İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/439 E. 2026/81 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/439
Karar No
2026/81
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/439 KARAR NO : 2026/81

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/05/2025 KARAR TARİHİ : 22/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından borçlu davalı aleyhine ------. İcra Müdürlüğünde ------- Esas sayılı dosya ile e-fatura alacaklarına dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk başvurusunda anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin nakliye işi yaptığı, davalı şirkete fatura açıklamalarında belirtilen nakliye hizmetlerini verdiğini, yapılan nakliye hizmetleri sebebiyle davalı şirkete icra takibine konu toplam 89.100,00-TL bedelli 6 adet fatura düzenlendiğini, sonrasında davalı firma ile söz konusu faturalara karşılık müvekkil firmanın 89.100,00-TL alacağı olduğuna dair 11.03.2025 tarihinde cari hesap mutabakat mektubu hazırlandığı ve davalı firma tarafından mutabakat mektubu imzalandığını beyan ederek haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, davalı (borçlu) aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak olarak gösterilen faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen faturaya yönelik itiraz süresinin başlamayacağının da aşikar olduğunu, faturanın ne şekilde tebliğ edildiğinin davacı tarafça ispata muhtaç olduğunu, taraflar arasında geçerli ve ispatlanmış bir sözleşmesel ilişki bulunmadan düzenlenen faturaların tek başına hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığını, Yüksek Mahkeme'nin yerleşik içtihatları ve TTK m.21 uyarınca, faturanın sonuç doğurabilmesi için öncelikle faturaya dayanak oluşturan temel borç ilişkisinin varlığının ve fatura konusu edimin (mal teslimi veya hizmet ifası) usulüne uygun delillerle ispat edilmesi gerektiğini, faturaya süresinde itiraz edilmemiş olması, edimin ifa edildiğini veya bedelin muaccel olduğunu kendiliğinden kabul anlamına gelmeyeceğini, davacı tarafın alacağın dayanağını oluşturan hukuki ilişkiyi ve bu kapsamda edimin ifa edildiğini usulüne uygun ve kesin delillerle ispat edemediğini, alacağın geçerli bir sözleşmeye dayanıp dayanmadığı, fiilen ifa edilip edilmediği ve miktarının ne olduğu hususları bakımından açıkça tartışmalı ve yargılamayı gerektirir nitelikte olduğunu, bu durumda müvekkili tarafından yapılan itirazın, borcu inkâr amacıyla değil, hukuken korunması gereken savunma hakkının kullanımı kapsamında olup kötü niyetli olmadığını, dolayısıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için aranan koşulların somut olayda gerçekleşmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafça fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Davaya konu ----. İcra Dairesinin ------- Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacısı tarafından dosyamız davalısı aleyhine 89.100,00-TL asıl alacak, 4.104,70-TL işlemiş faiz olmak üzere 93.204,70-TL tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.Mahkemece, tarafların 2024-2025 yılına ait ticari defterlerinin SMMM bilirkişi tarafından incelenmesine karar verilmiş, inceleme sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda ;'' davacının anılan dönemlerde e-defter mükellefi olduğu, 2024 dönemi için Gelir İdaresi Başkanlığı onaylı yevmiye ve defteri kebir açılış ile kapanış beratlarının süresinde alındığı görülmüş olup davacının usul yönünden incelenen 2024 dönemi ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak tutulduğu, 2025 dönemi için Ocak ayı ve dava tarihi itibariyle Mayıs ayı Gelir İdaresi Başkanlığı onaylı yevmiye ve defteri kebir açılış ile kapanış beratlarının süresinde alınmadığı görülmüş olup davacının usul yönünden incelenen 2025 dönemi ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak tutulmadığı tespit edildiği, davalının 2024-2025 dönemi envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu’nun ‘Tasdik Zamanı’ başlıklı 221. maddesine uygun olarak süresinde yaptırıldığı, davacının anılan dönemlerde e-defter mükellefi olduğu, incelenen ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak tutulduğu, davacının davalı adına nakliye hizmetleri karşılığında Temel Fatura Senaryosunda e-fatura düzenlediği, takip dayanağı faturaların tamamının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (18.04.2025) itibariyle davalıdan 89.100,00 TL alacaklı gözüktüğü, faturaların tamamının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (18.04.2025) itibariyle davacıya 89.100,00 TL borçlu gözüktüğü, uyuşmazlığa konu e-faturaların Temel Fatura Senaryosu kapsamında düzenlendiği, davalı şirket tarafından Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca yasal süresi içinde usulüne uygun bir itirazda bulunulmadığı, söz konusu faturaların itirazsız şekilde davalı şirketin ticari defterlerine kaydedildiği ve taraf ticari defter kayıtları ile cari hesap mutabakatının birbiriyle uyumlu olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu 89.100,00 TL tutarındaki asıl alacağın, ticari ve muhasebesel kayıtlar itibarıyla davacı tarafından talep edilebilir nitelikte olduğu kanaatine varıldığı, davacının icra takibinde takip öncesi dönem için faiz talebinde bulunduğu, ancak dosya kapsamında tacir olan taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşme ya da haricen bu hususu tevsik eden somut bir belgenin bulunmadığı, ayrıca davacının davalıyı temerrüde düşürdüğünü gösterir, tebliğ şerhini taşıyan bir ihtarname veya eşdeğer bir belgenin de mevcut olmadığı, açıklanan nedenlerle takip öncesi dönem için faiz hesaplaması yapılmadığı, '' yönünde görüş ve kanaat sunulmuştur.Tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya verdiği mal/hizmet satışına istinaden fatura düzenlediği, yapılan bilirkişi incelemelerine tarafların ibraz ettiği 2024-2025 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacının davalıdan icra takibine konu 89.100,00-TL fatura alacağını ve cari hesap mutabakat tarihinden icra takip tarihine kadar işlemiş faizi talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmış, davalının bu borcunu ödediğine dair bir kayıt dosyaya sunamadığı, davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu anlaşıldığından, itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiş, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının ----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN AYNEN DEVAMINA, 2-Alacak likit ve belirli olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 6.366,81 TL harcın, davacı tarafından yatırılan 1.125,69-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 5.241,12-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.125,69-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 8.120,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davacı vekili lehine AAÜT göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde resen yatıran tarafa iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/439, K. 2026/81, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-439-e-2026-81-k-f773bf069b2d