İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/777 E. 2025/797 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/777
Karar No
2025/797
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/777 Esas

KARAR NO : 2025/797

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 26/08/2025

KARAR TARİHİ : 19/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:

Davacı tereke temsilcisi tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ...'in mirasçılarının mirası reddettiğini, kendisinin tereke temsilcisi olarak atandığını, davalı tarafından 07.06.2011 tanzim tarihli senet ile müteveffa ..., ..., ... ve ... hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, ..., ... ve ... tarafından takibin iptali ve taliki istemli olarak başvuru yapıldığını, İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesince yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Menderes İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini, davalının süresinde başvurmaması üzerine takibin itiraz edenler yönünden açılmamış sayılmasına karar verildiğini, tereke temsilcisi olarak yapılan takibe itiraz edildiğini, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında itirazın süresinde yapılmadığından reddine karar verildiğini, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, menfi tespit davası açmak üzere menderes ... Sulh Hukuk Mahkemesinden yetki alındığını, müteveffanın senet üzerindeki diğer isimlerle ... Nakliyat isimli şirket çatısı altında çalıştıklarını, bankalardaki tüm işlerin ... tarafından takip edildiğini, bu süreçte boş senetlerin diğer isimlerce imzalı bir şekilde bekletildiğini, zaman zaman bu senetlerin bankalardan kredi almak amacıyla kullanıldığını, davalı ...'ın zaman zaman ...'e ait benzin istasyonuna ziyaret amacıyla gelip gittiğini, davalının minibüs şoförlüğü yaptığını, kendisinden şüphelenilmediğini ancak davalının bahse konu senedi ele geçirdiğini ve takip başlattığını, senedin 10 yıl vadeli olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tereke temsilcisi olarak bu davayı başlattıklarını tüm bu nedenlerle adli yardım ve ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile dava konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespitini ve kötü niyet tazmianatına hükmedilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, 07.06.2011 tanzim, 07.06.2021 vade tarihli, 9.000.000,00-TL tutarlı senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Eldeki dava, TTK 4/I maddesi gereğince mutlak ticari dava olup, TTK'nın 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ilk iki fıkrasına göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."

Arabuluculuk dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira arabuluculuk tarafların mahkeme yoluna başvurmadan uyuşmazlıkları bir araya gelerek çözmeleri, bu şekilde daha hızlı ve barışçıl yöntemler ile sonuca ulaşmaları ile mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacı ile getirilmiş alternatif bir çözüm yoludur. (Aynı yönde, İzmir BAM .... HD'nin ... E. ... K., Ankara BAM ... HD'nin ... E.... K.sayılı ilamları )

Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; Mahkememizce davacı müteveffa tereke temsilcisine "Tebliğden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde, arabulucuk son oturum tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunması, sunulmadığı taktirde davanın usulden reddedileceği" ihtarını içerir tebligat düzenlendiği, çıkarılan tebligatın davacı tereke temsilcisine 10.09.2025 tarihinde tebliğ edildiği, verilen süre içinde arabuluculuk tutanağının sunulmadığı, bu durumda dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk dava şartı ihlal edildiğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bununla birlikte her ne kadar davacı tarafça menfi tespit isteminin yanı sıra ihtiyati tedbir ve adli yardım talebinde bulunulmuş ise de tedbirin tabi olduğu esas davanın yukarıda belirtildiği üzere dava şartı noksanlığı giderilmeden ileri sürüldüğü dolayısıyla usulüne uygun şekilde açılmış bir dava da bulunmadığı anlaşılmakla tedbire ilişkin ayrıca değerlendirme yapılmaksızın aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-TTK.'nun 5/A maddesi ve HMK' nun 114/2 ile 115/2 maddeleri gereğince davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN REDDİNE,

2-Dava açılırken yatırılmayan 615,40-TL başvurma harcı ile karar tarihi itibari ile alınması gereken 615,40-TL red harcının davacı müteveffa ... terekesinden (Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...

Esas ... Karar) alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

4-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen taraflara iadesine,

Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/09/2025

Başkan ...

✍e-imzalı

Üye ...

✍e-imzalı

Üye ...

✍e-imzalı

Katip ...

✍e-imzalı

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/777, K. 2025/797, T. 19.09.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-777-e-2025-797-k-c582230d0467