İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/67 E. 2025/67 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/67
- Karar No
- 2025/67
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/67 Esas - 2025/135 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/67 Esas KARAR NO : 2025/135
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ: DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/03/2021 KARAR TARİHİ : 30/10/2025 K. YAZIM TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.02.2021 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu ... ve ... plakalı araçların, müvekkillerinden ...'ın eşi, ...'nin oğlu...'ün sevk ve idaresindeki ....plakalı otomobile ... ili .... sınırları içerisinde çarpması sonucu meydana gelen kazada,...'ün vefat ettiğini, davalının kazaya sebebiyet veren... ve ... plakalı her iki aracın da zorunlu trafik sigortacısı olması nedeniyle davacıların zararını herhangi bir kusur indirimi yapılmaksızın gidermekle yükümlü olduğunu, müteveffanın kazadan önce kapıcı olarak çalıştığını, gelirinin diğer işçilere uygulanan net asgari ücretin üzerinde olduğunu, uğranılan zararların tazmini için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, hasar dosyası açıldığını ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi 05.03.2021'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesi ekinde hiçbir belgenin yer alamadığını, davanın esas ve usulüne ilişkin itirazların sunulabilmesi için tüm delillerin ibrazının gerektiğini, davacı tarafça KTK 97. madde uyarınca düzenlenen özel dava şartının yerine getirilmediğini, ibrazı zorunlu olan evrakların sunulmadığını, müteveffanın sigortalı araç sürücüsü ile kazaya karıştığı ve kaza ile illiyet bağı bulunan bir nedenden ötürü hayatını kaybettiği hususlarının ispatı için ölü muayene otopsi raporunun ibrazının zorunlu olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı hesabının ZMSS genel şartları a.5/ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, somut olayda sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, uyuşmazlığa konu kazada davacının müterafik kusurunun bulunması nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini, davacının haksız ve hukuka aykırı faiz talebinin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, SGK kayıtları, ücret bordroları, ... batı CBS'nin ... sayılı soruşturma dosyası, trafik tescil kayıtları, 13/09/2021 tarihli kusur bilirkişisi raporu, ... ATK Trafik İhtisas Dairesinin 18/01/2022 tarihli raporu, üç kişilik karayolları fen heyetinden alınan 11/05/2022 tarihli bilirkişi raporu, 02/09/2022 tarihli tazminat raporu, BAM ilamı, ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan 19/11/2024 tarihli rapor, 24/06/2025 tarihli tazminat ek raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Ankara Batı (...) Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasına kayden yapılan yargılama sonucunda 01/12/2022 tarih ... Esas ...Karar sayılı karar ile,“1-Davanın kabulüne, davacı ... için eşi ...'ün vefatından dolayı 226.547,91 TL, davacı ... için oğlu ...'ün vefatından dolayı 45.233,39 TL olmak üzere toplam 271.781,30 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, hüküm altına alınan miktarlara temerrüt tarihi olan 05/03/2021 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihindeki poliçe limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına,” karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Ankara BAM 35. Hukuk Dairesinin 22/05/2024 tarih 2023/217 esas 2024/741 karar sayılı ilamı ile: "...Somut olayda, 05/02/2021 tarihinde davacıların desteği olan ..'ün sevk ve idaresindeki araç ile davalı tarafından sigortalı ... plakalı maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğu, davacıların desteği ile karşı araç sürücüsün araçlarında inerek durdukları sırada, yine davalı tarafından ZMMS sigortalı ... plakalı aracın, direksiyon hakimiyetini kaybederek önce duvara sonrasında ise kazalı araçlara ve davacıların desteğine çaptığı anlaşılmaktadır. Meydana gelen kazaya ilişkin yapılan ceza soruşturmasında alınan 20/05/2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde, ilk kazaya karışan araç sürücüleri ... (destek) ve...'un ilk kaza sonrasında gerekli tedbirleri almamaları nedeniyle ikinci kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu oldukları, ikinci kazaya karışan...'un ise aracın hızını yük, teknik özellikleri, görüş, yol ve hava durumuna göre ayarlaması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince trafik kusur bilirkişisinden alınan 13/09/2021 tarihli kusur raporunda da ilk kazaya karışan araç sürücülerinin asli %60 kusurlu olduğu denilmesine rağmen parentez içerisinde "%60 oranında, her biri için %30'ar sorumlu olarak" (bu şekilde desteğin ölümünde kabul edilen asli kusurluk ile %30 kusur durumu çelişki oluşturacak mahiyette olup, kastedilen yeterince açık değildir.) denilerek, kusur durumları tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince 13/09/2021 tarihli rapor ile savcılık aşamasında alınan bahsi geçen rapor arsında çelişki olduğundan bahisle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden çelişkiyi giderecek rapor alınmasına karar verilmiş, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi "18/01/2022" tarihli raporunda, aynı kazaya ilişkin "ceza davası içinde rapor tanzim edildiğini" açıklayarak, ceza dosyasındaki delilleri de değerlendirdiğini belirtmek suretiyle kazanın meydana gelmesinde ilk kazayı yapan araçların almış olduğu önlemlerin yeterli olduğundan, ölümle sonuçlanan kazanın meydana gelmesinde kusurları olmadığı, kazalı araçlara çarpan ikinci aracın asli ve %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının ceza dosyasına tanzim ettiği 12/11/2021 tarihli raporun da dosyaya kazandırıldığı görüşmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporun da çelişkiyi gidermediği değerlendirilerek Karayolları Trafik Fen Heyetinde görev yapmış kişilerden oluşturulan 3 kişilik heyetten rapor alınmış, söz konusu raporda da 13/09/2021 tarihli rapor gibi değerlendirme yapılarak, "ancak asli ve tali ibareleri kullanılmayarak" kazanın meydana gelmesinde ilk kazaya karışan araç sürücüleri... ve ...'un kazanın oluşumunda %60 oranında kusurlu oldukları belirtilmiş parantez içerisinde "Yüzde altmış-her biri için %30 ar sorumlu olarak" denilmiş, kaza yapan araçlara çarpan araç sürücüsünün ise %40 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, davacılar vekili rapora davacıların desteklerinin kusuru olmadığından bahisle itiraz etmiş, sigorta şirketinin ise rapora karşı beyanda bulunmadığı görülmüştür. Söz konusu kusur raporlarından sonra alınan aktüer hesap bilirkişisi ek raporunda ise tazminattan kusur oranında indirim yapılırken, desteğin kendi ölümü nedeniyle kusurunun %60 olduğu kabul edilerek, davacı ...'ın destek zararının 226.547,91 TL olduğu,...'ün destek zararının 45.233,39 TL olacağı ve tazminat miktarının sigorta teminat limiti içerisinde olduğu kabul edilmiş, rapora davacılar vekili tarafından itiraz edilerek, desteğin kusurunun %30 kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmüş, davalı sigorta vekili rapora karşı beyanda bulunmamıştır. Olay tarihinde ilki maddi hasarlı olmak üzere iki ayrı trafik kazası meydana gelmiş olup, ölüm olayının ilk kaza sonrasında olay yerinde duran sürücülere ve araçlara, dava dışı...'un çarpması ile meydan geldiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava ise...'ün vefatı nedeniyle açılmış olup, ilk derece mahkemesi tarafından yeterli görülen raporda, ilk kazaya karışan diğer araç sürücüsüne, kendisinin zararı nedeniyle kusur verildiği anlaşılmakta ise de davacıların desteğinin ölüm nedeniyle kusur verilip verilmediği, verilmiş ise kusurlu davranış ile zarar (diğer sürücünün ölümü nedeniyle) arasında ne gibi bir illiyet kurulduğu açık değildir. Öte yandan "Yüzde altmış-her biri için %30 ar sorumlu olarak" ibaresi, ilk kazaya karışan diğer araç sürücüsünün de ölüm olayından %30 oranında kusurlu olacağı kast edilerek kullanılmış ise, bu durumda çarpma olayını gerçekleştiren araç sürücüsünün kusuru ilk kazaya karışan araç sayısına göre değişeceği gibi zarar görenin kusurunun tek başına neden olacağı sonuçtan, ilk kazaya karışan araç sayısı kadar istifade edecektir. Olay özelinde örnek vermek gerekir ise, zarar gören tek başına önlemsiz olarak durmuş iken kazaya sebebiyet vermiş iken 10 birim kusurlu ise 10 aracın karıştığı ilk kaza sonrasında aynı kusurlu davranışı ile başka bir aracın çarpması durumunda 1 birim kusurlu olacaktır. Söz konusu raporda ise ilk kazaya karışan araçlara %60 oranında kusur izafe edilmiş iken "Yüzde altmış-her biri için %30 ar sorumlu olarak" ifadesi ile neyin kastedildiği açıklanmamış, desteğin ölümü nedeniyle ilk kazaya karışan araç sürücüsünün %30 kusurlu olduğu kabul edilmiş ise meydana gelen ikinci kaza ile bu sürücünün eyleminin meydana gelen ölümle illiyeti ortaya konulmamıştır. Nitekim taraflar, aktüer bilirkişi ve ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında rapora farklı anlam yüklemiş, ilk derece mahkemesi kusur raporunu kabul etmişken, kusur raporuna farklı anlam yükleyen aktüer hesap raporunun da uygun olduğu kabul edilmiştir. Bu haliyle hükme esas alınan kusur raporu denetişme ve hüküm kurmaya elverişli görülmemiştir. Bu durumda, öncelikle meydana gelen kazaya ilişkin ceza dosyasının tamamı dosya içerisine kazandırılarak, ceza dosyasında maddi vaka kesinleşmiş ise bunun da nazara alındığı, davanın da davacıların yakınlarını kaybetmiş olması nedeniyle destek tazminatı olduğu gözetilerek, yeni bir bilirkişi heyetinden davacıların yakınının vefatı ile sonuçlanan kazaya ilişkin olarak kusur durumunun tespit edildiği, kusurlu eylemler ile zarar arasındaki illiyet bağının değerlendirildiği, denetime elverişli kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, tarafların, aktüer hesap bilirkişisinin ve ilk derece mahkemesinin farklı anlam yüklediği rapora göre eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek ceza mahkemesi dosyası dosya içerisine kazandırılarak, açıklanan şekilde kusur durumunun tespit edildiği, ölüm olayı ile kusurlu eylem arasındaki illiyet bağının değerlendirildiği, denetime elverişli, gerekçeli, kusur belirlenmesi açısından tereddüt oluşturmayacak kusur raporu alınarak, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine..." karar verilmiş, dosya Ankara Batı (....) Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esasına kaydedilmiş, bölünme sonrası ise mahkememizin yukarıdaki esasını alarak yargılamaya devam olunmuştur. Dosyamız kapsamında alınan 18/01/2022 tarihli ATK raporu, 13/09/2021 tarihli rapor, 11/05/2022 tarihli rapor arasında çelişki bulunmakla, BAM ilamında belirtilen hususlar ile dosya arasına alınan ceza dosyasında kusur durumuna ilişkin maddi olgunun kesinleştiği gözetilerek, çelişkilerin giderilmesi ve davacıların yakını olan ...'ün vefatı ile sonuçlanan kazaya ilişkin olarak kusur durumunun tespit edilmesi, kusurlu eylemler ile zarar arasındaki illiyet bağının değerlendirilmesi bakımından Ankara ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan 19/11/2025 tarihli raporda, davalı taraf sürücüsü ..'un %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü- yayalar .... ve ....'ün kusursuz oldukları yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. BAM ilamına uygun olarak alınan ve çelişkilerin giderildiği, tarafların kusurlarının belirli hale getirildiği 19/11/2025 tarihli rapor 4 sayılı CB kararnamesinin 16/2.maddesi de gözetilerek hükme esas alınmıştır. BAM ilamına uygun olarak belirlenen kusur oranına göre talep edilen tazminatların hesaplanması bakımından, aktüerya uzmanı bilirkişiden 07/03/2025 tarihli rapor alınmış, iş bu rapora davacılar vekilince itiraz edilmesi üzerine 23/06/2025 tarihli ek rapor dosyaya kazandırılmıştır. Aktüerya uzmanınca düzenlenen ve hükme esas alınan 23/06/2025 tarihli ek raporda özetle; "...Davacılar vekilinin itirazında ileri sürdüğü hususlar ile raporumuzda yapılan tespitler arasındaki çok küçük farklar, raporun anlaşılabilmesi ve denetlenebilirliği açısından bilgisayar programı ile hazırlanmayıp, fiziki tablolar ve açık hesaplamalar kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Aksi takdirde rapor denetlenemez ki, denetlenebilirlik bir raporun en önemli ve vazgeçilmez unsurudur. tarafımızdan davacı vekilinin ileri sürdüğü ay, yıl ve gün esasına göre tespit edilmiş yaş ve destek süreleri esas alınarak yeniden hesaplama yapılmış, 05.02.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ve kusursuz olduğu tespit edilen...'ün; eşi ... için 2.405.387,40 'TL, annesi ... için 422.226,13 TL destekten yoksun kalma tazminatı belirlenmiştir. Bu doğrultuda müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacıların davalı ... Sigorta A.Ş'den Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi teminat limiti dahilinde talep edebileceği miktar; eşi ... için 365.791,35 TL, annesi ... için 64.208,65 TL ile sınırlıdır..." şeklinde görüş bildirilmiştir. Davacı vekili mahkememize sunduğu 02/07/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; Dava açılışında davacı eş ve davacı anne için 100,00' er TL üzerinden harçlandırılarak belirsiz alacak davası olarak açılan maddi tazminat davasında dava değerini 07/11/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, davacı eş yönünden 226.547,91-TL' ye, davacı anne yönünden ise 45.233,39-TL' ye artırdıklarını ; Davacı eş ... yönünden 226.547,91-TL olarak talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 139.243,44-TL artırarak 365.791,35-TL olarak, Davacı anne ... yönünden ise, 45.233,39-TL olarak talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 18.975,26-TL artırarak 64.208,65-TL olarak belirlediklerini beyan etmiş, toplam 430.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının, sigorta poliçesi teminat limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla, temerrüt tarihi olan 05.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı kaldırma kararı öncesi yaptığı ıslah dilekçesinden sonra BAM ilamındaki eksiklikler giderildikten sonra dava değerinin belirli hale geldiği kabul edilerek ve davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı gözetilerek ilk kez sunduğu bedel artırım dilekçesi hükme esas alınmıştır. Buna göre, davacılar... ve ...'ün desteğinin ölümü ile sonuçlanan kaza nedeniyle davacılar lehine hesaplanan maddi tazminattan davalının kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesi limiti ile sorumlu olduğu anlaşıldığından tespit edilen maddi (destekten yoksun kalma) tazminatın ıslah/bedel arttırım dilekçesi gözetilerek davalı sigorta şirketinden müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş, sigortaya başvuru tarihi dikkate alınarak sigorta şirketinin temerrütünün 05/03/2021 tarihinde oluştuğunun kabulü ile BAM kaldırma ilamından önce verilen kararı sadece davacılar vekilinin istinaf ettiği, istinaf sebebi olarak kusur durumuna da itiraz ettiği, kaldırma kararı sonrası oluşan kusur durumunun davalılar lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmediği de gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, Davacı ... için eşi....'ün vefatından dolayı 365.791,35 TL, davacı... için oğlu...'ün vefatından dolayı 64.208,65 TL olmak üzere toplam 430.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, Hüküm altına alınan miktarlara temerrüt tarihi olan 05/03/2021 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihindeki poliçe limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına, 2-Karar kesinleştiğinde dosya arasında fiziki olarak bulunan Ankara Batı ....ASCM'nin ... esas sayılı dosyasının mahkemesine iadesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 29.373,30 TL harçtan peşin, ıslah ve tamamlama harcı olarak alınan 1.528,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.845,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ve dava öncesi ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 59,30 TL başvurma harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 59,30 TL peşin harç, 928,00 TL ıslah harcı, 541,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.596,10 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 3.450,00 TL bilirkişi ücreti, 730,30 TL ATK Trafik İhtisas Dairesi rapor ücreti, 8.400,00 TL ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu rapor ücreti, 860,30TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 13.440,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, 5-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... yönünden hesap edilen 58.526,62 TL, davacı ... yönünden hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/10/2025
Katip ... e-imza Hakim ... e-imza