İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/507 E. 2026/257 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/507
Karar No
2026/257
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/507 Esas KARAR NO : 2026/257

DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 04/07/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "25.03.2024 kaza tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ..., müvekkil Şirket'e ait ... plakalı araca arka sol taraftan çarparak aracın maddi hasara uğramasına ve dolayısıyla araç değer kaybı oluşmasına neden olmuştur İncelenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve Tramer kayıtlarına göre, iş bu kazada ... plakalı araç sürücüsünün, kazanın oluşmasında ve dolayısıyla müvekkil Şirket aracında oluşan hasar ile buna bağlı olan araç değer kaybında %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.2198 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliği ve diğer alt mevzuat gereğince araçta oluşan değer kaybından, kazada kusuru bulunan ... plakalı araç adına, kaza tarihinde geçerli olan, ... nolu ZMM sigortasını düzenlemiş bulunan davalı sigorta şirketi sorumludur.Tarafımızca bağımsız ekspertiz ... Şti.'ne yaptırılan ekspertiz sonucunda, 230.000,-TL tutarında değer kaybı oluştuğu tespit edilmiştir. Nitekim, dava dilekçemizde yer verdiğimiz hususlara ilişkin 07/05/2025 tarihinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99'uncu maddesi uyarınca Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Yönetmeliği EK - 6'da belirtilen belgeleri eksiksiz sunarak davalı sigorta şirketine başvurulmuş ve cevap olarak değer kaybına ilişkin yalnızca 50.000,00-TL ödeme alınmıştır. Bu sebeple, meblağın değer kaybı tazminatını karşılamaması sebebiyle sayın mahkemenize başvuru zorunluluğu hasıl olmuştur. Davanın kabulüne, Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK m. 107 kapsamında bilirkişi incelemesi sonrasında arttırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL meblağın kaza tarihinden itibaren avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte ilgili mevzuat uyarınca davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı yana yüklenmesine, karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Kazaya karışan araç müvekkil şirket nezdinde sigortalıdır. Müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlıdır. Nitekim, kaza tarihi itibarıyla poliçe limiti 120.000,00-TL olup ... A.Ş'ye rücuen 182.214,04-TL maddi hasar tazminatı ödemiştir. Dolayısıyla bakiye poliçe limiti 17.785,96-TL'dir. Hiçbir şekilde sorumluluğun kabulü anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil şirket bu tutarın üzerinde bir tutardan sorumlu olamayacaktır. Müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlıdır. Müvekkil şirketin dava konusu olaya ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının tespiti ile davanın müvekkil şirket yönünden reddine, Herhalükarda davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." savunmuştur. DELİLLER: 16/09/2025 tarihli bilirkişi raporu, 06.09.2024 tarihli değer kaybı raporu, trafik kazası tespit tutanağı, araca ve kaza yerine ait fotoğraflar, araç sigorta poliçesi, ödeme dekontu ve tüm dosya kapsamı. Bilirkişiden alınan 16/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... plakalı otomobil ...'nin maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında “% 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu, ... plakalı otomobil sürücüsü ... maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, Dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti Hakim yetkisindedir. Dava konusu ... plakalı ... marka ... tip 2023 model aracın şasi numarasının ... ve kaza anında 8.949 kilometrede olduğunun tespit edildiği, , dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler ışığında davaya konu aracın geçmişe yönelik olarak tramer kaydı içeren bilgiye rastlanmadığı, 25/03/2024 günü meydana gelen kaza neticesinde aracın arka tampon, sol arka çamurluk, arka panel bölgelerinden değer kaybı hesabında etkili olacağı, araç piyasa değerlendirme sonuçlarına göre, rapor tarihinde aracın mevcut durumda hasarsız ortalama bedeli ile (4.634.000 TL), emsal hasarlı durumdaki piyasa değeri (4.502.000 TL) arasındaki farkın 132.000 TL olduğu ve kaza anı olan 25/03/2024 tarihine endekslendiğinde ise, ekte sunulan hesaplama sonucuna göre dava konusu araçtaki değer kaybının 86.583,16 TL olacağı..." rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 25.03.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı zararının ödenmesi talebi mahiyetinde alacak davasıdır. Davacı taraf maliki olduğu ... plakalı aracına , 25.03.2024 tarihinde Dava dışı sürücü ...'nin ... plakalı sayılı aracı ile çarptığını , aracın maddi hasar gördüğünü , davalı sigorta şirketinin aracın zorunlu mali masuliyet sigortısı olduğunu , araçtaki hasar nedeniyle de aracın piyasa değerinin düşerek değer kaybına uğradığını davalının değer kaybından sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır . Davacı adına kayıtlı ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan ... plakalı aracın karıştığı tarihli trafik kazasında davacı adına kayıtlı aracın hasar gördüğü, davacının değer kaybı ödenmesi nedeniyle davalıya başvurusu üzerine 50.000 TL ödeme yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. ZMM sigorta şirketleri 3.kişilerin araçlarında oluşan gerçek zararın gidermekle yükümlüdürler. Gerçek ( doğrudan) zarar kapsamı içinde araç hasar bedeli ve değer kaybı zararı bulunmakta olduğundan davalının pasif husumetinin bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Mahkememizce Sigorta Bilgi ve Gözetim Müdürlüğünden davaya konu aracın kaza tarihi olan 25.03.2024 itibariyle (hasar dosyası, kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, kazaya dair fotoğraflar vb.) kayıtları, poliçe ve hasar dosyası celp edilmiş ; akabinde dosya meydana gelen kazada kusur durumunun tespiti, davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarının tespiti değerlendirilmek suretiyle rapor düzenlemek üzere bir kusur konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 16.09.2025 tarihli raporu düzenleyerek dosyamıza sunmuşlardır . Resen mahkememizce yapılan kusur irdelemesinde : Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bu itibarla, Mahkemizce benimsenen ayrıntılı, gerekçeli, bir kısmı kazaya ve sonrasına ilişkin görüntülerin, resimlerin de incelenip değerlendirildiği oluşa uygun kusur raporu ile kazanın, dava dışı sürücünün trafik kurallarına aykırı ve %100 kusurlu hareketi ile meydana geldiği, davacının kazada kusurunun bulunmadığı anlaşılmış olduğundan rapora itibar edilmiş ve buna yönelik itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Değer kaybının tespitinde : Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17 HD...E - ... K sayılı ilam). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli... E... K sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır. Aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 4 HD ... E- ... K sayılı ilam). Somut dosyamızda;16.09.2025 tarihli uzman bilirkişi tarafından aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının zararının belirlenmesi (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve ...E., ...K sayılı kararı) yapıldığından, davalının haksız fiil sorumlusu olarak zarardan sorumlu olduğu, hasarlı araç fotoğrafları, hasara ilişkin fatura ve belgelerin, eski kaza durumunun da değerlendirildiği, KDV eklenmesi gerekli ekspertiz raporu ile de paralellik arz ettiği raporun Yargıtay kriterlerine uygun olduğu bilirkişi raporuna göre de belirlenen değer kaybına ilişkin zararın uygun olduğunun da anlaşılmasına göre raporun gerekçeli, denetlenebilir ve dosya kapsamı ile uyumlu olması gözetilerek hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Davacı vekilince sunulan 03/11/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; "Dava ve talep değerini 36.583,16-TL olarak belirlemekteyiz ve 36.483,16-TL eksik harcı işbu dilekçemiz ile birlikte ikmal etmekteyiz. Talebimiz olan 36.583,16-TL tazminata 25.03.2024 kaza tarihinden itibaren olmak üzere reeskont avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini..." talep etmiştir. Böylece tüm oluş ve dosya kapsamına göre ; davadışı Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, mevcut sürati ile olay mahalline yaklaştığı, seyrini mahal şartlara göre ayarlamadığı, önünde aynı istikamette doğru seyrini sürdüren ve trafik nedeni ile yavaşlayan otomobili yakın mesafeden takip etmesi sonucu takip mesafesini ihlal ederek arkadan çarparak %100 kusurlu şekilde davacıya ait araçta 86.558,16 TL hasara sebebiyet verdiği, davadan önce sigorta şirketi tarafından 50.000 TL değer kaybı ödeme yapılması nedeniyle bakiye 36.558,16 TL değer kaybı zararının kaldığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Aracın ticari olmaması nedeniyle kabul edilen tazminat miktarlarına yasal faizi işletilmesine , davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve temerrüdün başvuru yapıldığı tarih, izleyen 8 iş günü itibariyle faize hükmedilmiştir. Davalı taraf her ne kadar bedel arttırım talebinden sonra poliçe limitinden 17.785,96 TL bakiyesi kaldığını savunmuşsa da kaza nedeniyle yapılan ödemelere ilişkin ödeme makbuzlarını sunmadığı gibi kendisine verilen kesin süre içerisinde de ödeme belgeleri sunmadığından savunmasına itibar edilmemiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile 36.558,16TL değer kaybı tazminatının 09/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.497,28TL harçtan peşin-tamamlama olarak alınan 1.240,40TL'nin mahsup edilerek bakiye 1.256,88TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.240,40TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.855,80TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 36.558,16TL üzerinden hesaplanan 36.558,16TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 87,50TL vekalet harcı gideri, 337,90TL tebligat, posta gideri ile 16.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.425,40TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak karar verildi.15/04/2026

Katip ¸e-imza

Hakim ¸e-imza

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/507, K. 2026/257, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-507-e-2026-257-k-8bc2632d1bd1