İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/617 E. 2026/41 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/617
- Karar No
- 2026/41
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/617 Esas KARAR NO :2026/41
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/08/2025 KARAR TARİHİ:21/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili davacı şirketin uluslararası olarak hizmet veren sektörün önde gelen uzun dönem araç kiralama hizmeti veren bir şirket olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin uzun süreli filo şeklinde araç kiralama işi ile iştigal etmekte olduğunu, Müvekkil şirkete ait ... plakalı aracın 01.07.2023 günü ... ilinden ... iline seyir halinde iken karıştığı kaza neticesinde hasar aldığını ve bu nedenle onarımı sağlandığını, söz konusu kazada polis ekiplerince ... plaka numaralı aracın kusuru sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğinin tutanak altına alındığını, Hasar ve değer kaybı miktarı tutarının tazmini için, ... plakalı aracın ZMMS poliçesinde görülen ... Şirketi'ne yazılı başvuru yapılmış ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, daha sonrasında ise dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmış ve sürecin 01.08.2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkiline ait ... plakalı araçta oluşan hasarın bedelinin, değer kaybının ve hak mahrumiyeti bedelinin davalı yanlardan tazmini için alacak davası açmanın hasıl olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı aracın malikinin ve sürücüsünün bilgilerinin tarafında bulunmadığını, görgü ve tespit tutanağında davalı aracın malikinin ve sürücüsünün kimlik bilgilerinin bulunmadığı için mahkememizce tespit edilmesini ve davalı olarak eklenmesini talep ettiklerini, bu nedenle ilgili polis merkezine müzekkere yazılmasını ve 01/07/2023 kaza tarihindeki ... plakalı aracın malikinin tespiti için aktif/pasif sorgu yapılmasını talep ettiklerini, müvekkil şirketçe karşılanan hasar onarım bedelinden, davalı ... plakalı araç maliki ve sürücüsü ile sigortacısı davalı ... Şirketinin teminat limitleri dahilinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olup tazmini gerektiğini, faiz talebine ilişkin beyanında hasarın meydana geldiği kaza tarihinden yani 01/07/2023 tarihinden itibaren muaccel hale gelmiş bir alacağın söz konusu olduğunu, kaza tarihi olan 01/07/2023 tarihinden itibaren reeskont avans faizine hükmedilmesini talep ettiklerini, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Mahkemeniz huzurunda görülmekte olan haklı davamızın kabulüne, ... plakalı araca ait aktif/pasif sorgusu yapılarak 01.07.2023 tarihindeki araç malikinin ve polis merkezine müzekkere yazılarak sürücüsünün tespit edilmesine ve davalı olarak eklenmesine, Davalı üzerine kayıtlı araç ile UYAP sorguları yapılarak üzerlerine kayıtlı olduğu anlaşılacak menkul ve gayrimenkul malları, 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine borç konusu değerinde ihtiyati haciz konulmasına, 43.983,60-TL Hasar Bedeli ve şimdilik 100,00-TL Değer Kaybı Bedeli (HMK 107. Madde uyarınca belirsiz alacak davası) açısından daha sonra artırılmak üzere kaza tarihi olan 01.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskoont avans faizi ile birlikte davalılardan (... Şirketi açısından teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline, şimdilik 100,00-TL (HMK 107. Madde uyarınca belirsiz alacak) Araç Mahrumiyet Bedelinin (Kazanç kaybı) daha sonra artırılmak üzere kaza tarihi olan 01.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... plakalı araç maliki ve sürücüsünden tahsiline, yargılama giderleri, sair giderler ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; somut olayda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün atfı kabil herhangi bir kusuru bulunmadığından işbu haksız başvurunun reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsü başvuruya konu kazada kusursuz olduğundan davalı sigorta şirketinin tazminata ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün ise herhangi bir kusuru bulunmamakta olup sigorta şirketinin de meydana gelene zarardan bir sorumluluğu bulunmadığını, kazanç kaybı gerçek zarar niteliğinde olmayıp, davalı sigorta şirketinin ZMMS Poliçesi kapsamında herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığını, başvuru konusu araç için talepler zamanaşımına uğradığını, dava konusu kaza 01.07.2023 tarihinde meydana gelmiş olup zamanaşımı süresi, 2198 sayılı KTK md.109/1 uyarınca 01.07.2025 tarihinde dolduğunu, bu nedenle başvuranın taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, başvuru konusu araç için talepler zamanaşımına uğradığından haksız taleplerin reddini, her halükârda hasar bedelinin Genel Şartlar Eki’ne göre hesaplanmasını, her halde değer kaybı bedelinin tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, fazlaya , ikame araç bedeline ve faize ilişkin taleplerin reddini, ekspertiz, baro pulu ve vekalet harcı ücreti talebinin reddini, her durumda davalı şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını, talep etmiştir. Davalı ... 02/01/2026 tarihli beyan dilekçesi ile; mahkeme dosyasında davacı ile taraf arasındaki uyuşmazlık konusu hakkında sulh olunduğunu, taraflar arasın da imza altına alınmış olan protokol ile anlaşma sağlanmış olduğundan dosyanın konusuz kaldığını, Yapılan sulh protokolü gereği karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını, tarafınca ve karşı taraf lehine herhangi bir vekalet ücıetine hükmedilmemesini talep etiklerini, dilekçe ekinde dosyaya sunulmuş olan sulh protokoliinde de tarafların birbirlerinden vekalet ücretine ilişkin talepleri olmadığını bildirdiklerini, davanın konusuz kaldığı beyanı doğrultusunda hüküm kurulmasını talep etmiştir. Davalı Adem Berber 02/01/2026 tarihli beyan dilekçesi ile; mahkeme dosyasında davacı ile taraf arasındaki uyuşmazlık konusu hakkında sulh olunduğunu, taraflar arasın da imza altına alınmış olan protokol ile anlaşma sağlanmış olduğundan dosyanın konusuz kaldığını, Yapılan sulh protokolü gereği karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını, tarafınca ve karşı taraf lehine herhangi bir vekalet ücıetine hükmedilmemesini talep etiklerini, dilekçe ekinde dosyaya sunulmuş olan sulh protokoliinde de tarafların birbirlerinden vekalet ücretine ilişkin talepleri olmadığını bildirdiklerini, davanın konusuz kaldığı beyanı doğrultusunda hüküm kurulmasını talep etmiştir. Mahkememizin 21/01/2026 tarihli duruşmasında davacı vekili beyanında; Davalı asiller yönünden davada sulh olduk sulh sonucu verilecek karardaki yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz yoktur, davalı ... Şirketi yönünden de davamız konusuz kalmıştır karar verilmesine yer olmadığına karar verilsin ancak bu davalı sigorta şirketi yönünden yargılama ücreti ve vekalet ücreti talep ediyoruz'' şeklinde beyan verdiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yargılama devam ederken davalı asillerin sunmuş olduğu 02/01/2026 tarihli dilekçesi ve davacı vekilinin 20/01/2026 tarihli dilekçesi ile, taraflarınca 16/12/2025 tarihli "Sulh ve İbra Protokolü'nün" imzalandığını, bu hususta dilekçelerinin ekinde 16/12/2025 tarihli "Sulh ve İbra Protokolü'nün ekli bulunduğunun anlaşıldığı, yine mahkememizin 21/01/2026 tarihli duruşmasında davacı vekilinin davalı asiller yönünden vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, diğer davalı sigorta şirketi yönünden vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olduğunu bildirdiği görülmüştür. Mahkememiz dosyasında davacı vekilince davanın konusuz kaldığının beyan edildiği, davacı vekili tarafından sunulan 20/01/2026 tarihli beyan dilekçesinin ekindeki Sulh ve İbra Protokolü'nden, davalının davacı vekilinin hesabına 160.000,00-TL ödemenin 25/12/2025 tarihinde kadar yapılacağının ve bu durumun iki tarafın da kabulünde olduğunun anlaşıldığı, böylece konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmiştir. Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır. 6100 sayılı HMK'nın 315/1. maddesi “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” şeklinde düzenlenmiştir. Ödeme yapıldığına göre bu aşamada sulh hükümlerine göre ayrı bir karar verilmesine gerek olmaksızın davanın konusuz kaldığına kanaat edilmiştir. Sulh protokolü ve davalı asillerin ödemesi ile davacının haklılığı kabul edişmiş ancak davacı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından davalı asiller yönünden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, diğer davalı ... A.Ş yönünden ise masrafların davalı üzerinde bırakılarak arabuluculuk gideri ve dava değerine göre belirlenen harç miktarı ve vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 754,55-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan bakiye 22,55-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı ve 754,55-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.369,95-TL harcın davalı ... A.Ş.' den tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 44.183,60-TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.' den alınarak davacıya ödenmesine, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalı ... A.Ş.'den tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.21/01/2026
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır