İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/715 E. 2026/164 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/715
Karar No
2026/164
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/715 Esas KARAR NO : 2026/164 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/08/2025 KARAR TARİHİ : 12/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı -------- Şirketi tarafından ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan, davalı ------- tarafından belediye otobüsü olarak işletilen ve son olarak davalı --------- Şirketi mülkiyetinde olan--------- plakalı araç tarafından, 21.01.2025 tarihinde müvekkillerinin annesi yaya --------- çarpması suretiyle vefatına sebep olduğunu, Trafik polisleri tarafından tutulan Kaza Tespit Tutanağı’ndan anlaşıldığı üzere, mevcut kazada --------- plakalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğu, müvekkillerinin vefat eden anne --------- çocukları olduğunu, 3 kız, 1 erkek kardeş olmak üzere 4 kardeş olduklarını, müvekkilinin --------- 35 yaşında en küçük erkek kardeş olduğunu, annesi ile birlikte yaşadığını, bekar olduğunu, ihtiyaçlarının annesi tarafından giderildiğini, --------- 38, --------41 ve --------- 43 yaşında olduğunu, kız kardeşlerin evli olduğunu, kazanın oluşturduğu olumsuz etkenler ve kazada annelerini kaybetmeleri nedeniyle müvekkillerin yaşadığı üzüntü ve elemin bir miktar azaltılabilmesi adına şimdilik her bir müvekkili için 500.000,00 TL olmak üzere toplamda 2.000.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte, davalı Kasko Sigortası (Poliçe no: 75901054) ile İhtiyarı Mali Mesuliyet Sigortasıyla(İMM) sigortalayan davalı ---------- Şirketi yönünden sorumlu olduğu limitle sınırlı olmak kaydıyla taraflardan müştereken ve müteselsilen karşılanmasın, Davalı -------- Şirketi'ne karşı manevi tazminatın tahsili için ticari dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, somut olayda taraflar arasında meydana gelen olay haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, müvekkilin zararının haksız eylemin gerçekleştiği tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan alınmasını talep ettiklerini, karşı tarafın kusuruyla müvekkillerin annesini kaybettiklerine sebep olduğu kaza tutanağı ile sair belgeler ile açıkça ortada olduğunu, bu nedenlerle; fazlaya dair tüm hak ve alacakları saklı olmak kaydıyla, annelerini kaybetmeleri sebebiyle her davacı yönünden 500.000,00-TL olmak üzere toplamda 2.000.000,00-TL manevi tazminat tutarınınaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalı ile İhtiyarı Mali Mesuliyet Sigortasıyla (İMM) sigortalayan davalı --------- Şirketi yönünden sorumlu olduğu limitle sınırlı olmak kaydıyla] taraflardan müştereken ve müteselsilen tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan aracın Özel Halk Otobüsü olduğunu, öncelikle husumet itirazlarının bulunmadığını, söz konusu davada müvekkili kuruma husumet yönlendirilmesinin yerinde olmadığını, husumetten reddini talep ettiklerini, --------- ile Özel halk otobüsleri arasındaki ilişkinin --------- tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe giren Özel Halk Otobüsü Çalışma Yönergesine göre düzenlendiğini, ---------- tarafından çıkarılan ve bağlayıcı olan “Özel Halk Otobüsleri Yönergesinin 5. Maddesinde “ ÖHO ’da görev yapan personel, toplu taşımacılık hizmeti esnasında taşımacının vekili durumunda olduğunu, araç personelinin her türlü fiilinden ve taşımacılıktan doğan mali, hukuki ve cezai sorumluluğun taşımacılara ait olduğunu, gerek-------- gerekse-------- ile taşımacı arasında bu konuda hiçbir akdi ilişki kurulmaz.” denilmek suretiyle -------- hukuki vasfına ve işleten sıfatı bulunmadığına dikkat çekildiğini, ---------- Özel Halk Otobüslerinin işleteni olmadığını, Özel Halk Otobüsleri, otobüsün işleteni olan özel kişilerin başvurusu sonucu belli bir toplu taşıma güzergâhında hat ruhsatı tesis edilmesi sonucu bu araçları kendi nam ve hesaplarına işlettiklerini ve taşımacılık yaptıklarını, kâr ve zararın da işleticisine ait olduğunu, Kazaya neden olan aracın Özel Halk Otobüsü olduğu, müvekkil İdare, aracın maliki olmadığı gibi, müvekkil idarenin aracı süreklilik arz edecek şekilde kendi nam ve hesabına ve tehlikesi kendine ait olmak üzere işletmesi de söz konusu olmadığını, husumet itirazları baki kalmak üzere, dava dilekçesinde ki aleyhe hususları kabul etmediğini, istenilen manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini, bu davadan müvekkili idarenin hiçbir sorumluluğu olmadığını, 21.01.2025 tarihinde --------- Plakalı ve --------- kodlu Özel Halk Otobüsünün karışmış olduğu trafik kazası ile alakalı müvekkil kurum kayıtlarında bilgi ve belge bulunmadığını, İddia edilen kazayı ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte ve husumet itirazları baki kalmak üzere üzücü bir kaza yaşanmış olmakla birlikte, davacı tarafın ÖHO sürücüsüne asli ve tam kusur izafe etmesini kabul etmediklerini, davacının kusura ilişkin tek taraflı beyanlarını kabul etmediklerini, kazanın varlığı, oluşumu, illiyet bağının varlığı ve tarafların kusur oranları delil durumuna göre uzman bilirkişilerce yapılacak olan incelemeler ve yargılama sonucunda ortaya çıkarılabileceğini, dosyanın kusur ve illiyet bağının tespiti için ---------- Dairesine gönderilmesini de talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediğini, öncelikle kusur oranlarının tespiti kusur raporu alınması gerektiğini, davacı yanın fahiş nitelikli, haksız hukuka aykırı manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep ettiği haksız ve hukuksuz dava konusu tazminat taleplerine ilişkin zamanaşımı definde bulunduklarını bu nedenlerle davanın öncelikle müvekkili kurum yönünden husumetten reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ---------Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen 21.01.2025 tarihli kazaya karıştığı belirtilen---------- plakalı aracın müvekkil şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı vekili, meydana gelen trafik kazası sebebi ile manevi tazminat talep etttiğini, müvekkil şirket ilgili aracın kasko sigortacısı olduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin belli şartlar altında teminat altına alındığını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını, cezalandırma amacı taşıyamayacağını, kazanın meydana gelmesine ilişkin kusur incelemesi yapılması gerektiği, bu sebepler göz önüne alınarak ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak koşuluyla, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, aksi halde izah ettikleri hususların dikkate alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve beyan etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davalı --------- Şirketi tarafından ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan, davalı --------- tarafından belediye otobüsü olarak işletildiği iddia edilen, davalı ---------Şirketi mülkiyetinde bulunan --------- plakalı araç tarafından, 21.01.2025 tarihinde davacıların annesi yaya --------- çarpması suretiyle ölümüne sebebiyet vermeleri sebebiyle her bir davacı için ayrı ayrı 500.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebinden ibarettir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Manevi tazminat miktarına gelince, 6098 Sayılı TBK'nun 56 maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve --------- sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davasında, zararın gerçekleşmesinde davacının kusurunun bulunmasının takdir olunan manevi tazminat miktarından indirim yapılmasını gerektirip gerektirmediği uyuşmazlığında --------- sayılı kararında belirtildiği üzere" tarafın tatmin edilmesini istediği manevi tazmin, mahiyeti itibariyle para ile ölçülebilen, sabit, objektif bir değer değildir. Bu sebepledir ki hâkim; bir yandan dosyaya yansıyan vakıaları, olayın oluş şeklini, mağduriyetin ağırlığını, duyulan acının maddi manevi yoğunluğunu ve sürekliliğini, tarafların sosyo-ekonomik koşullarını ve benzeri hususları bir arada gözetirken, diğer yandan tazminatın bir taraf için cezalandırma, karşı taraf için zenginleştirme sonucunu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet dengesine oturmasını sağlama amacını göz önünde tutarak haklı ve yeterli olduğunu kabul edilebileceği tazminat miktarını serbestçe tayin edebilecek ve elbette bir üst sınır olarak davacının talebini aşamayacaktır. " tam kusura dayalı açılan davalarda dahi davalının değil davacının da kusur durumunu göz önünde tutularak talep edilen tazminat tutarının makul ve kabul edilebilir olduğu sonucuna varıldığında tam kabulüne hükmedilebileceği kabul edilmektedir.Bu ilkeler kapsamında, olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı davalı sürücünün asli kusurlu olması, tazminattan indirim yapılmasını gerektirir başkaca katışık kusurun ispat edilememesi, ölüm sonucunun doğması sebebiyle talep edilen makul ve ılımlı miktarda olması, taraflarının sosyal ekonomik durumları, hak ve nesafet kaideleri, davalı sürücünün eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile değerlendirildiğinde;davacıların her biri için ayrı 500.000 TL manevi tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı ---------- manevi tazminat talebinin kabulü ile 500.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta için 02.05.2025 tarihi diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 21.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine 2-Davacı ---------- manevi tazminat talebinin kabulü ile 500.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta için 02.05.2025 tarihi diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 21.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine 3-Davacı ---------- manevi tazminat talebinin kabulü ile 500.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta için 02.05.2025 tarihi diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 21.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine 4-Davacı --------- manevi tazminat talebinin kabulü ile 500.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta için 02.05.2025 tarihi diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 21.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine 5-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 136.620,00-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 298.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Suç üstü Ödeneğinden yapılan; 885,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 885,00TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 9-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde -------- Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan ücretin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ----------Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/715, K. 2026/164, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-715-e-2026-164-k-2e0a594ed06d