İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/495 E. 2026/343 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/495
Karar No
2026/343
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/495 KARAR NO : 2026/343

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/11/2024 KARAR TARİHİ : 07/04/2026

---.Asliye Hukuk Mahkemesi ---- Esas, ---- sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 31/07/2024 tarihinde daval----- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın davacıya ait ------ plakalı araca çırptığını, kazada davalı aracın tam ve kusurlu davacının ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, davalı aracının ZMM poliçesi bulunduğunu, bu sebeple davacının zararının tazmini için talep edebileceği bir karşı kurum bulamadığını, zararın tazmini için işbu davayı açtıklarını, kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsünün müteselsil olarak sorumlu olduğunu, kazada hasara uğrayan aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle talep edelin ikame araç bedelinin ZMM sigortası teminatı dışında kaldığından sigorta şirketlerinin bu zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davalının tam ve asli kusurlu olmasıyla birlikte borçlunun borcunu bilmesine rağmen kötüniyetli olarak hareket ettiğini ve davacı lehine hükmedilecek bir tazminatın tahsilinin zor ve imkansız hale gelebileceğinden HMK 389-399 m. gereği davalı adına kayıtlı ve dava konusu------ araç üzerine dava kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı------ vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, davacının dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurduğunu, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli taleplerinin belirsiz alacak olarak ileri sürülemeyeceğini, dava konusu taleplerin belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının taleplerini belirleyebilecek durumda olduğunu, rapor aldırarak iddia ettiği zararını tespit ettirdiğini, ikame araç bedeline ilişkin davacının ---. İcra Dairesi ------ Esas sayılı dosyadan müvekkili şirket ve diğer davalı sürücü aleyhine 22.500,00-TL ikame araç bedeli talepli icra takibi açtığını, zarar miktarının belirlenebilir ve hesaplanabilir nitelikte olduğunu, kusur durumuna itiraz ettiklerini, kusur hususunda rapor alınması gerektiğini, araç mahrumiyet bedeline ilişkin ikame araç bedeline ilişkin----. İcra Dairesi----- Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, bu davada da araç mahrumiyet bedelinin talep edildiğini, takibe itiraz edildiğini, davacının araç mahrumiyet bedeli zararını ispatlayamadığını, bu bedele de itiraz ettiklerini, aracın kaç günde onarıldığının değil kaç günde onarılabileceğinin dikkate alınması gerektiğini, dava konusu aracın önceki kaza geçmişinin tespit edilmesi gerektiğini savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Davalı---- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurduğunu, 31/07/2024 tarihinde davacı tarafa ait ---- plakalı araç ile diğer davalının maliki olduğu müvekkilinin sürücüsü olduğu ----- plakalı aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kusur durumuna itiraz ettiğini, davacının dava dilekçesinde talep ettiği araç mahrumiyet bedelini ----.İcra Dairesi ------ esas sayılı dosyası ile icra takibine konu ettiğini, itirazlar neticesinde icra takibinin durdurulduğunu, talep edilen araç mahrumiyet bedelinin fahiş olduğunu, davacı tarafından araç kiralamaya ve talep edilen araç mahrumiyet bedeline ilişkin faturanın sunulmadığını, davacının ikame araç bedelini talep ettiğini ancak aracın tamir süreci boyunca ikame araç kullandığına ilişkin sözleşme veya fatura sunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsilini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER : ---- Şirketi, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü, ----- müzekkereler yazıldığı görüldü. Dosyaya 19/12/2025 tarihli bilirkişi raporunun sunulduğu görüldü. Davacı vekili tarafından 02/02/2026 tarihli talep artırım dilekçesi sunulduğu görüldü.

Makine Mühendisi Bilirkişi ------ tarafından hazırlanan 19/12/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. A-) Sürücü ---- sevk ve idaresindeki------ plakalı aracı ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda etkenlik arz ettiği için: 8/8 ORANINDA %100 KUSURLU OLDUĞU, B-) Sürücü ---- sevk ve idaresindeki -------- plakalı aracı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde ATFI KABİL KUSURU bulunmadığı, C-) 31.07.2024 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan ---- tarafından yapılan ----- plakalı araca ait hasar bilgilerinin, araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır --- plakalı, ---- marka----- tipi, ------ model araçta meydana gelen hasardan dolayı, hasarlı parçalarının tamir süresinin yaklaşık 10 gün olabileceği, (meydana gelen kazada ----- plakalı araçta oluşan hasarın tamir süresi; sol ön kapı, sol arka kapı, sol marşbiyel sacı, sol arka çamurluk ve davlumbazı, şase aksamı, düzeltilmesi işlemlerine göre oluşan hasarın boyutu ve serviste yapılacak işlem süresi benimsenmiştir. Yargıtay kararında da belirlendiği üzere, dava konusu aracın ----- marka olması, piyasada marka bilinirliliğinin-usta sayısının-parça bulunabilirlik yüzdesinin fazla olması nedeni ile bu süre değerlendirilmiştir.) Piyasada araştırmasında yapılan görüşmelerde, alınan bilgiler--- plakalı, ---- marka, -------- model araca eş değer (muadil) araçların, yetkili servisler, şahıs/tüzel kişilik/------ firmaları ile yapılan görüşmede, örnek değerlendirmesine en yakın emsal teşkil edebilecek aşağıdaki örnek aracın değerlendirilmesi ile muadil araçların kiralama bedellerinin ortalama 15.000,00 TL (10 günlük) olarak belirlenmiştir. ----plakalı, ---- marka, ------- model araç için kiralama bedellerinin 31.07.2024 kaza tarihi itibari ile ortalama 10.300,00 TL (10 günlük) tutarın emsal değer teşkil etmesi ile Kadr-i Maruf değer olabileceği değerlendirmesi ile muadil araç bedeli hesap edilmiştir. D-) Yargıtay uygulamaları doğrultusunda ‘’aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının ne olduğunun, daha önce aracın karıştığı kazaların neler olduğu ve bunların değer kaybına etkisinin olup olmadığı’’, hususları çerçevesinde yapılan teknik incelemede: Bu bilgiler dâhilinde --- plakalı, ---- marka, -----tipi, ----- model araçta oluşan Değer Kaybı ve İkame araç bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalıların tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, DEĞER KAYBI BEDELİ = 150.000,00 TL İKAME ARAÇ BEDELİ = 10.300,00 TL olarak hesap edilmiştir. Davacının kasko sigortacısı olan dava dışı ---- yazı cevabı "03.10.2024 tarihinde anlaşmalı servis------. hesabına 40.800,00 TL ‘’Tazminat Ödemesi‘’ (Tevkifat Tutarı:4.760,00 TL olup Net Hesaba Gönderilen:36.040,00 TL'dir.) 10.10.2024 tarihinde anlaşmalı servis----- hesabına 51.462,17 TL ‘’Tazminat Ödemesi‘’ yapılmıştır--- plakalı araca ------- no lu hasar dosyası kapsamında 26/08/2024 - 02/09/2024 tarihleri arası 7 gün ikame araç hizmeti verilmiştir." şeklindedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacının maliki olduğu ---- plakalı araç ile davalı şirketin maliki olduğu, diğer davalı sevk ve idaresindeki ------- plakalı aracın karıştığı 31/07/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve araç mahrumiyeti kaynaklı zararın giderilmesi amacıyla açılan tazminat davasıdır. Davacı vekilinin "Dava değerimizi 150.000,00-TL değer kaybı bedeli ve 10.300,00-TL Araç Mahrumiyet bedeli yönünden çıkardığımıza ve harcının tamamlandığına, Değer kaybı bedelinin ve araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına," talebini içerir bedel artırım dilekçesi ibraz ettiği görülmüştür.Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi trafik kazasından kaynaklı olarak değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararına ilişkin tazminat davası olduğu, davalıların haksız fiil hükümleri ve KTK 85 uyarınca müteselsil sorumluluklarının bulunduğu, kusur ve değer kaybına ilişkin tazminat miktarı yönünden atıf yapılan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalı sürücünün olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu, mahkememizce de olayın gerçekleşme biçimine göre bilirkişi raporu ile tespit edilen kusur durumunun somut olayın gerçeklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu, yine aynı rapor ile davacının 150.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğunun tespit edildiği, değer kaybı hesabının kaza nedeniyle oluşan hasarın nitelik ve niceliği, aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi gibi hususlar gözönünde bulundurularak, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) esasına uygun olarak yapıldığı, mahkememizce de bu esasa göre hesaplama yapılmasının hukuka uygun bulunduğu, bilirkişi raporunun bu esasa uygun ve denetime açık şekilde düzenlendiği, bu sebeple hükme esas alınabileceği, davalıların TBK 117 uyarınca kaza tarihinde temerrüte düştüğü, davacının ve davalı araç sahibinin tacir ve işin ticari iş kapsamında kalması nedeniyle alacağa avans faiz işleyeceği, araç mahrumiyeti zararı yönünden; araç mahrumiyetine ilişkin zarar miktarı belirlenirken yerleşik yargı içtihatları uyarınca "aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra, davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle hesaplanması” gerektiği, bu esasa uygun olarak düzenlenen atıf yapılan bilirkişi raporunda araç mahrumiyet zararının 10 günlük makul onarım süresi üzerinden 10.300,00 TL olarak belirlendiği, ancak davacının kaskocusu tarafından kendisine 7 gün ikame araç tahsis edilmesi nedeniyle davalıların 3 günlük araç mahrumiyetinden sorumlu oldukları, buna göre davalıların yükümlü olduğu araç mahrumiyeti zarar miktarının 3.090,00 TL olduğu, davalıların TBK 117 uyarınca kaza tarihinde tarihinde temerrüte düştüğü, hem davacının hem de davalı araç sahibinin tacir ve işin ticari iş kapsamında kalması nedeniyle alacağa avans faiz işleyeceği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, değer kaybına ilişkin 150.000,00 TL ve araç mahrumiyetine ilişkin 3.090,00 TL maddi tazminatın 31/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, araç mahrumiyetine ilişkin fazlaya dair istemin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (153.090,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 10.457,58 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL peşin harç ve 2.738,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 7.291,98 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 916,00 TL dava açma masrafı, 2.738,00 TL tamamlama harcı ve 8.152,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 11.806,50 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (153.090,00/160.300,00) göre 11.275,46 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ----- tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 87,50 TL yargılama giderlerinin ret/dava değeri oranına (7.210,00/160.300,00) göre 3,94 TL’sinin davacıdan alınarak davalı----- verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı -------Şirketi tarafından yapılan vekalet harcı ve dosya masrafı giderine ilişkin 315,80 TL yargılama giderlerinin ret/dava değeri oranına (7.210,00/160.300,00) göre 14,21 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ------ Şirketi'ne verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (153.090,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar ------Şirketi yapılan yargılamada kendilerini vekille temsil ettirdiğinden ve ret sebebi ortak olduğundan reddedilen dava değeri (7.210,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 7.210,00 TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak her biri eşit hak sahibi olmak üzere davalılara verilmesine, 9-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (153.090,00/160.300,00) göre 4.488,50 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 211,50 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı ------ vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/495, K. 2026/343, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-495-e-2026-343-k-54fc32d7b6f6