İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/425 E. 2026/34 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/425
Karar No
2026/34
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/425 Esas KARAR NO : 2026/34

DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ : 28/05/2025 KARAR TARİHİ : 20/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu icra takibine esas çek ... Bankası ... Şubesi "..." numaralı, 31/03/2024 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 200.000,00 TL bedelli çek olup müvekkili şirketin zilyedinde olan bu çek, icra takibine konu olmadan önce ...şirketine ulaştırılmak üzere...Şirketine verildiğini, 24/10/2023 tarihinde saat 14:00'te ... kargo ... Şubesinden ...Şirketi yetkilisi olan ...'a gelen telefonla çeklerin çalındığı bildirildiğini, ardından ... tarafından şikayette bulunulduğunu, kayıp çekler hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numarası üzerinden soruşturma başlatıldığını, çekin üçüncü şahısların eline geçmesi müvekkili şirket açısından telafisi imkânsız zararlar doğurabileceğinden, çek bedelinin bankadan alınmaması için öncelikle ödeme yasağı konulması, devamında da adı geçen çekin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesi talebi ile taraflarınca ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosya ile dava açıldığını, ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dava dosyasında yargılama devam ederken dava konusu çekin bankaya ibraz edildiği saptanmış ve mahkemece ortaya çıkan çek bakımından konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, ancak bankaya ibraz edilen çeke el konulmamış olması sebebiyle çek, kötüniyetli kişilerin elinde bulunduğunu, davalı alacaklı, dava konusu çek hakkında yargılamalar devam ederken çeki icra takibine koyarak kötüniyetli şekilde müvekkili şirketten tahsil etmeye çalıştığını, müvekkili şirket ticaretinin sekteye uğramaması ve ticari itibarının zedelenmemesi amacıyla söz konusu takip borcunu 29/05/2024 tarihinde ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığını, açıklanan ve Mahkemece re’sen dikkate alınacak tüm nedenlerle müvekkili şirketin davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitine, ... 37. İcra Dairesi... E. sayılı dosyasına konu takibin bu şekilde iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 296.000,00 TL’nin ödeme tarihi olan 29/05/2024 tarihinden itibaren faizi ile istirdadına ve dava konusu çekin istirdadına, her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ödenmiş olan borca karşı açtığı menfi tespit ve istirdat davasının birarada dinlenemeyeceğini, bu dava olsa olsa istirdat davası olup işbu dava da 1 yıllık hak düşürücü süreye uğradığından reddinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından faktoring işlemlerinin eksiksiz ve usulüne uygun şekilde yerine getirildiğini, bu nedenle müvekkili şirkete karşı şahsi defilerin ileri sürülemeyeceğini, müvekkili şirketin yetkili ve iyiniyetli meşru hamil olduğunu, müvekkili şirket ile diğer borçlu ... Şti arasında Faktoring sözleşmesi akdedildiğini, Faktoring işlemi ise Faktoring Kanununa uygun şekilde gerçekleştiğini, zira müvekkili şirket dava konusu çeki temlik alırken faturaların dayanak alındığını, dava konusu çekin incelendiğinde ciro silsilesinin kopuk olmadığı ve çekin hukuka ve yasaya uygun bir şekilde müvekkili şirkete geçtiğinin anlaşıldığını, hukuki yarar yokluğu nedeniyle menfi tespit davasının, hak düşürücü süre nedeniyle istirdat davasının reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davacı taleplerinin ve davasının reddini, %20 den az olmamak kaydıyla davacının tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; çalınma iddiasına dayalı olarak çek yönünden menfi tespit ve TTK'nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdatı istemlerine ilişkindir. ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemede KYOK kararı verildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine göre: "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' 6361 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrasına göre: "Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz." aynı maddenin 3. Fıkrası ise:" Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoringşirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." şeklindedir. Dava konusu çekin istirdadı talebi yönünden iş bu davada ispat yükü davacıda olup, davacının senedi elinde bulunduran davalı faktoring şirketinin kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; çalınma iddiasına dayalı olarak çek yönünden menfi tespit ve TTK'nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdatı istemlerine ilişkin olduğu, bu kapsamda, ... CBS'nin ...soruşturma sayılı dosyası dosyalarında davalı foktoring şirket yetkililerinin bu aşamada şüpheli olarak yer almadıkları ve davalıya yöneltilmiş bir suç isnadının bulunmadığı, Davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığının tarafların kabulünde olması, davacının çekteki imzasına itiraz etmemiş olması ve iş bu dava yönünden davacının ispatlanması gereken hususun davalının kötüniyetli iktisabı olması ile kambiyo senetlerinin ticari defter ve kayıtlarının işlenmesinin zorunlu olmaması da dikkate alınarak tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek bilirkişi incelemesi yoluna gidilmemiştir. Davalı faktoring şirketi dava konusu çek mevzuat uyarınca tevsik edici belge ile usulüne uygun olarak almıştır. 6361 sayılı kanunun 9/3. fıkrası ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/03/2022 tarihli... esas ... karar sayılı içtihatı dikkate alınarak dosya kapsamı itibariyle davalı şirket tarafından dava konusu çekin usulüne uygun olarak alındığı, çek üzerindeki ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı ve davalının çekin çalıntı olduğunu bilerek, davacının zararına olacak şekilde, çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu kanıtlayamadığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddedilmiş olması nedeniyle davacını tazminat talebinin reddi gerekmiş, TTK'nın 792. Maddesinde tazminatın düzenlenmemiş olması İİK'nın 72/4.. Maddesi uyarınca herhangi bir ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması nedenleriyle yasal koşullarının bulunmadığından davalı tarafın tazminat talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Tazminat taleplerinin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 5.054,94 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 4.322,94 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 47.360,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 5-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde mahkememize verilecek veya gönderilecek dilekçe İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2026

Katip e-imzalıdır.

Hakim e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/425, K. 2026/34, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-425-e-2026-34-k-7d6bde6316e0