İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/554 E. 2026/31 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/554
Karar No
2026/31
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/554 Esas KARAR NO:2026/31 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 25/08/2022 BİRLEŞEN DAVA (---- Esas sayılı dosyas) DAVA: Sözleşmenin Uyarlanması DAVA TARİHİ: 02/01/2023 KARAR TARİHİ: 14/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava (asıl davada ) dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket hakkında ----- Esas sayılı dosyası başlatılan takipte ----- tutarlı çekin dayanak gösterildiğini, söz konusu her bir çek için ---- çek komisyonu ile fahiş oranlarda ve farklı tutarlarda faiz talep edildiğini, İbraz tarihleri itibariyle ---- seri numaralı çek dışında kalan diğer 7 adet çekin arka yüzüne, ------Nolu Konkordato kapsamında keşideci şirket yönetim organlarının tüm işlemleri geçici komiser kurulu onayına tabi tutulmuş olup, komiser onayı bulunmadığından çekin işleme alınması mümkün olmamıştır şeklinde açıklama yazıldığını ve karşılığa ilişkin bir açıklama, tutar belirtilmediğini,. TTK m 783/3. hükmü ne göre '' Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder.'' denildiğini, karşılıksız kalan miktar belirtilmemiş olmasına rağmen ----- Esas sayılı dosyadan müvekkil şirkete gönderilen ödeme emrinde her bir çek için ---- ve toplamda---- çek tazminatı ve ayrıca karşılıksız kalıp kalmadığı, kaldı ise hangi tutar üzerinden karşılıksız kaldığı belli olmayan çekler için yine hangi tutar üzerinden hangi oranda talep edildiği anlaşılamayan her bir çek için ----- çek komisyonu talep edildiğini, davalı /alacaklı tarafça haksız olarak talep edilen toplam Çek tazminatı olarak talep edilen ---- çek komisyonu ---- müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davalı tarafından gönderilen ödeme emrinde belirtilen %10 oranındaki çek tazminat miktarı hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,------ Ticaret Mahkemelerin'de daha evvel müvekkilin çek tazminatı yönünden sorumlu tutula- mayacağından bahisle açılan menfi tespit davalarında mahkemenin davanın kabulüne karar verdiğini, icra takibinde faizin fazla talep edildiğini, avans faiz olarak %20 den hesap yapıldığını, 3095 Sayılı Kanun'un madde 4/A -hükmü yabancı para alacaklarıyla ilgili hükmü gereği sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanması gerektiğini beyanla öncelikle kötüniyetle açılan takibin yargılama boyunca tedbiren durdurulmasına, müvekkili şirketin ---- çek tazminatı ve --- takip öncesi işlemiş temerrüd faizi olmak üzere toplam ------ borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyetli olmasından dolayı %20 tazminata hükmedilmesine, kabul edilen tutar üzerinden icra takibinin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili dava (birleşen dava ) dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket hakkında ----- Esas sayılı dosyası ile başlatılan takipte ----- tutarlı çekin dayanak gösterildiğini, ----Esas sayılı dosyada mevcut takip talebi incelendiğinde ----- alacak için yıllık %19,50 oranında avans faizi talep edildiği, takip tarihi itibariyle devlet bankalarının takip konusu yabancı paraya ----uyguladığı en yüksek faiz oranının üzerinde fahiş oranda faiz talep edildiğini, müvekkilinden talep edilen faiz oranının usule ve hukuka uygun olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile takip tarihi sonrası temerrüt faizinin yasaya uygun hale getirilmesine ve yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili (asıl davada ) cevap dilekçesinde özetle ; davayı kabul etmediklerini, İcra takibine ve davaya konu olan çeklere banka tarafından konkordato komiseri onayı gerektiğinden işlem yapılmadığı şeklinde şerh düşüldüğünden bu dönemde davacı/borçlu şirket aleyhinde icra takibi başlatılmadığını,-----esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamada davacı şirketin konkordato talebi reddedildiği ve kararın kesinleştiği, iş bu ret kararının akabinde davacı/borçlu aleyhinde kambiyo takibi başlatıldığını, her ne kadar konkordato dosyasından davacı şirket hakkında 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiş olsa da çek bedellerinin komiserler tarafından bankada bulundurulacağına dair tensipte herhangi bir karar bulunmadığını bu nedenle çeklerin ibraz tarihinde bedellerinin bankada bulundurulması sorumluluğunun davacı şirkete ait olduğunu, çek hamili olarak müvekkili şirketin çekin karşılığının olup olmamasını araştırma yükümlüğü bulunmadığını, karşılıksız çek şikayetlerinde de aynı şekilde geçerli olduğundan icra takibinde çek tazminatının talep edilmesinin hukuka uygun olduğunu, çeklerin ibraz tarihinde karşılıklarının olmadığının sayın mahkemece yapılacak inceleme neticesinde anlaşılacağını, davacı/borçlu şirketin müvekkil şirkete keşide ettiği birçok çek hakkında aynı dönemde karşılıksızdır şerhi düşülerek icra takibi başlatıldığını, iş bu dava ticari dava niteliğinde olduğundan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması gerekirken davacı şirket tarafından dosyaya herhangi bir tutanak sunulmadığını, davacı şirket aleyhinde başlatılan icra takibi incelendiğinde takip başlatılırken yabancı para cinsi TL olarak çevrilmiş ve ödeme Türk Lirası olarak talep edildiğini, bu nedenle de takip öncesi faiz usule uygun olarak avans faizi seçildiğini beyanla davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap (birleşen davada ) dilekçesinde özetle; ödeme emrinin davacıya ----- tarihinde tebliğ edildiğini, işbu davanın ---- tarihinde ikame edildiğini, takip tarihi ile dava tarihi arasında 3 yılı aşkın bir zaman olması nedeniyle zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini, davacı tarafından dava konusunun açıkça belirlenmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından aynı takip dosyasında takip öncesi işletilen faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine ilişkin ikame edilen menfi tespit davasının ------- Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, davada hukuki yarar bulunmadığını belirterek sonuç olarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, (asıl dava ) Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) , birleşen dava Sözleşmenin Uyarlanması istemine ilişkindir.Asıl ve birleşen dava dosyaları ile ilgili olarak Mahkememizin ---- sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde -----sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere ---- Mahkemesine gönderildiği ------ Karar sayılı kararı ile Mahkememizce verilen kararın ''....; iflas tasfiyesi basit tasfiye şeklinde yürütülmesine karar verilip ikinci alacaklılar toplantısı yapılmayacak ise de; elde ki davanın sıra cetveli tanzimine kadar duracağı gözetilmeden davanın esasının karara bağlanması doğru görülmemiş, taraflarca ileri sürülmese de kamu düzenine ilişkin bu eksiklik resen incelenerek taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak İİK 194 gereği işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine'' gerekçeleri ile Mahkememize iade edilmesi üzerine dosya işbu esas sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.---- müzekkere yazılmış verilen cevapta ; sıra cetvelinin düzenlendiği ve gönderildiği, davaya konu---- Esas sayılı takip konusu alacağın iflas idaresince kabul edildiği ve sıra cetvelinin ---- Sırasında kaydedildiği ve sıra cetvelinin kesinleştiği bildirilmiştir.Müflis şirket iflasla birlikte mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisini ve masayı ilgilendiren işlerde taraf olma sıfatını kaybeder. Masayı iflas idaresi temsil eder. Olayımızda dava iflas idaresine bildirilmiş ve yargılamada iflas masasının temsili sağlanmıştır.Somut olayda; her ne kadar davacı tarafça ------Esas sayılı dosyası başlatılan takibe konu her bir çek için --- çek tazminatı---- çek komisyonu olmak üzere toplamda ---- tazminatı ve ayrıca karşılıksız kalıp kalmadığı, kaldı ise hangi tutar üzerinden karşılıksız kaldığı belli olmayan çekler için yine hangi tutar üzerinden hangi oranda talep edildiği anlaşılamayan her bir çek için ------ çek komisyonu talep edildiğini, davalı /alacaklı tarafça haksız olarak talep edilen toplam Çek tazminatı olarak talep edilen --- ve çek komisyonu ----- takip öncesi işlemiş temerrüd faizi olmak üzere toplam ------ müvekkili şirketin borçlu olmadığına karar verilmesini talep etmişsede, davacı şirketin iflasına karara verilmesi üzerine iflas idaresince yürütülen iflas işlemleri kapsamında davalı alacaklının dava konusu icra dosyasındaki alacağını bildirerek kabulü için iflas masasına başvurduğu, iflas idaresinin davacının talebini kabul ederek alacağının sıra cetvelinin ---Sırasında kaydedildiği, sıra cetvelinin ---- tarihli kararla kesinleştiği, iflas idaresince davalı alacaklının kayıt kabulü gerçekleşmekle davanın konusunun kalmadığı anlaşılmakla konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Asıl davada; Karar ve ilâm harcı olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 22.417,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 21.685,50-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Birleşen davada; Karar ve ilâm harcı olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Asıl davada ; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6- Birleşen davada ; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 7-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ------------Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/01/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/554, K. 2026/31, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-554-e-2026-31-k-167f291cb24f