İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/512 E. 2025/825 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/512
- Karar No
- 2025/825
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/512 KARAR NO : 2025/825
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/06/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; "Motorlu araç kiralaması yapan müvekkile ait ---- plakalı ---- otomobil 09.04.2023 saat 14.30'da -------sokak üzerinde park halinde iken mülkiyeti ----- ait ait ve sürücü --- idaresindeki ------plakalı ------- marka otomobilin sağ arka tarafından çarpması ile hasarlanmıştır. Anlaşmalı kaza tespit tutanağından davalı sürücü ------ kazayı "Yukarıda adresi belirtilen sokakta ilerlerken sağ tarafta park etmiş olan aracı görmediğim için sağ tarafından -------- plakalı araca çarptım " şeklinde anlatmıştır. Karayoları Trafik Kanunun (KTK) Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti ve Asli Kusur Sayılan Halleri düzenleyen 84. Maddesinin L) bendinde "Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma, halinde çarpanlar ASLÎ KUSURLU SAYILIRLAR." düzenlemesi uyarınca davalı araç sürücüsü kazanın oluşumunda tek ve asli kusurludur. Müvekkilin aracındaki hasar -------- 22.05.2023 tarihli faturası ile giderilmiştir. Müvekkil aracın tamir süreci, eksper raporu düzenlenmesi için gerekli süre, hafta sonu tatili sebebiyle servisin çalışmaması, parça bekleme, ayrıntılı ve detaylı onarım çalışması gibi nedenlerle otomobilinden 14 gün süreyle mahrum kalmıştır. Yukarıda arz ettiğimiz nedenlerle HMK'nın 107 ve ilgili maddeleri uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak 14 günlük araç mahrumiyeti için şimdilik 100-TL'nin kaza tarihi olan 09.04.2023'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile yargılama gideri ve kanuni vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi " şeklinde talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı -------- Vekilinin cevap dilekçesinde özetle;"USULE İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ: HUZURDAKİ DAVANIN ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİ GEREKMEKTEDİR. Sigorta şirketi tarafından 09.04.2023 tarihli kaza nedeniyle 16.06.2025 tarihi itibariyle dava ikame edilmiştir. Bu çerçevede 2 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş olduğundan dolayı huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekmektedir. MÜVEKKİL ŞİRKETİN İŞLETEN SIFATI BULUNMAMAKTA OLUP, ÖNCELİKLE DAVANIN PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİ GEREKİR Somut olayda husumet her ne kadar araç maliki sıfatıyla Müvekkil Şirket'e de yöneltilmiş ise de dava ve kazaya konu ------- plakalı araç yönünden Müvekkil Şirket'in "işleten" sıfatı bulunmamaktadır. Şöyle ki; Müvekkil Şirket, başta -------- olmak üzere muhtelif marka motorlu araçların uzun dönem kiralamasını yapmaktadır. Bu bağlamda somut olayda kazaya konu olan ---- plakalı ---- model ------- marka araç da 25.04.2018 tarihli Araç Kiralama Çerçeve Sözleşmesi'ne (EK-1: 25.04.2018 Tarihli Araç Kiralama Çerçeve Sözleşmesi) dayalı olarak imzalanan 28.07.2021 tarihli ek protokol uyarınca (EK-2 Kiralama Sözleşmesi Ek Protokolü) dava dışı konumunda olan ------adresinde mukim --------- kiralanmış ve 30.04.2022 tarihi itibariyle adı geçen şirkete teslim edilmiştir. (EK-3: 30.04.2022 Tarihli Araç Teslimat Formu) Bu kapsamda Müvekkil Şirket ile kazaya karıştığı ve sebebiyet verildiği beyan edilen ------- arasında herhangi bir ilişki bulunmamaktadır. Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. Maddesinde "işleten" sıfatı açık ve net bir şekilde tarif edilmekte olup bu tarife istinaden işletenin "aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir." olduğu açıkça belirtilmektedir. Nitekim söz konusu düzenleme şu şekildedir; İşleten : Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır Görüldüğü üzere aracın uzun dönem kiralanması halinde işleten sıfatı kiracıya geçmektedir. Somut olayda da kazaya karışan --- plakalı araç olay tarihinde ------- kiralanmış olmakla işletenlik sıfatı artık adı geçen şirkete geçmiştir. Dolayısıyla her ne kadar dava dilekçesinde müvekkil firma davalı olarak gösterilmekte ise de Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. Maddesi ile kiralama sözleşmesi karşısında müvekkilin bu sıfatı haiz olmadığı açıktır. 27.04.2023 tarihli "Araç İade Formu"ndan (EK-4) da açıkça görüleceği üzere aracın teslim esnasında tanzim edile formda da açıkça aracın hasar görmüş olduğu ve bu şekilde teslim alındığı belirtilmektedir.Müvekkil açısından yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere Pasif husumet yokluğu nedeniyle DAVANIN REDDİNE karar verilmesi gerekmektedir.
ESASA İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ :
Usule ilişkin itirazlarımız saklı kalmak kaydıyla ve müvekkilin işleten sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerekmekte ise de;
DAVACI TARAFÇA TALEP EDİLEN İKAME ARAÇ BEDELİ TARAFIMIZDAN KABUL EDİLMEMEKTEDİR.
Davacı taraf her ne kadar 14 günlük araç ikame bedeli talep edilmekte ise de bu talep tarafımızdan kabul edilmemektedir. Öncelikle davacı tarafın bu süreçte herhangi bir araç kiralama yaptığına dair dosyada somut bir delil bulunmamaktadır kaldı ki davacı şirket de bir araç kiralama şirketidir. Öte yandan sigorta şirketi tarafından kendilerine bir ikame araç verilip verilmediğinin de araştırılması gerekmektedir. Yine dava belirsiz alacak davası olarak açılmışsa da bu durumun da kabulü mümkün değildir zira kendilerinin zarara girdiğini beyan etmekte olmakla birlikte bu zararı bilebilecek durumdadırlar bu nedenden ötürü de belirsiz alacak davasını kabul etmemekteyiz. Zira bu süreçte araç kiralandığına ilişkin dosyada somut bir delil bulunmamaktadır. DAVACI TARAFIN FAİZ TALEBİ FAHİŞTİR.
Davacı taraf avans faizi ile tahsilini talep etmekteyse de söz konusu durum sigorta şirketinin sebepsiz zenginleşmesine yol açacaktır. Açıklanan durum ver nedenlerle, Öncelikle davanın, gerçek "işleten" sıfatını haiz olan ------adresinde mukim -------- İhbarına, Zamanaşımı nedeniyle Davanın REDDİNE, İşleten sıfatının Müvekkil Şirket'e ait olamaması nedeniyle Davanın Pasif Husumet Yokluğu Nedeniyle REDDİNE, Esas yönünden haksız ve mesnetsiz Davanın REDDİNE, Yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini" şeklinde talep etmiştir. BEYAN: Davacı vekilince sunulan 01/10/2025 tarihli beyan dilekçesinde; Davanın ihbar olunan tarafından ödemeden kaynaklı konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığında ilişkin talepte bulunduğu anlaşıldı. BEYAN: Davalı vekilince 02/10/2025 tarihli duruşma beyanında; Cevap dilekçesi, sunulan diğer tüm dilekçelerini tekrar ettiklerini, ihbar olunan tarafından yapılan ödemeden haberlerinin olmadığını ancak davalılardan masraf ve vekalet ücreti talebi olmayan davacının talebinin makul olduğunu, ödeme yapılmış ise dava konusuz kalmış olduğunu, takdirin mahkemenin olduğunu beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Talep; trafik kazasından kaynaklı haksız fiil hükümleri kapsamında alacak istemine ilişkindir. Davacı vekilinin 01/10/2025 tarihli beyan dilekçesinde davanın ihbar olunan tarafından ödemeden kaynaklı konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığında ilişkin talepte bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda davacı vekilinin 01/10/2025 beyanı ve 02/10/2025 tarihli duruşmada davalı vekilinin beyanı nazara alınarak dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklinde hüküm tesis edildiği görülmüştür. Yargılama giderleri yönünden ise HMK 331/1 maddesi gereğince yapılan değerlendirmede, davanın açılış aşamasındaki haklılığının ödeme esas alınarak karar tarihinde davacı yanca ispatlandığı, davacı vekilince dosyaya sunulan 01/10/2025 tarihli beyan dilekçesinden davalı yandan masraf ve vekalet ücreti talebinin olmadığı hususu nazara alınarak yargılama gideri ve masraflardan davacı sorumlu tutulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın ilk celsede karara çıkması nedeni ile, Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 205,13 TL (615,40/3*1=205,13 TL) karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 410,27 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana İADESİNE, 3-Yapılan masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 5-4.700,00-TL arabuluculuk masrafının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere Davalı -----.... vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.