İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/630 E. 2025/1010 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/630
Karar No
2025/1010
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/630 Esas KARAR NO : 2025/1010

DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/12/2018 KARAR TARİHİ : 12/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 11/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'in vekil oğlu ... tarafından Esenler ilçesi, ... Köyü, ... pafta, .... ada, ... parselde kayıtlı kendi arazileri üzerinde yüklenici tarafından imal edilen binada 1. Kattaki daireyi satın aldıklarını, söz konusu dairenin satışında müteahhit ile anlaşıldığını 17/03/2017 tarihinde Esenler Tapu Müdürlüğünde resmi satış işleminin gerçekleştirildiğini, Müteahhitlerin tapu üzerinde ipotek olduğunu ancak satıştan sonra kaldıracaklarını söylediklerini, ancak satıştan sonra davalı bankanın taşınmaz üzerine ipotek koyma girişiminde bulunduğunu tapunun da buna uyduğunu, davacı vekili ...'in bu durumdan haberi olmadığını ve borçtan sorumlu hale geldiğini, davalı ... Bankası tarafından düzenlenen ipoteğin fek edilmesi hususlu yazının 23/02/2015 tarih ve ... sayılı talebi üzerine Esenler Tapu Müdürlüğüne iletildiğini, Tapu Müdürlüğü ise 24/02/2015 tarih ve ... yevmiye no ile ipoteğin terkini işlemi gerçekleştirdiğini, mevzuata göre ipoteğin kaldırılması borcun tamamının ödenmiş olması ve alacaklı kurumdan borcun tamamının ödendiğine ve ipoteğin kaldırılmasına yönelik fek yazısı düzenlenmesi bu yazının tapu sicil müdürlüğüne ulaştırılması suretiyle gerçekleşeceğini, davalı bankanın düzenlemiş olduğu fek belgesinde borçlu ... 'ın 29/04/2014 tarihinde 600.000 TL tutarında ödeme yapmış olduğunun kayıt altına alınmış olup fekki yapılacak ipoteğin dava konusu taşınmaz olduğunun açıkça anlaşıldığını, Davalı ... Bankası A.Ş. ... Şubesinin 20/06/2018 tarihinde davacıya gönderilmek üzere Bakırköy ... Noterliğince .... yevmiye no ile düzenlenen ve müteahhit ...'ın kredilerinden kaynaklanan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere banka heline ipotek tesis edilen dava konusu taşınmazın muhatap ... tarafından satın alındığı öğrenilmesi sebebiyle ...'i ... 'ın borçlarından dolayı 1.135.360,61 TL ipotek borçlusu olarak sorumlu tuttuğunu, ancak ipoteğin terkin işleminin 2015 yılında gerçekleştiğini, satın alma işleminin 2017 yılında yapıldığını, davalı banka tapu müdürlüğüne ipoteğin sehven kaldırıldığını ve tekrar konulması talebinde bulunduğunu, tapu müdürlüğünün ise kanunsuz bir şekilde geçmişe doğru yürüdüğünü, davacının taşınmazı 17/03/2017 tarihinde satın aldığını, davalının ise 29/03/2017 tarihinde ipoteğin taşınmaz üzerine yeniden konulmasını talep ettiğini, bu durumun kötüniyetli olarak yapıldığını, davacının davalı banka tarafından kendisine gönderilen ihtarnameyi aldığında şok geçirdiğini 01/10/2018 tarihinde ihtarnameye verdiği cevapta da ipoteğin şahsı üzerinden kaldırılmasını aksi taktirde hukuki ve cezai işlem başlatılacağını ilettiğini, ancak davalının kendisine dönüş yapmadığından davacı usulsüz ve kanunsuz hareketlerden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunarak ... soruşturma nolu dosya açıldığını, davalı banka tarafından yapılan usulsüzlüklerin bununla da kalmayıp 2017 yılında sehven iletilen taleplerinin ipotek tutarının 1.500.000,00 TL olup, 2018 yılında gönderilen ihtarnamede ise 1.135.360,61 TL tutarında bir alacaktan bahsedildiğini, yapılan tüm işlemlerin usulsüz ve kanunsuz olduğunu, ipoteğin terkin edilmesi işleminin 2015 yılında gerçekleştiğini, müvekkilinin söz konusu taşınmazda 2017 yılında maliki olduğunu, davalı banka tarafından müvekkilinin taşınmazı maliki olduğunu öğrendikten sonra sehven yollanan fekkin iptalini istediğini, tüm bu nedenlerle davalarının kabulüne, davacının davalıya karşı ipotek borçlusu olmadığının tespit edilmesini, davalı banka tarafından taşınmazın satışını önlemek amacıyla taşınmaz üzerine davacı lehine teminatsız tedbir konulmasına, davalıların haksız ipotek bedelinin %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, davacı, davalıların haksız eylem ve işlemleri için elem ve teessüre uğradığı ve evini kaybetme korkusu yaşadığı için her ne kadar üzüntüsünü tamamen gidermeyecek olsa da davalıların 20.000,00 TL manevi tazminata mahkum edilmesini, takdir edilecek miktara tapuda işlem tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacı üzerindeki ipoteğin fekkine hükmedilmesine ve yargılama gideri avukatlık ücretinin müvekkili adına vekil olarak kendilerine hükmedilmek üzere karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı banka vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin yerinde olmadığını ipotek işlemine konu asıl kredi borçluları olan ... ile hem kredinin kefili hemde satış işlemini gerçekleştiren ...'a davanın ihbar edilmesi gerektiğini belirtmiş esasa yönelik olarak da manevi tazminat istemlerinin yerinde olmadığını, dava konusu gayrimenkul üzerindeki ipotek kaydının hiçbir zaman kaldırılmadığını asla bir ipotek fek işlemi daha sonra fek edilen ipotek kaydının yeniden tesis edilmesi gibi bir işlem yapılmadığını, satış senedinden anlaşılacağı üzere davacı murisin dava konusu gayrimenkul üzerindeki iptotek kaydını bilerek görerek ve isteyerek tamamen kendi açık rıza beyanı ile satın aldığını, söz konusu ipotekle güvence altına alınmış kredinin ödenmemesi üzerine İstanbul .... icra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibinin başlatıldığını ve borcun hala ödenmediğini, davacının ısrarla değindiği 2015 yılındaki fek işleminin dava konusu satış işleminden çok önce yapılan ve iş bu davanın esası ile hiçbir irtibatı bulunmayan bir işlem olduğunu belirterek davanın tümden reddini savunmuştur. Davalı ... müdürlüğü vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı 1, 2, 3 nolu bağımsız bölümleri üzerinde 13/02/2015 tarih ... yevmiye nolu 1.500.000 TL bedelli 3 bağımsız bölümü kapsayacak şekilde müşterek ipotek tesisi yapıldığı daha sonra 02/02/2017 tarihli yukarıda değinilen banka yazısı ile 3 nolu bağımsız bölümden ve 17/01/2018 tarihli yazı ile de 2 nolu bağımsız bölümden olmak üzere terkin işleminin yapıldığı ...'in yapılan satış işlemine yönelik herhangi bir terkin talebinin iletilmediği, satış senedinde zaten taşınmaz malikine vekalet vererek taşınmaz kaydındaki tüm ipotek ve takyidatların varlığını bilerek ve hukuki sonuçlarını kabul ederek satın aldığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması ve yapılan hukuka aykırı işlemler nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Dava dilekçesinden özetle, davacı tarafından 17.03.2017 tarihinde vekaleten ... tarafından satın alınan .... alanı Mahallesi, ... ada, ... parsel, .... nolu bağımsız bölüm üzerinde ipotek bulunmadığı ancak sonradan ipotek tesis edildiği belirtilerek ipoteğin kaldırılmasına, uğranılan manevi zarar karşılığı 20.00 TL, ipotek bedelinin % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesi istenmiştir. Davalı bankanın cevap dilekçesinden özetle, manevi tazminat harç eksikliğinin giderilmesi, davacını maddi ve manevi zararının söz konusu olmadığını, davalı bankanın ... hesap numaralı müşterisine krediler tahsis ettiğini, kredilerin geri ödemesini garanti etmek amacıyla bir kısım teminatlar talep ettiğini, 29.4.2014 tarihinde TMK 875 kapsamında 600.000TL bedelli ve 1. Derece kaydı ile "üst sınır ipoteği" tesis ettiğini, satışa konu gayrimenkul üzerinde ipotek kaydının fek edilmediğini, ilk işlenmiş olduğu tarihten itibaren aralıksız ve kesintisiz olarak devam ettiği, 29.4.2014 tarihinde gayrimenkulün arsa vasfında bulunması, bu arsa üzerinde yapılmış olan binada kat irtifakı tesis edilerek, binadaki bağımsız bölümler için ayrı ayrı yeniden ipotek tesis edildiğini, kat irtifakı tesisi işlemi işlemi neticesinde 600.000TL bedelli ipoteğin terkin edilerek yerine 1.500.000TL bedelli yeni ipotek tesis edildiği, 23.2.2015 tarihli fek yazısının bu kayıtlara münhasır işlem olduğu, davacı tarafın yapmış olduğu alış işlemi ile kronolojik olarak da ilgisi ve bağı da bulunmadığı, davacı tarafın dava konusu gayrimenkul üzerindeki ipotek kaydını bilerek görerek ve isteyerek tamamen kendi açık rızası ile satın aldığını davanın reddini talep ettiği, Davalı ... Müdürlüğü'nün cevap dilekçesinden özetle; dava konusu taşınmazı 1, 2, 3 nolu bağımsız bölümleri üzerinde 13/02/2015 tarih ... yevmiye nolu 1.500.000 TL bedelli 3 bağımsız bölümü kapsayacak şekilde müşterek ipotek tesisi yapıldığı daha sonra 02/02/2017 tarihli yukarıda değinilen banka yazısı ile 3 nolu bağımsız bölümden ve 17/01/2018 tarihli yazı ile de 2 nolu bağımsız bölümden olmak üzere terkin işleminin yapıldığı ...'in yapılan satış işlemine yönelik herhangi bir terkin talebinin iletilmediği, satış senedinde zaten taşınmaz malikine vekalet vererek taşınmaz kaydındaki tüm ipotek ve takyidatların varlığını bilerek ve hukuki sonuçlarını kabul ederek satın aldığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davaya konu uyuşmazlığın, davacının satın aldığı taşınmazda, satıcı müteahhit .... ve ... 'ın ipoteğin kaldırılacağına ilişkin beyanına güvenerek ipoteğin fek edilip edilmediği, davacının taşınmazı satın aldığı tarihte taşınmaz üzerine ipotek olup olmadığı, tapu müdürlüğün geçmişe etkili işlemle taşınmaz üzerinde ipotek kaydı oluşturup oluşturmadığı, davacının bu nedenle maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Dosyanın yapılan incelemesinde, davanın öncelikle Bakırköy ... Sulh Hukuk mahkemesine açıldığı, davalı olarak Esenler Tapu Müdürlüğü ile ... Bankası AŞ'nin gösterildiği, Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... esas sayılı tensip zaptında maddi ve manevi tazminat taleplerinin ana dosyadan davadan ayrılarak tefrikine karar verildiği, tefrik dosyasının bilgisinin ... esas sayılı dosya olduğu, tefrik dosyasında da görevsizlik kararı verildiği, Bakırköy .... Sulh hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasınında ipoteğin fekki istemine ilişkin menfi tespit davası olarak yargılamasına devam edildiği, bu dosyada da görevsizlik kararı verildiği, dosyanın süresinde görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin talep olmadığından ana dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, Maddi ve Manevi tazminat dosyasının Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esasına kaydının yapıldığı, tapu kayıtlarının , ipotek belgelerinin, Bakırköy CBS'nin ... soruşturma dosya beyanlarının celp edildiği, davcı ...'in yargılama sırasında vefat ettiği, mirasçılarının dosyaya taraf olarak eklenerek taraf teşkilinin sağlandığı, Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda ;"Bu doğrultuda yapılan değerlendirme de dava konusu edilen taşınmazın 17/03/2017 tarihinde ... yevmiye nolu işlemle ...'e vekaleten ... tarafından alımının yapıldığı söz konusu resmi senette özellikle taşınmaz kaydı üzerinde bulunan rehin haklarının varlığının bilinerek bir hukuki sonuçlarının kabul edilerek 117.000 TL tutar üzerinde satışın kabul edildiği bu hali taşınmazın satışı esnasında dayanak yapılan ipotek kaydının tapu kaydında yer aldığının ve alıcı tarafından bu kaydın bilindiğinin kabulü gerektiği bankanın tapu müdürlüğüne göndermiş olduğu 17/03/2017 tarihinde ipoteğin fek edilmesi konusunda bir müzekkere yazılıp söz konusu müzekkerenin daha sonra sehven yazıldığına ilişkin 29/09/2017 tarihli yazısı ile de sehven iletilen talebin iptalinin istenildiği, bu müzekkere gerekleri ile birlikte tapu kaydındaki satış işlemi karşılaştırıldığında tapu kaydında hiçbir şekilde bankanın ipotek kaldırma yazısı gereğince ipoteğin kaldırıldığına dair yevmiye ve işlem tarihi verilmiş bir ipotek kaldırma işleminin bulunmadığı, bu nedenle 17/03/2017 tarihinde söz konusu ipoteğin taşınmaz kaydında varlığı bilinerek taşınmaz alımının muris davacı vekili tarafından gerçekleştirildiği bu nedenle ipotek varlığı bilinerek ve sonuçları katlanılarak alınmış taşınmazdan dolayı davacının ipotek borçlusu olmadığının tespit edilmesinin ve %20den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talebi uygun bulunmamış ıslah dilekçesi ile ileri sürdüğü maddi tazminat talebindeki tutar dava değeri sayılmış söz konusu ıslah dilekçesindeki maddi tazminat koşullarının bu nedenle oluşmadığı yine dayanak yapılan olayın manevi tazminat ödenmesini gerektiren bir muhteviyata sahip olmaması nedeniyle manevi tazminat talebininde reddi uygun bulunarak" karar verildiği, Bu kararın istinaf incelemesi neticesinde; Bakırköy .... HD'nin ... esas ... karar sayılı ilamıyla , ipoteğe konu kredinin türü ve niteliği belirlenerek görev hususunun değerlendirilmesi için kararın kaldırıldığı, kaldırma kararından sonra dosyanın Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas .... karar sayılı numarasını aldığı, bankadan GKS celp edilerek kredinin ticari kredi olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği, Görevsizlik kararından sonra dosyanın Mahkememizin .... esasına kaydedildiği, davanın açıldığı dilekçede menfi tespit talebi ile maddi ve manevi tazminat istemlerinin bulunduğu, 17.12.2018 tarihinde menfi tespit davalarının arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı, arabuluculuk dava şartına tabi olan ve olmayan davaların birlikte açılması halinde arabuluculuk dava şartının gerçekleşmesinin aranmayacağı , Bakırköy CBS'nin .... soruşturma ... karar nolu takipsizlik kararında müştekinin ... şüphelilerin .... Bankası .... Şubesi görevlileri ve Esenler Tapu Müdürlüğü yetkilileri olduğu suç tarihi olarak 18/10/2018 tarihinin gösterilip görevi kötüye kullanma suçundan dolayı yapılan tatkibat sonunda alım satım işlemine ilişkin resmi senetteki işlem dikkate alındığında ...'in rehin haklarının varlığını bilerek ve hukuki sonuçlarını kabul ederek bu işlemi yaptığı ve resmi senedin imzaladıkları anlaşılmakla şikayetin 4483 sayılı yasanın 4.maddesi de dikkate alınarak işleme konulmamasına şeklinde karar verildiği, İstanbul BİM 'ne yapılan itirazında 1. İdare Dava Dairesinin ... E.K sayılı kararı ile işleme konulmama kararına karşı yasada herhangi bir itiraz mercinin gösterilmediği bu nedenle evrakın itiraz incelenmeksizin reddine karar verildiği, Dava konusu edilen taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde muris ... adına kayıtlı olduğu, dayanağın 17/03/2017 tarih .... yevmiye nolu satış işlemi olduğu taşınmaz kaydı üzerinde borçlu ...'ın .... Bankasına 1.500.000,00 TL ipoteğinin bulunduğu ipoteğin de 13/02/2015 tarih ... yevmiye nolu işlemle tesis edildiği, tapu kaydına ekli resmi senette dava konusu edilen 1 nolu bağımsız bölümün satışının ... vekili ... tarafından yapıldığı alıcının da ...'e vekaleten ... olduğu taşınmazın 117.000 TL bedelle alındığı, alıcının özellikle beyanlar ve rehin haklarının varlığını bilerek ve hukuki sonuçlarını kabul ederek bu satışı ayn bedelle kabul ettiği bilgisinin yer aldığı, bu hali ile taşınmazın satışı esnasında dava konusu taşınmaz kaydı üzerinde değinilen ipotek kaydının var olduğu, Yargılama sırasında Esenler Tapu Müdürlüğü'nün 14.3.2023 tarihli yazı cevabı ile ipotek terkinine ilişkin belgeler ve güncel tapu kaydının çıkartılarak gönderildiği, taşınmaz üzerinde ipotek kaydının silindiğinin görüldüğü, İş bu davada maddi tazminat miktarının 10.000TL , manevi tazminat miktarının 20.000TL olarak belirtildiği, davacı tarafça verilen 17/01/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini ipotek değeri olan 1.500.000 TL 'nin %20si olan 300.000 TLye yükselttiği ve %20den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının talep edildiğini ve ayrıca 20.000 TL manevi tazminat taleplerinin olduğunu ifade ettiği, Somut olayın incelenmesinde, iş bu davada ispat yükünün davacı taraflarda olduğu, davacıların , davalıların hukuka aykırı fiilini, bu fiilden kaynaklı zarar oluştuğunu ve davalıların davranışları ile zarar arasında illiyet bağının bulunduğunu ispat etmekle yükümlü olduğu, tapu kayıtlarından ipoteğin sonradan konulmadığı, taşınmazın satın alındığı tarihten beri mevcut olduğu, tapu kayıtlarının aleniliği ve sicile güven ilkesi de gözetilerek davacıların iddiasının ispata muhtaç olduğu, davalıların hukuka aykırı davranışlarının bulunmadığı, bundan kaynaklı maddi zararının da gerçekleşmediği, davacıların maddi tazminat istemini ispatlayamadığından bu talebinin reddedildiği, Manevi tazminat ilişkin olarak, davalıların , davacının kişilik haklarını zedelediği belirtilen hukuka aykırı bir davranışın dava dilekçesinde belirtilmediği, dava dilekçesinde tapu kaydına sonradan ipotek konulduğu iddiasınında ispat edilemediği, bunun ispat edilmesi ihtimalinde dahi kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir eylem, zarar ve illiyet bağı şartları oluşmadığından davacıların bu isteminin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verildi: HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 25.103,93.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına bakiye harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen MADDİ TAZMİNAT yönünden hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine, 5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen MANEVİ TAZMİNAT yönünden hesaplanan 20.000,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine, 6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı taraf vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM 14 HD’nde İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/11/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/630, K. 2025/1010, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-630-e-2025-1010-k-07531118252d