İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/701 E. 2025/882 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/701
Karar No
2025/882
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : DAVALI : ... - ... ... VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : RED

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 2018 yılından beri, zincir restaurant hizmeti verdiğini, bu kapsamda müvekkili "... Mahallesi, ... Cd. No:6, ... Çankaya/Ankara" ve " ... Mah. ... AVM No: ... 11/12 ... Batıkent/Ankara" adresinde mukim "... işletmektedir. Nitekim söz konusu işletmenin markası TPMK nezdinde 30 ve 43 sınıflarda ... tescil numarası ile koruma altında olduğu, davalı ...'in Konya'da mukim ... işlettiğini, davalının, müvekkili ile davalının işletmelerinin karıştırılmasına neden olduğunu, bu nedenle Davalının haksız rekabete neden olan eylemleri nedeniyle haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i ile, HMK m. 107'ye tabi olmak üzere müvekkilinin elde edeceği menfaatin karşılığı olarak şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ile 10.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Mahkememizce verilen ... Esas - ... Karar sayılı kararı BAM . Hukuk Dairesi'nin 17/09/2025 tarih ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla yargı yeri belirlendiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine Tazminat davası açtığı, davalının cevap dilekçesi ibraz ettiği görülmüştür. Sıfat, dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade eder ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır (... .: Medeni Usul Hukuku, C.I, Ankara 2016, s. 512). (18) Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan hakim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekilen bir defi de değildir.Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde resen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur.(... .: Hukuk Muhakemeleri Usulü,C.I İstanbul 2001, s. 1157 vd.) (Yargıtay HGK 24.06.2021 T... E... K.) Husumet Taraf Sıfatı: Bir usul hukuku sorunu olmayıp, davaya konu edilen subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında karar verilemeyeceğinden dava sıfat yokluğundan (husumetten) red edilir.Taraf sıfatı bir dava şartı değildir. Taraf sıfatı, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu olan bir olgudur.(... .: Medeni Usul Hukuku el kitabı, Ankara 2020, C.I s.331 vd).(19) Eş söyleyiş ile taraf sıfatının araştırılması, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir.Dava konusu şey üzerinde kim yada kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayinin de olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olmasa bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.(Yargıtay HGK 22/06/2021 T.... E... K.) Huzurdaki davanın, davacısının ... olduğu, marka sahibinin gerçek kişi ... olduğu anlaşılmakla, Hukukumuzdaki düzenlemeye göre, gerçek kişi, tüzel kişiler yönünden yasal düzenlemeler vardır. Marka sahibi ile davacı şirket arasındaki dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre şirket müdürü (müştereken yetkili) müdürler kurulu başkanıdır. Dosyadaki delillere göre Marka sahibi (... ) ... . Markanın haklarının, davacı şirkete devrine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge de yoktur. Tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumuna göre davacı şirketin aktif husumetinin olmadığı anlaşıldığından Mahkememizce oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının, davasının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Harç peşin ve yeteri kadar alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 11.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA, 6-Davacı tarafça depo edilip kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/12/2025

Katip ... Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/701, K. 2025/882, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-701-e-2025-882-k-bfc53720f295