İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/462 E. 2026/165 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/462
- Karar No
- 2026/165
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2025/462 KARAR NO : 2026/165
DAVA : KIYMETLİ EVRAK İPTALİ (Bono İptali)
DAVA TARİHİ : 30.06.2025 KARAR TARİHİ : 25.02.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ZAYİ NEDENİYLE BONO İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankaya tahsil için verilen borçlusu ..., Lehtar/ciranta: B... Limited Şirketi (V.K.N.: ...- Paşaalanı Mahallesi ...Sk. No:..Karesi/BALIKESİR), ciranta:.. Ltd. Şti. (VKN:..) - Şerifali Mah. ... Cad. No: ..., Ümraniye/İSTANBUL), düzenleme tarihi 28/12/2024 olan, 30/04/2025 vade tarihli, 120.000,00 TL bedelli, bir adet bononun hamili iken kaybolduğunu, öncelikle senetlerin kötü niyetli kişilerin eline geçmiş olması ihtimaline binaen ödenmesinin yasaklanmasına, yapılacak yargılama neticesinde de iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Dava hasımsızdır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; TTK.nun 778/1-ı. maddesi yollaması ile bonolarda uygulanması gereken 757 vd. maddelerine göre açılmış, zayi nedeniyle bononun iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi ekinde iptali istenen bononun bir fotokopisi sunulmuştur. Zayi nedeniyle bono iptali davasında, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 818/1-s atfıyla bonolarda uygulanması gereken 757/1 maddesi gereğince iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemeden men edilmesini isteyebilir. Ticaret sicil kayıtlarına göre davacının yerleşim yerinin Şişli/İSTANBUL olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkememiz kendisini yetkili kabul etmiştir. Hasımsız olarak açılan bu davada iptal talebinde bulunan şahsın ispat etmesi gereken husus zilyedi bulunduğu çekin rizası hilafına elinden çıkmasıdır. Ancak, iptal davasında kesin ispat aranmayıp çekin kaybolduğunun "kuvvetle muhtemel" olduğunu göstermesi yeterlidir. Davacı, çeklerin lehtarı ve hamili olduğunu ileri sürerek iptalini talep ettiği çeklere dair bilgileri mahkemeye bildirmiştir. Davacının daha fazlasını ispata zorlanması, zayi sebebiyle çek iptali hükümlerinin uygulanmasını imkânsız hale getirecektir. Kaldı ki, dosya kapsamında davacının iddiasının aksini kanıtlayacak somut bir delil bulunmamaktadır (Emsal: Yargıtay 11.HD.nun 25.02.2013 tarih ve 2013/1358 E. 2013/3309 K.). Bu nedenle söz konusu içtihadın bonolar yönünden de uygulanmasına engel bir durum yoktur. Davacı bankanın iptali istenen bonoları tahsil cirosu ile devraldığı ve vekil hamil sıfatına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Tahsil cirosu, senedin bedelinin tahsili ile buna bağlı hakları koruyucu işlemleri yapmaya yönelik temsil yetkisinin kıymetli evraka özgü bir görünüş şekli olduğundan, vekil hamil konumundaki bankanın üçüncü şahıs elindeki senedin iadesini talebe veya zayi nedeniyle iptalini istemeye hakkı vardır. Bu nedenle davacı bankanın kıymetli evrakın iptali davası açmasında hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir (Emsal; Yargıtay 11.HD.nin 03/04/2018 tarih ve 2016/9880 E. 2018/2363 K.). Davaya konu bono ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesinde 3 kez ilan yapılmış, ilana ilişkin gazeteler dosyaya sunulmuş, ilk ilan tarihi olan 21.11.2025 tarihinden itibaren üç aylık bekleme süresi içinde mahkememize herhangi bir başvuru olmamış ve davaya konu bono ortaya çıkmamıştır. Dava konusu bononun keşidecisine, dava konusu senet için ödemeden men yasağı konulduğu belirtilerek TTK.nun 757.maddesi gereğince "bundan sonra tedbir kararına konu senet bedelinin vadesi gelmesi durumunda senedi ibraz edene değil mahkememize ödenmesi, aksi halde ikinci kez ödemek zorunda kalabileceğine" ilişkin muhtıra tebliğ edilmiştir. Dava konusu bononun zayi sebebi ile iptaline ilişkin talep üzerine gerekli ilanın yaptırılmasına rağmen verilen üç aylık sürede mahkememize bononun meşru hamili olduğunu iddiası ile müracaat eden bir kişinin olmaması karşısında dava konusu bononun zayi sebebi ile iptaline karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABULÜNE, 1-Davacının hamili iken kaybolduğu anlaşılan; Borçlusu ... Lehtar/cirantası ...limited Şirketi (VKN: ...), cirantası ...Ltd. Şti. (VKN:..), düzenleme tarihi 28/12/2024 olan, 30/04/2025 vade tarihli, 120.000,00 TL bedelli bononun zayi nedeniyle İPTALİNE, İhtiyati tedbir nedeniyle dosyaya sunulan...Bankası'na ait 04.07.2025 tarih ve ... nolu teminat mektubunun HMK.nun 392/2. Maddesi gereğince karar kesinleşmesini müteakip 1 ay içerisinde teminatın iade edilmemesi yönünde dosyaya bir talepte bulunulmadığı takdirde DAVACIYA İADESİNE, 2-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile eksik 116,60-TL karar ve ilam harcının DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE DAVACIYA İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.25/02/2026
KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır