli ölçüde değiştirmektedir. Davacı markalarında yer alan ...” kelimesi dava konusu markada münhasıran kullanılmadığı gibi bir bütün içerisinde belirgin farklılık içerir bir kompozisyonda kullanıldığı, ....kelimesi yukarıda da ifade edildiği üzere “yıldız, popüler” vb. anlamlara gelen, ülkemiz tüketicisinin de aşina olduğu ve hatta birebir olarak dilimize de yerleşmiş İngilizce bir kelimedir. Bu anlamından ötürü ticaret hayatında kimi sektörlerde (söz gelimi eğlence sektörü) bu ibarenin kullanımının kimsenin tekeline bırakılabilir olmayacağı yorumu yapılabilir ise de ihtilafa konu gıda ürünleri yönünden doğrudan tanımlayıcı bir anlamı da bulunmamaktadır. Dolayısıyla “star” ibaresi, benzerliği tespit olunan mal ve hizmetlerde ayırt ediciliği bulunan bir kelime olmakla birlikte bu durum “star” ibaresinin özgün ya da anlamı yerleşik olarak bilinmeyen kelimelerde olduğu gibi güçlü bir ayırt edicilik düzeyine haiz olduğu sonucunu da beraberinde getirmeyecektir. “İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ...." ibareli marka başvurusu ile davacının "...." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuruda yer alan şekil unsurunun baskın olarak öne çıktığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da mal ve hizmetlerin idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeler tarafından piyasaya sunulduğu algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü koşullarının oluşmadığı, ayrıca davalı başvurusunun haksız rekabet oluşturacak şekilde ve kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.” Nitekim karıştırılma ihtimali incelenirken, markaların görsel, işitsel ve kavramsal özelliklerinin tamamı gözetilerek bütünsel anlamda bıraktığı intiba üzerinden bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla işaretler arasında yalnızca ortak harflerin kullanılmış olunması veya ortak sözcük unsurunun yer alması, ortaya çıkan benzerliğin bütünsel algıda oluşan farklılığa üstün tutulması sonucunu doğurmayacaktır. Bu noktada önemli olan karşılaştırılan işaretlerin ilgili tüketici tarafından birbirinden bağımsız iki ayrı marka olarak algılanıp algılanmayacakları ve aralarında iktisadi bir bağlantının varlığını sorgulatıp sorgulatmayacaklarıdır. Kanaatimizce bu husus somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gereken bir inceleme olup işbu ihtilaf özelinde işaretlerin birbiri ile iktisadi – idari anlamda ilişkilendirilme ihtimalinin bulunmadığı, Sonuç olarak taraf markalarının kapsamında aynı ya da benzer olarak kabul edilebilecek mal ve hizmetlerin varlığına rağmen, taraf markaları bir bütün olarak incelendiklerinde, “star” – “stars” ibarelerinin benzeşen kelime unsuru olarak varlığının, nihai algılardaki somut farklılığa üstün gelecek düzeyde olmadığı, her ne kadar “star” kelimesi tanımlayıcı bir nitelik taşımasa da genel olarak gıda sektörü de dahil olmak üzere çok sayıda sektörde kullanılan ve çok sayıda markanın da içerisinde geçen bir sözcük olup, birden fazla noktada farklılaşmış, görsel kimlikleri somut bir biçimde ayrışmış, bütünsel açıdan da birbirlerini çağrıştırmayan taraf markaları arasında nihai algıda, karıştırılabilecek düzeyde bir bütünsel benzerliğin bulunmadığı, TANINMIŞLIK İDDİALARI; Somut olayda davacının işlem dosyasına tanınmışlık iddialarını somutlaştırır delillere yer vermediği, yalnızca “star” ibaresi içerir bazı başvurular ile ilgili olarak Kurum tarafından verilmiş emsal kararlara yer verildiği, her somut olayın kendi özgün koşulları çerçevesinde incelenmesi gerekliliği ilkesi uyarınca bahsi geçen delillerin tanınırlık iddiası için yeterli görülemeyeceği, bu halde SMK m. 6/5 kapsamındaki koşulların da somut olayda ortaya çıkmayacağı, KÖTÜ NİYET İDDİALARI; Davacının, başvurunun kötü niyetle gerçekleştirildiği yönündeki iddialarını benzerlik ve tanınmışlık yönünden ileri sürdüğü iddialara dayandırdığı görülmekle birlikte her iki husus da tek başına kötüniyet açısından esas teşkil edecek argümanlar olarak görülemeyeceği, Netice itibariyle, Dava konusu başvuruda yer alan mal ve hizmetlerden 30. Sınıf malların tamamı ile 35.05 alt grubundaki “ Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden taraf markalarının kapsamlarının aynı ya da benzer olduğu, Başvuru kapsamında 35. Sınıfta yer alan sair hizmetler yönünden taraf markalarının kapsamlarının aynı ya da benzer olmadığı, Taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin mevcut olmayacağı, SMK m. 6/5 kapsamında davacı markasının tanınmış olduğu yönünde bir kanaate varılamadığı, Kötü niyet iddialarının yerinde olmadığı, kurum kararının yerinde olduğu, iptali için gerekli koşulların oluşmadığı sonuçlarına ulaşılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Diğer davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile şahıs vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.08.10.2025
Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır