İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/58 E. 2025/1078 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/58
- Karar No
- 2025/1078
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/58 Esas KARAR NO : 2025/1078 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/01/2025 KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/09/2023 tarihinde ------- sevk ve idaresindeki -------- adına kayıtlı -------- plaka numaralı araç ile müvekkile ait --------- plaka numaralı araç maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, tanzim edilen ilk kusur raporuna göre müvekkile ait aracın %25 kusurlu olduğu davalılara ait aracın ise %75 kusurlu olduğu belirtildiğini, haksız fiil sebebiyle mala zarar verme suçundan taraflar hakkında yürütülen soruşturmada savcılıkça yeniden bilirkişi raporu tanzim edilmesi talep edilmiş ve polis zabıt kaydına göre tespit edilen kusur oranları değiştiğini, buna göre; kusur oranları değişmiş olup, uyuşmazlığa konu kazada -------- plakalı araç %100 kusurlu, müvekkile ait-------- Plakalı araç ise %0 yani kusursuz bulunduğunu, mezkur kaza sebebi müvekkil, kazaya konu araçtan hem uzun süre uzak kalmış hem de aracında hasar ve değer kaybı sebebi ile yüksek miktarda maddi hasar meydana geldiğini, ararın tazmini için zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında ---------Ş. İsimli firmaya başvurulmuş ve kusur oranını ve hesaplamayı kabul etmemekle birlikte %75 kusur nispetine göre araçta 472.935,60 TL hasar tespit edilmiş, --------- tarafından poliçe limiti kapsamında 120.000,00 TL ödeme yapılmış yine aynı bağlamda ihtiyari mali sorumluluk sigortası uyarınca davalı --------- tarafından 115.072,00 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığını, kaza sebebi ile ödenen bedellerin eksik olması sebebi ile ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında davalı firmaya hem eksik ödenen hasar bedelinin (zira kusur oranı değişmiştir) hem de ödenmeyen değer kaybı bedelinin ödenmesi için başvuru yapılmış, başvurudan bir sonuç elde edilememesi üzerine tarafımızca --------- yapılan 01/04/2024 başvuru tarih, ----------, 28/09/2024 karar tarih ve ---------- sayılı karar ile, davalının 119.629,64 TL hasar fark bedeli, 124.887,75 TL değer kaybı bedelini tarafımıza ödemesi gerektiği tespiti yapılmış ve zikredilen bu tutarlar taraflarına ödendiğini, fakat zikredilen ve ödenen bu tutarlar yine de eksiktir zira yapılan ödemeler müvekkilin kazada %25 kusurlu olduğu ihtimali ile hesaplanmış ve ödendiğini, oysaki kusur oranları değiştiğini, taraflarınca bu husus belirtilerek sigorta hakemince tanzim edilen rapora itiraz edilmiş olmasına rağmen raporda bir değişiklik yapılmadığını, konu ile ilgili olarak taraflar ile arabuluculuk görüşmesi de gerçekleştirilmiş fakat anlaşma sağlanamadığını, bu sebeple işbu dava ile, sigorta poliçesi kapsamında uğranılan zararın davalıdan tazminini istediklerini beyan ederek davanın kabulünü talep etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan --------- plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde14.03.2023-14.03.2024 başlangıç ve bitiş tarihli --------no’lu İMM-Genişletilmiş Kasko Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirket tarafından davacı tarafa ekli eksper raporu ve --------- sayılı ilamı doğrultusunda maddi hasar ve değer kaybı ödemesi yapılmış olup, karşı tarafın dava konusu zararının tamamı tazmin edildiğini, bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplanmış tutar-------- ait ---------- iban nolu hesaba 21.10.2024 tarihinde ödendiğini, müvekkil şirket sorumluluğunu gereği gibi eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, dolayısıyla, talep sahibinin başvuru konusu taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğu kendiliğinden kanıtlandığını, müvekkil şirket başvuru sahibine yapmış olduğu ödeme ile sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan iş bu haksız ve mesnetsiz talebin reddi gerektiğini bu bağlamda müvekkil şirket aleyhine yapılan işbu haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle bakiye hasar ve değer kaybı bedelinin İMM sigortacısı olan davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Uyuşmazlık; davacıya ait -------- plakalı araç ile davalının İMM sigortalısı olan --------- plakalı araç arasında 16.09.2023 tarihli trafik kazasında tarafların kusur oranlarının tespiti ile davacının aracında hasar bedeli ve değer kaybı meydana gelip gelmediği, sigorta tahkim komisyonunda kısmi olarak açılan davada ıslah edilmeyen kısım yönünden davacının bakiye zararının bulunup bulunmadığı, davalıdan tahsil edilip edilmeyeceği hususlarına ilişkindir. Davalıya müzekkere yazılarak hasar dosyası işbu dosya arasına alınmıştır. Davacı vekili tarafından 11.11.2025 tarihinde ıslah dilekçesi sunulmuştur.Dava dışı ZMMS sigortacısı --------Ş tarafından davacıya 120.000,00 TL ödeme yapılmak suretiyle teminat limitinin dolduğu, sıralı sorumluluk gereğince davalının İMM sigortacısı olarak sorumluluğunun bulunduğu hususunda mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır. Somut olayla ilgili olarak davacı tarafından --------- başvurulmuş, ------- --------- karar ile sayılı kararı ile 119.629,64 TL bakiye hasar bedeli, 124.887,75 TL değer kaybı hesaplanmış ancak davacı tarafından ıslah edilmediğinden 50 TL hasar bedeli ve 50 TL değer kaybı tazminatına hükmedilmiştir. Mezkur dosyadaki bilirkişi raporu incelendiğinde davacıya ait araç sürücüsünün %25, davalının sigortalısı araç sürücüsünün ise %75 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mezkur rapora karşı sadece kusur oranına itiraz edildiği, hesaplanan değerlere itiraz edilmediği, raporun hükmüm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, bu sebeple davalı lehine usuli müktesep hak oluştuğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca işbu dosyadaki uyuşmazlığın çözümü için tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu hususta dosya ATK Trafik İhtisas Kurulu'na tevdii edilmiş, 18.08.2025 tarihli rapor ile davalının sigortalısı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayda davalının sigortalısı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, dava dışı ZMMS sigortacısı --------Ş tarafından yapılan 120.000,00 TL ödeme ile poliçe limitinin tüketildiği, sıralı sorumluluk ilkesi gereğince davalının sorumluluğunun başladığı, STK bilirkişi raporu uyarınca davacının aracında 472.935,60 TL hasar bedeli ve 165.517,00 TL değer kaybı meydana geldiği, davalının hasar bedeli için yapmış olduğu toplam 234.651,64 TL ödeme ile dava dışı ZMMS sigortacısı --------Ş tarafından yapılan 120.000,00 TL ödeme mahsup edildiğinde davacının bakiye 118.283,96 TL hasar bedeli zararı bulunduğu, davalının değer kaybı yönünden yapmış olduğu 124.837,75 TL ödeme mahsup edildiğinde ise bakiye 40.733,25 TL değer kaybı zararı bulunduğu, davalının poliçe limitinin 5.000.000,00 TL olduğu, yapmış olduğu ödemeler mahsup edildiğinde ise bakiye 4.520.510,61 TL ile sınırlı olmak üzere davalının sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davacının 118.283,96 TL hasar bedeli ve 40.733,25 TL değer kaybı bedeli olmak üzere davacının, toplam 159.017,21 TL zararı bulunduğu anlaşılmış ise de ıslah dilekçesi ile davacının dava değerini 158.893,15 TL'ye artırdığı anlaşıldığından taleple bağlılık kuralı gereğince 158.863,15 TL'ye hükmedilmiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından başvuruya ilişkin belgeler sunulmuş ise de tebliğ tarihi anlaşılamadığından kısmi ödeme tarihi olan 21.10.2024 tarihi itibariyle davalının temerrüte düştüğü kabul edilmiştir. Yine her ne kadar tazminat davalarında yerleşik içtihatlar uyarınca alacağın tamamı yönünden temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edilebiliyor ise de ıslah dilekçesi ile davacı tarafın dava dilekçesinde belirtilen miktar yönünden temerrüt tarihi, ıslah ile artırılan kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz talep edildiğinden taleple bağlılık kuralı gereğince dava dilekçesinde belirtilen miktar yönünden temerrüt tarihi, ıslah ile artırılan kısım yönünden ıslah tarihinden faize hükmedilmiştir. Kazaya sebep olan aracın hususi nitelikte olduğu dikkate alınarak yasal faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin kısmi ödeme tarihi olan 21.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, 148.863,15 TL'nin ıslah tarihi olan 11.11.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olmak üzere toplam 158.863,15 TL'nin (bakiye poliçe limiti olan 4.520.510,61 TL ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, faiz başlangıç tarihi ve faiz türü yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 10.851,94-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.158,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 7.693,54-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin Harcı, 2.543,00-TL Islah Harcı, 3.900,00-TL ATK faturası ücreti, 207,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 7.881,30-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ------- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025