İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/538 E. 2026/270 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/538
Karar No
2026/270
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/538 Esas KARAR NO: 2026/270 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 24/06/2025 KARAR TARİHİ: 12/03/2026

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili---- harç tarihli dava dilekçesinde özetle;---- tarihinde saat 15:45 sıralarında sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı aracı ile ---- gişelerinden ---- istikametine seyir halinde iken aynı istikamette ve önünde seyir halinde bulunan müvekkiline ait olup sürücü ----sevk ve idaresindeki --- plaka sayılı araca arkadan çarpması ve sadmenin etkisi ile --- plaka sayılı aracın önünde seyir halinde bulunan sürücü----sevk ve idaresindeki -------- plaka sayılı araca arkadan çarpması neticesinde 3 araçlı , zincirleme , maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, kaza nedeni ile müvekkili aracında eksper tarafından ---- hasar tespiti yapılmış olduğunu, kazada karşı taraf sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, alacağın tahsili için yapılan icra takibinin yapılan itiraz ile durdurulmuş olduğunu,bu vs. nedenler ile itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi...."arz ve talep edilmiştir.Davalı tarafın usulüne uygun tebligatta rağmen dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kasko sigortacısının trafik kazasından kaynaklı olarak yapmış olduğu ödemenin 6100 sayılı TTK'nın 1472.maddesi kapsamında rücuen tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebi istemine ilişkindir.Davalı ------ vekili husumet itirazında bulunmuş ise de kaza tarihinde işleten sıfatına sahip olduğundan itiraz yerinde görülmemiştir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, davalıların ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu ve huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edildiği tespit edilmiştir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur.------Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.TTK'nın 1472/1 maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak -------Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; haklarına halef olunan dava açsa idi ne şekilde dava görülecek idiyse halef olanın açacağı rücu davasının da aynı şekilde görüleceği belirtilmiştir. Eldeki dosya incelendiğinde ------ tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacı sigortanın, aracı hasara uğrayan dava dışı sigortalısına ödeme yaptığı ve bu ödemeyi TTK 1472. Maddesi uyarınca dava dışı sigortalısı davalıdan ne şekilde talep edebilecek ise aynı şartlarda davalıdan talep edebileceği görülmüştür. Hükme esas alınan yeterli teknik nitelikte bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere olayın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sigortalısının ise kusurlu olmadığı, tespit edilen hasar bedelinin ise ----- olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak 54.478,93 TL asıl alacak ve mahkememizce hesaplanan 40.623,74 TL işlemiş faiz olmak üzere itirazın toplam 95.102,67 TL üzerinden(Davalı ---- yönünden işlemiş faiz 15.582,47 TL ile ve toplam 70.061,40 ile sınırlı olmak üzere ) iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Her ne kadar takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi kararı verilmek istenmiş ise de sehven icra inkar tazminata hükmedilmiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne; Taleple bağlı kalınarak davalı tarafından ----- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 54.478,93 TL asıl alacak 40.623,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 95.102,67 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, (Davalı ---------önünden işlemiş faiz 15.582,47 TL ile ve toplam 70.061,40 ile sınırlı olmak üzere ) -Asıl alacağa takip tarihinden itibaren alacak tamamen tahsil edilinceye kadar davalı ----Yönünden avans faiz, davalı ---------yönünden yasal faiz oranının uygulanmasına, 2-Likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile davalının asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 10.895,78 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 6.496,46 TL harçtan peşin alınan 1.156,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.340,46 TL karar harcının davalılardan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 1.156,00 TL peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6- Davalı --------- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 611,58 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı --------VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 967,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.967,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 6.922,46 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, (Davalı ------ 5.099,73 TL ile sınırlı olmak üzere ) 8- Kabul red oranına göre belirlenen 4.669,92 TL Arabulucu ücretinin davalılardan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 30,08 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, (Davalı --------- yönünden 3.439,93 TL ile sınırlı olmak üzere ) Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/538, K. 2026/270, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-538-e-2026-270-k-7693c730bf27