İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/708 E. 2026/130 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/708
- Karar No
- 2026/130
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/708 Esas KARAR NO: 2026/130 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 28/07/2025 KARAR TARİHİ: 09/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----tarihinde davalı---- sevk ve idaresindeki diğer davalı -----adına kayıtlı ---- plakalı sayılı araç, müvekkil şirkete ait park halindeki -----plakalı araca çarpmış ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bahse konu kaza sonucunda aynı zamanda ticari amaçla da kullanılan aracın belli bir süre onarımda kalması sebebi ile kazanç kaybı meydana gelmiş olup işbu kazanç kaybı bedelinin davalı araç maliki ve araç sürücüsünden tahsili gerektiğini, olay nedeniyle müvekkiline ait araçta oluşan kazanç kaybı bedelinin tahsili için davalılar aleyhine ------tafından işbu icra takibine haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli şekilde, hiçbir hukuki ve rasyonel gerekçe olmaksızın, sırf takibi sürüncemede bırakarak ödeme yapmaktan uzaklaşmak amacı ile salt matbu ve mücerret nitelikte, hiçbir somut ve hukuki vasfı olmayan beyanlara dayalı itiraz edilip takip durdurulduğundan ve davalıların dava konusu maddi vakıada taşıdığı kusur ve sorumluluğu bertaraf edecek veya aksini kanıtlayacak tek bir gerekçesi dahi bulunmadığından yasal süresi içerisinde haksız itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesi amacıyla huzurdaki davanın ikame edildiğini, kaza sonrasında müvekkil şirkete ait aynı zamanda ticari amaçla da kullanılan aracın belli bir süre onarımda kalması sebebi ile kazanç kaybı da meydana geldiğini, ----- tarafından düzenlenen rapor ile müvekkiline ait aracın uğradığı maddi zararın onarılması sürecinde doğan kazanç kaybı bedelinin tespit edildiğini, eksper raporunda; hasar onarım işlemleri nedeniyle kullanılamayan aracın günlük kazanç bedelinin belirlenmesi için araç kiralama sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin internet sitelerinde ilan ettiği fiyatlar üzerinde yapılan araştırmaya göre --- plakalı aracın günlük ortalama ----- kiralama bedeli tutarında gelir sağladığı ve araçta oluşan hasara göre onarım süresinin 15 gün olacağı, bu veriler ışığında davalının kusur durumu da gözetilerek kazanç kaybı bedelinin 52.500,00-TL (3.500,00-TL x 15 gün * %100 kusur = 52.500,00-TL) olduğu tespit ve tevsik edildiğini, bu nedenle rasyonel delillere dayandırılarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali gerektiğini, davalı araç sürücüsü ve maliki, dava konusu zarara sebep olan kazada asli kusurlu olduğunu, 19.08.2024 tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı sürücünün olayın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/1-l maddesinde vaki "Araç sürücüleri trafik kazalarında (...) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma hallerinde asli kusurlu sayılırlar." kuralını ihlal etmek suretiyle asli kusurlu bulunduğu açıkça tespit edildiğini, kaza tespit tutanağında yapılan kusur değerlendirmesi olayın meydana geldiği yer, zaman ve akış içerisindeki duruma uygun, makul ve rasyonel olup yargılama safhasında yapılacak kusur değerlendirmesine de dayanak teşkil edecek nitelikte olduğun, kaza nedeniyle oluşan zarardan tamamen davalı taraf sorumlu olduğunu, meydana gelen kaza sonucunda müvekkiline ait ----- plakalı araçta oluşan zarardan doğan ve ---- Esas sayılı dosyasına konu olan kazanç kaybı bedeli alacağına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazların iptali ile icra takibinin devamına, haksız ve kötü niyetli itirazla kesin ve likit bir alacağın sürüncemede kalmasına neden olan davalılar aleyhine hükmolunan meblağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme davalının dava tarihindeki yerleşim mahkemesi olduğunu, müvekkili şirket merkezinin ----olduğunu, huzurdaki ----- Asliye Ticaret Mahkemeleri huzurdaki uyuşmazlığın çözümünde yetkili olduğunu, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini ve huzurdaki dosyanın yetkili ------- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, bilindiği ve emsal yargı kararlarında da ifade edildiği gibi ticari kazanç kaybının somut ve kesin delillerle ispatının gerektiğini, zararın miktarının, kazanç kaybının gerçekleştiği dönem aralığı gibi hususların ortaya konulması ve meydana gelen kaybın somut delillerle ispatı gerektiğini, oysa davacı tarafça somut verilere dayalı olmayan "tahmini bir zarar hesabı" içeren "Hasar onarım işlemleri nedeniyle kullanılamayan aracın günlük ikame araç bedelinin belirlenmesi için araç kiralama sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin internet sitelerinde ilan ettiği fiyatlar üzerinden yapılan incelemede, ---- plakalı araç için günlük ortalama ----- kiralama bedeli talep edildiği belirlenmiştir. Araçta oluşan hasara göre toplam onarım süresi 15 gün olarak belirlenmiştir.----- tarihli ekspertiz raporuna dayalı olarak icra takibi başlatılmış ve ardından huzurdaki dava açıldığını, davacı şirketin ticari kazanç kaybı iddiası soyut ve varsayıma dayalı olup, tahmini bir onarım süresi ve zarar hesabı içeren ---- tarihli ekspertiz raporu dışında, iddia edilen kaybın gerçekleştiğine dair somut bir belge, davacıya ait finansal kayıtlar, araç kiralama hizmetine ilişkin bir fatura, sözleşme, aracın servis raporları vb. somut ve kesin herhangi bir delil sunulmadığını, oysa zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olup huzurdaki uyuşmazlıkta da yerleşik yargı içtihatlarında da ifade edildiği gibi ticari kazanç kaybının soyut iddialar ile değil, somut ve kesin delillerle ispat edilmesi gerektiğini, aksi durumun, davacı şirketin soyut iddialarla haksız kazanç elde etmesi ve sebepsiz zenginleşmesi anlamına geleceğini, bununla birlikte ticari kazanç kaybının talep edilebilmesi için davacı şirkete ait ---- plaka sayılı aracın ticari bir amaçla çalıştırıldığının ispatı ve/ veya bu araçtan elde edilen kazanç belgelerinin de alacak iddiasına dayanak gösterilmesi gerektiğini, ancak iddia edilen ticari kazanç kaybına dair belgeler huzurdaki dosyaya sunulmadığı gibi, davacı tarafça dayanak gösterilen---- tarihli ekspertiz raporuna da esas alınmadığını, dava dilekçesinde, davacıya ait aracın kullanım alanı, bu araçtan elde edilen kazanç belgeleri vs. aracın ticari amaçla kullanıldığını ispata yarar belge ve deliller dosyaya sunulmadığı gibi, iddia edilen kazanç kaybının meydana geldiği tarih aralığı dahi belirtilmediğini, özetle davacının kazanç kaybı talebi haksız ve dayanaktan yoksun olup somut deliller ile ispatlanamayan huzurdaki davanın reddi gerektiğini, kaldı ki davacı şirket aracına ait sigorta poliçeleri de davacı tarafça huzurdaki dosyaya sunulmadığını, davacı şirkete ait sigorta kasko poliçelerinin ilgili sigorta şirketinden celp edilerek, davacı şirketin kasko poliçesinde ikame araç ve/ veya ikame araç bedeline ilişkin hüküm olup olmadığı, davacı tarafça kasko poliçesi kapsamında ikame araç kullanılıp kullanılmadığı, kasko şirketinden bu hususta herhangi bir hizmet alınıp alınmadığı hususlarının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sayın mahkemece aksi kanaatte olunduğu taktirde dahi davacı şirkete ait aracın görüntüleri ve kaza raporları incelendiğinde ve bu hususta bağımsız ve denetime elverişli bilirkişi raporu aldırıldığı taktirde, davacıya ait aracın tamir ve onarımının iddia edilen kadar uzun bir süre gerektirmeyeceği tespit edilebileceğini, ayrıca yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla, her ne kadar davacı tarafça dayanak gösterilen ekspertiz raporunda bu hususta bir tespit yapılmamış ise de kazanç kaybının tespitinde araçtan mahrum kalınan sürede aracın harcayabileceği yakıt vb. giderlerin hesaplanması ve tespit edilen tutardan düşülmesi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, huzurdaki icra takibine konu alacak haksız ve fahiş nitelikte olup davacı şirkete ait araca emsal nitelikteki araçların günlük kiralama ücretleri, bugün dahi ekspertiz raporunda belirtilen tutarlara ulaşmadığını, geçen yıl (takip tarihinde) ve günümüzde dahi davacı şirkete ait araca emsal nitelikteki bir aracın kira bedeli ortalama-----gün olup bir an için davacının kazanç kaybının oluştuğu varsayımında dahi davacı şirket tarafından iddia ve talep edilen tutar haksız ve fahiş olduğunu, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla son olarak belirtmek gerekir ki dava konusu iddia edilen alacak likit ve belirli olmayıp davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, öncelikle yetki itirazlarının kabulüne ve dosyanın yetkili ----- Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise huzurdaki haksız davanın esastan reddine ve davacı şirketin haksız ve kötü niyetli ve iddia edilen dava konusu alacak miktarı belirsiz olduğundan davacı şirket aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı vekilinin -----tarihli feragat dilekçesinde; ''Yukarıda bilgileri mübrez Sayın Mahkemeniz dava dosyası kapsamında dava konusu taleplerimizden feragat ettiğimizi bildirir, taraflar lehine/aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeksizin davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz '' şeklinde feragat beyanında bulunduğu görülmüştür.Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalı tarafın veya Mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK. m. 307/1)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat veya kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK. m. 309/1-2)Feragat ve kabul kayıtsız şartsız olmalıdır. (HMK. m. 309/4)Vekilin feragat edebilmesi, için feragate ilişkin özel yetkisinin bulunması şarttır. (HMK. m. 74/1) Buna göre; davacı vekili tarafından verilen, dava dilekçesinde ekli vekaletnamenin yapılan incelenmesinde; davacı vekilinin feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı vekilinin davadan feragat ettiği, davadan feragate dair vekaletnamesinde özel yetkisi bulunduğu görülmekle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın feragat sebebiyle REDDİNE, 2-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Davadan feragat nedeniyle alınması gereken 488,00-TL harcın, peşin alınan 652,83 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 164,83 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatırana iadesine, 5-Davalı ------- vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ------ ödenmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde-----------Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/02/2026