İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/510 E. 2026/231 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/510
Karar No
2026/231
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/04/2025 KARAR TARİHİ : 16/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından aşağıda ayrıntılarına yer verilen alacağa dayalı olarak ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı icra dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı/borçlu şirket vekili tarafından 10/04/2025 tarihinde haksız yere borcun tamamına borçlu bulunulmadığı gerekçesi ile matbu şekilde itiraz edilerek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin, paslanmaz çelik ve metal işlenmesine yönelik üretim yapan, müşterilerinin ihtiyacına yönelik ürünleri üreten bir firma olduğunu, müvekkili şirketin, davalıdan alacaklı olduğu ticari alacak konusu, bu minvalde açık hesap ilişkisi uyarınca davalı tarafından dönemsel olarak verilen siparişlere ve üretilmesi istenen ürünlere ait fatura alacaklarına müstenit olup, davalı tarafça kısmen ödemelerin yapıldığını, cari hesap bakiyesi gereği müvekkilin davalıdan toplamda icra takip çıkış miktarı olan toplam 252.498,62 TL lik ödenmemiş faturalara dayalı ticari alacağı olduğunu, faturalara konu tüm ürünlerin davalı tarafa sevk edilmesine ve faturaların T.T.K'nun 21/2 madde hükmü uyarınca davalı tarafça süresinde itiraz edilmeksizin ticari kayıtlara işlenmesine ve kabul edilmesine rağmen haksız yere ve dayanaksız şekilde, matbu ifadelerle borçlu bulunulmadığı gerekçesiyle yapılan itiraz hukuki dayanaktan yoksun, hukuken zaman kazanma gayreti içerisinde ve kötü niyetli olarak yapıldığını, davalının bu süreçte müvekkil şirketi maddi anlamda zarara uğrattığını, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı borçlu hakkındaki ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 252.498,62 tl üzerinden devamına, alacak likit olduğundan haksız itiraz sebebiyle asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, karşı vekalet ücreti ile dava harç ve masraflarının davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Satış ve Dış Ticaret A. Ş.'nin uzun yıllar tekstil alanında faaliyet göstermekte olduğunu, bu alanda sektörün önde gelen firmalarından olduğunu, müvekkili firma yurt dışından aldığı siparişler doğrultusunda davacı firmadan kumaş sipariş ettiğini, müvekkili ile davacı firma arasında belirtilen niteliklere uygun olarak termin süresi içerisinde kumaş üretimine ilişkin anlaşma yapıldığını, davacı taraf ise termin süresini geciktirdiğini, ve istenilen niteliklere aykırı olarak yalnızca numunelik bazda kumaş gönderdiğini, bu hususa ilişkin davacı firmaya birçok defa mail atıldığını, ürünlerin ayıplı olduğu ve geç teslim edildiğinin bildirildiği, müvekkili firmanın davalı tarafça numunelik bazda gönderilen kumaşlardan yurt dışında dava dışı firmaya test-kalite kontrol amaçlı numune ürünleri gönderdiğini, tercüme edilen mail kayıtları ve davacı tarafla yapılan görüşme-bildirim kayıtları incelendiği görüleceği üzere numunelik ürünlerin ayıplı-hatalı ve istenilen niteliklere sahip olmadığı, numunelik ürünlerin termin süresinin çok uzun olması nedeniyle müvekkili firma yurt dışında bulunan dava dışı şirkete karşı büyük mağduriyet yaşadığını, bu doğrultuda müvekkili tarafından davacı firmaya siparişlerin iptal edildiğinin bildirildiğini, davacı tarafın kötü niyetle hareket ederek adeta tüm ürünleri teslim edilmiş gibi göstererek tüm ürün üzerinden fatura kestiğini, müvekkil, davaya konu faturada bulunan ürünleri teslim almadığını, yalnızca numunelik bazda ürün teslim aldığını, söz konusu ürünlerin ayıplı olması ve termin süresinin geçmesi nedeniyle siparişin iptal edilmesine rağmen davacı tarafından kötü niyetli olarak müvekkiline tüm ürünlerin teslim edilmiş gibi fatura kesildiğini, müvekkili firma tarafından faturaya konu edilen ürünlere ilişkin olarak davacıdan ürün satın alınmamış olmasına rağmen davacı tarafından haksız kazanç elde etmek amacıyla fatura düzenlendiğini, faturada belirtilen ürünlerin müvekkiline tesliminin gerçekleştirilmediğini, ve müvekkili şirketin söz konusu hizmeti almadığını, belirterek yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re’sen göz önüne alınacak nedenlerden davalı tarafça haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı takip dosyası, arabuluculuk tutanağı, fatura, bilirkişi raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı tarafından, davalı aleyhine, ... 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu noktasında toplanmaktadır.Dava konusu icra dosyasında davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizinin belirlenmesi için Mali Müşavir Bilirkişisinden rapor talep edildiği,06/01/2026 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava dilekçesi, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava dosyası kapsamında sunulan ve celp edilen belgeler, davacı şirketin iddiası ve davacı şirketin 2023, 2024 ve 2025 yılları ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ve tespitlerim neticesinde; Davacı şirketin, 2023 yılı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanunun belirlemiş olduğu yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğu, 2024 ve 2025 yılı ticari defterlerinin, ... Bakanlığınca yapılan düzenlemeler sonucunda elektronik ortamda tutulan defterler için 1 ve 2 seri nolu elektronik defter genel tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde noter tasdikinin gerekmediği yerine geçecek berat oluşturma işleminin yapılmış olduğunu, 2023, 2024 ve 2025 yılı defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil olabilecek özellikte olduğunu, Davacı şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığını, Davalı şirket inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini sunmadığı, daha sonra yapılan aramalarda da ulaşılamadığı için inceleme yapılamadığını, Davacı şirketin 2023-2024-2025 yılı ticari defterleri ve bağlı kayıtlarına göre takip tarihi 07.04.2025 itibari ile 252.498,62 TL alacaklı olduğunu, Her ne kadar davalı şirketin ticari defterleri incelenememiş olsa da 8 günlük itiraz süresi içerisinde davalı şirketin faturaları reddettiğine dair dava dosyası kapsamında bir bilgi bulunmaması, Ba formlarında da davacının kayıtlarıyla uyumlu tutar kadar faturayı bildirmiş olması nedeni ile faturaların içeriğinin davalı şirket tarafından kabul edilmiş sayılacağını, dava dosyası kapsamında davacının davalıyı temerrüde düşürmek amacıyla çekilmiş bir ihtarnamesinin bulunmaması, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmaması ve faturada ödeme şeklinin 60 gün olduğu fakat gecikme halinde uygulanacak gecikme faiz oranıyla ilgili bir bilgi olmaması nedeniyle faiz hesaplaması yapılmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, tarafların bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi sundukları görülse de yeniden rapor alınmasını gerektirir bir husus bulunmadığından itirazların reddine karar verilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde, itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.Bilindiği üzere TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında bulunduğu, kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir. Gerek ; gerek ... içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir.Bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine, ... 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasında, davalı tarafından 10/04/2025 tarihinde ödeme emrine itiraz edildiği, davacı tarafından açılan iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı kabul edilerek, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin tespiti amacıyla mali müşavir bilirkişisinden alınan raporda,davacı şirketin davalı şirketten icra takip tarihi itibariyle 252.498,62 TL alacaklı olduğu,inceleme gününde davalının mahkemeye ticari defter ve kayıtları ibraz etmediği gibi bilirkişi raporunun aksini ispata yarar bir delili dosyaya sunamadığı, takibe konu alacağın likid ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : (Yukarıda açıklanan nedenlerle), 1-Davanın KABULÜ İLE, ... 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin kaldığı yerden DEVAMINA, 2-Asıl alacak olan 252.498,62 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 50.499,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 17.248,18 TL harçtan peşin alınan 3.049,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.198,62 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, davacı tarafından başlangıçta ödenen 3.049,56 TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı toplamı olan 3.273,07 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 4-Dosya kapsamında yatırılan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 121,00 TL posta masrafı olmak üzere toplamda 5.121,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya VERİLMESİNE, 5-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/02/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/510, K. 2026/231, T. 16.02.2026, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-510-e-2026-231-k-2ea74192628e