İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/559 E. 2025/1032 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/559
- Karar No
- 2025/1032
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/559 Esas
KARAR NO : 2025/1032
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/12/2021
KARAR TARİHİ: 26/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklı tarafından müvekkili borçlu aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine dayanak belge olarak eklenen ihtarnamede "Business Kart", "Diğer/Ticari Kredi", "Esnek Ticari Hesap" borçlarının ödenmesi hususunun ihtar edildiği, müvekkilinin, davalı banka ile dava dışı ... arasında imzalanan 150.000,00.-TL tutarlı genel kredi sözleşmesine kefil sıfatıyla imza attığını, ancak davalının bankanın genel kredi sözleşmesi asıl borçlusu ...'a kullandırılan ve ihtarnamede de ifade edilen kredi kartı ve kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını, müvekkilinin yalnızca genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu, icra takibinin dayanağı olan diğer kredi sözleşmeleri ve kredi kartına ilişkin sözleşmelerde müvekkilinin imzasının bulunmadığını ve bu yönde bir kefalet iradesinin mevcut olmadığını, izah edilen nedenlerle borçlu olmadıklarının tespiti ile icra dosyasından tahsil edilen bedelin iadesine, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından yazılı ya da sözlü herhangi bir savunma ileri sürülmemiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. - ... K. Sayılı, 06/01/2025 tarihli verilen görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize gönderildiği, Mahkememizden verilen 21/09/2022 tarih ve ... Esas ... sayılı kısmen kabul kararı verildiği, iş bu kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 28/05/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı ve mahkememiz yukarıdaki sayılı esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
DELİLLER:
Mahkememiz 09/07/2025 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği davacılar vekiline talep konusu menfi tespit talebine ilişkin dava değerini bildirmek ve eksik peşin hrcı tamamlamak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin 16/07/2025 tarihli beyan dilekçesi ile davaya konu icra takibinde takipte kesinleşen miktarın 38.197,34 TL olduğunu, istinaf kaldırma kararı öncesi mahkememizce yapılan yargılama neticesinde müvekkilinin 16.527,07 TL açısından borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, dava değerinin 16.527,07 TL olduğunu, 222,94 TL eksik peşin harcın da taraflarınca tamamlandığını bildirdiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesi ve business kredi kartı sözleşmesine kefaletten kaynaklanan alacağın tahsili için davacı kefil aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat isteklerine ilişkindir.
Mahkememizin daha önce verilen kararı istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM ...HD'nin ... esas-... karar sayılı ilamı ile, mahkemece menfi tespit yönünden kurulacak hükmün olumsuz, bir başka deyişle borçlu olunmayan kısmın tespiti şeklinde olması gerekirken olumlu tespit şeklinde hüküm oluşturulup, HMK'nun 297/2. fıkrasına aykırı şekilde infazda tereddüt yaratacak biçimde karar verilmiş olması, bilirkişi raporu tekrarlanarak gerekçesiz karar verilmiş olması, dava kısmen ret kısmen kabul edilmesine rağmen, nispi karar ve ilam harcının kısmen kabul edilen tutar, bir başka deyişle borçlu olunmayan kısım üzerinden davalı bankanın cevap dilekçesindeki kısmi kabul beyanı da dikkate alınarak 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesindeki indirimler de gözetilerek hesaplanması gerekirken borçlu olunan tutar üzerinden hesaplanması doğru olmadığı gibi davalının yargılama giderlerinden, davalının talep sonucunun bir kısmını kabul beyanı gözetilerek HMK'nun 312. maddesi uyarınca yapılacak değerlendirme neticesinde bulunacak kabul/ret oranına göre sorumlu tutulması gerekirken, yargılama giderlerinden yanlış hesaplanan oranlama üzerinden sorumlu tutulması, dava tarihi itibariyle menfi tespit davası, dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı halde, arabuluculuk ücretinden davalının sorumlu tutulması da yerinde olmadığı gerekçesi ile kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekiline dava değerini bildirmek ve eksik peşin harcı tamamlamak üzere süre verilmiş ve harç tamamlanmış, bankacılık alanında uzman bir bilirkişiden aldırılan ve mahkememizce de yeterli bulunan bilimsel denetlenebilir ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre, banka ile dava dışı ... ile 05.10.2009 düzenleme tarihli 100.000 TL limitli, 14.12.2012 düzenleme tarihli 100.000 TL limitli ve 11.03.2013 tarihli 50.000 TL limit arttırım ile 150.000 TL limitli ve 28.02.2017 tarihli 150.000 TL limitli 3 adet genel kredi ve teminat sözleşmesi akdedildiği, 28.02.2017 tarihli sözleşmeye 150.000 TL kefalet limitli olarak müteselsil kefil olarak imzaladığı, 05.10.2009 ve 14.12.2012 tarihli sözleşmelerde imzasının bulunmadığı, kefalet limiti, tarihi kefalet türünün el yazısı ile yazıldığı, kredi borcu ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği ve borçlulara gönderildiği, davacının sözleşme adresine gönderildiğinden 16.01.2020 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü, takibe konu alacağın ticari kredi kartı ve KMH den ileri geldiği, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı %20,40 olduğu, ihtarname masrafına ilişkin ise bir belge bulunmadığı, yapılan hesaplama sonucu tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile dava tarihi itibari ile davacı kefilin sorumlu olduğu miktarın 18.291,30 TL asıl alacak, 3.218,07 TL işlemiş faiz, 160,90 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 21.670,27 TL olduğu, icra takibi ile talep edilen toplam miktarın 38.197.34 TL olduğu bu şekilde davacının dava değeri olarak belirttiği 16.527,07 TL(15.866,27 TL asıl alacak, 48,17 TL işlemiş faizi, 2,39 TL faizin %5 gider vergisi ve 610,24 TL diğer) miktarında borçlu olmadığı kanaati ile davacının davasında haklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, takibin yapılmasında alacaklının haksız ve kötüniyetli olduğu hususu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminat isteminin ise reddine karar verilerek tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Davanın KABULÜNE,
Davacının İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyasında davalıya 15.866,27 TL asıl alacak, 48,17 TL işlemiş faizi, 2,39 TL faizin %5 gider vergisi ve 610,24 TL diğer olmak üzere toplam 16.527,07 TL miktarında borçlu olmadığının tespitine,
Davacının İİK 72/5 fıkrası gereği yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminat isteminin reddine,
2-Alınması gereken 1.128,96 TL nisbi ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın ve 223,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile 846,66 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, (Bozma öncesi davalıya yüklenen 1.421,00 TL harcın tahsil edilmiş ise fazlaca alınan 574,34 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine)
3-Davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre tayin edilen 16.527,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça sarf edilen 341,60 TL harç, 1.096,50 TL posta masrafı, kep giderleri, bilirkişi ücreti toplamda 1.438,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
6-Bozma öncesi ... nolu Harç Tahsil Müzekkeresi ile tahsil edilen arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
7-1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline,
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı okunup usulden anlatıldı. 26/11/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı