İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/413 E. 2026/179 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/413
Karar No
2026/179
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/413 KARAR NO : 2026/179

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/04/2016 KARAR TARİHİ : 19/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.03.2016 tarihinde sürücü --- sevk ve idaresindeki ------ plakalı kamyonet ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek park halinde bulunan kamyonete arkadan çarptığını, sürüklenen kamyonetin de park halindeki başka bir kamyonete çarptığını, müvekkilinin ----- plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunduğunu, kaza neticesinde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 30.09.2020 tarihli dilekçesi ile HMK'nın 107/2. maddesi gereği dava değerini 112.621,44-TL'ye artırdıklarını bildirmiş, 12.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de; tazminat miktarını 188.272,87-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle: 04.10.2016 tarihli beyan dilekçesi ile, sigortalı aracın 05.03.2016 tarihinde kaportasının onarılması için dava dışı ----- bırakıldığını, Genel Şartların A.6.h maddesi gereğince sigortalıdan habersiz olarak alınan ve kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunan davacının isteminin teminat kapsamı dışında olduğunu beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulü ile 9.544,97 TL geçici işgöremezlik, 141.073,32 TL daimi işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 150.618,29 TL tutarındaki tazminatın 22/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kararın istinafı neticesinde; Mahkememizden verilen 14/09/2021 tarih ve --- Esas --- sayılı kararı ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---. Hukuk dairesinin 17/04/2025 tarih ve --- Karar sayılı ilamıyla kaldırılmıştır, İstinaf Kararı; Davalı vekili tarafından 04.10.2016 tarihli dilekçeye ekli olarak sunulan belgelerin incelenmesi neticesinde, davalı tarafça yaptırılan araştırmada, dava dışı sigortalı ile yapılan görüşmede, aracın kaza tarihinden evvel onarım için ---- servisine bırakıldığı, servis yetkilisi ---- sigortalıdan habersiz olarak ve izin almadan aracı kullanarak alkollü ve ehliyetsiz olarak kaza yaptığının beyan edilmesi üzerine, aracın onarım için servise bırakıldığına ilişkin imzalı belgelerin temin edildiğinin bildirildiği, kaza anındaki sürücü ---, dava dışı sigortalı ------ ve dava dışı kişiler tarafından imzalı olarak sunulan belgelerde, aracın onarım için 05.03.2016 tarihinde ------ bırakıldığının belirtildiği görülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 104. Maddesi, "motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için ZMMS yapan sigortacı bu zararlardan sorumlu değildir" hükmünü öngörmektedir. Bundan ayrı, çalınan veya gasbedilen araçlarda sorumluluğu düzenleyen KTK'nin 107. maddesi ''Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse isleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmis oldugunu bilen veya gereken özen gösterildigi takdirde ögrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kisilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadıgını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.'' şeklindedir. ZMSS Genel Şartları'nın A.3-J maddesi gereği, çalınan veya gasbedilen araçların sebep oldukları ve KTK'ya göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talep ile çalan ve gasbeden kişilerin talepleri, teminat dışındadır. ZMMS Genel Şartları'nın A.6-h maddesinde; çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararların, aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gasp eden kişilerin taleplerinin teminat dışında kaldığı düzenlenmiştir. Açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davalı vekilince 04.10.2016 tarihli dilekçesine ekli olarak sunulan belgelerin içeriğine göre, davalıya sigortalı aracın onarım için dava dışı ---- bırakıldığı belirtilmiştir. Araç sürücüsü dava dışı ----- sigortalı aracı işletenin haberi ve bilgisi olmaksızın aldığının ileri sürülmesine rağmen ilk derece mahkemesince bu hususlara ilişkin olarak herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmıştır. Eksik incelemeye dayalı karar verilemez. Bu durumda mahkemece, davaya konu kazaya ilişkin var ise ceza yargılamasına ait dosyanın bir örneğinin dosya arasına celbi, gerektiği takdirde aracın onarım için bırakıldığı ileri sürülen servise müzekkere yazılarak, kaza tarihi itibariyle sigortalı aracın onarım için servise bırakılıp bırakılmadığının sorulması, bu suretle yukarıda açıklanan yasal mevzuat kapsamında zararın teminat kapsamında bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davalı vekilinin, zararın teminat kapsamında bulunmadığına yönelik savunması hakkında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın ve hatta savunma hususunda olumlu ya da olumsuz bir gerekçeye yer verilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf talebi yerindedir. Bununla birlikte, haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; kazanın 08.03.2016 tarihinde meydana geldiği anlaşılmakla davacının iş göremezlik oran ve süresinin kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekmesine rağmen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir. O halde, yerel mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tüm tedavi evraklarının incelendiği, gerektiği takdirde davacının bizzat muayenesinin yapılması suretiyle dosya kapsamındaki tüm raporların irdelendiği usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli şekilde düzenlenecek yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre (kararın sadece davalı tarafça istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklara riayet edilerek) bir karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının gerekçesi ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dairece verilen kaldırma kararı doğrultusunda yargılama yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. İstinaf kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada ---- CBS den ------- Soruşturma sayılı dosya evrakları getirtilmiş, ATK dan rapor aldırılmış, dosya BAM kararı gereği Aktuerye ve Sigorta Bilirkişisine rapor düzenlenmesi için tevdi edilmiştir. Bilirkişi raporu; Kusur Durumu; Mahkememizden verilen 14/09/2021 tarih ve ---- Esas ------ sayılı kararda (BAM kararında belirtilen usulü kazanılmış haklar gözetildiğinde); Mahkememizce resen görevlendirilen kusur bilirkişisi tarafından yapılan inceleme ile, Davaya konu 08.03.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasının meydana gelmesinde: Davalı---Şirketi’ne ZMMS. Poliçesi ile sigortayı---- plakalı araç sürücüsü 1,37 promil alkollü ------ 2918 Sayılı K.T.K.’ unun sürücü kusurlarını belirtildiği 48 maddesi (belirtilen miktarın üzerinde alkollü araç kullanmak) ve yine aynı kanunun 52/1b (sürücüler aracının yük ve teknik özelliklerine göre seyrini hava, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şekilde ayarlamak zorundadırlar) kuralını ihlal ettiğinden olayda asli ve %100 oranında kusurlu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Gerekçeli kararda davacının araç sürücüsünün alkollü olduğunu bilerek araç için yolcu konumunda bulunduğu tespiti ile %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılarak hazırlanan zarar miktarına hükmettiği görülmekle, işbu raporda davacının maddi zararından %20 müterafık kusur indirimi yapılmıştır. Maluliyet Raporu; Adli Tıp Kurumu- Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 20/08/2025 tarih ve ---- nolu kararında; ---- oğlu, 01.11.1991 doğumlu, ------ 08.03.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve -- sayılı ----- gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; 1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu, Yargıtay ---Hukuk Dairesinin güncel ---- esas ve ---- karar ve Yargıtay----. Hukuk Dairesinin --- Yargıtay -----.Hukuk Dairesinin ------ sayılı ilamında; "Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." Denilmektedir. Sigorta Poliçesi; 08/03/2016 kaza tarihini kapsar, ---- plakalı dava dışı ---- adına kayıtlı (---- model ----- marka Kamyonet – ------ ticari) aracın 23/03/2015-2016 vadeli, davalı -----Şirketi tarafından ------numaralı poliçe ile sigortalandığı ve söz konusu poliçe kapsamında vefat/maluliyet tazminatı için teminat limitinin – kişi başı 310.000,00 TL olduğu, poliçenin 01.06.2015 tarihinden ÖNCE 23/03/2015 tarihinde tanzim edilen) geçerli olan genel şartlar dahilinde tanzim edildiği, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, Gelir Durumu; Mahkememizden verilen 14/09/2021 tarih ve ---- Esas------ sayılı kararda (BAM kararında belirtilen usulü kazanılmış haklar gözetildiğinde) 30/06/2021 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının gelirinin asgari cüret düzeyine olduğu kabul edilerek zarar hesaplaması yapıldığı görülmüştür. ------. dosyada davacıya ait nüfus kayıt örneğinin bulunduğu ve davacının kaza tarihinde evli ve 4 çocuk babası olduğu tespit ediliyor olmasına karşın, Hükme ESAS Alınan raporda davacının gelirleri sadece Evli AGİ eklenmek süetiyle hazırlandığı görülmüştür. Davacı vekilinin itirazı olmadığı görülmekle, işbu raporda da Aktif dönem için evli AGİ eklenerek, pasif dönem net asgari ücret üzerinden zarar hesaplanmıştır. Hesaplama; İGT (İş Göremezlik Tazminatı) Mahkememizden verilen 14/09/2021 tarih ve ---- Esas ------ sayılı kararda (BAM kararında Hesaplama; İGT (İş Göremezlik Tazminatı) Mahkememizden verilen 14/09/2021 tarih ve --- Esas ------ sayılı kararda (BAM kararında belirtilen usulü kazanılmış haklar gözetildiğinde) 30/06/2021 tarihli hükme esas alınan bilirkişi rapor tarihi itibarı ile maddi zarar hesaplanmıştır. (Davacı vekili kararı istinaf etmediği görülmüştür) Mahkememizden verilen 14/09/2021 tarih ve ---- sayılı kararda (BAM kararında belirtilen usulü kazanılmış haklar gözetildiğinde) 30/06/2021 tarihli hükme esas alınan bilirkişi rapor tarihi itibarı ile, Davacı ----- 08/03/2016 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 9 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 11.931,21 TL olduğu, % 20 müterafık kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 9.544,97 TL olabileceği, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, % 5 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 77.857,49 TL olduğu, % 20 müterafık kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 62.285,99 TL olabileceği, Hesaplanmıştır, Mahkememizden verilen 14/09/2021 tarih ve --- Esas ------ sayılı kararda dava tarihinden itiabren yasal faize hükmedildiği görülmektedir. Hukuki takdir Sayın Mahkemenindir. Değerlendirme; BAM kararında da görüleceği üzere, 05/03/2016 tarihinde aracın onarımı için -----bırakıldıp bırakılmadığı konusunda Mahkemece araştırma yapılması talep edildiği, alınacak bilgiler dahilinde değerlendirme yapılmasının gerektiği irdelendiği, Aracın 05/03/2016 tarihinde araç maliki ----- plakalı aracının koporta oanrımı için--- firmasına -------teslim ettiği, işçilik bdeli oalrak 1.800,00 TL ödediği, aracın oanrımının en geç 20/03/2016 ya kadar tamamlanıp kendisine teslim edileceği hususuna yazılı – imzalı tutanak düzenlediği, 208/03/2016 tarihine ----- kendi imzasına havi beyanında, araç malikinin HABERİ VE İZNİ OLMAKSIZIN ARCI TRAFİĞE ÇIKARDIĞINI VE KAZA YAPTIĞINI belirttiği görülmekle, BAM kararında da belirtildiği üzere; “…2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 104. Maddesi, "motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için ZMMS yapan sigortacı bu zararlardan sorumlu değildir" hükmünü öngörmektedir. Bundan ayrı, çalınan veya gasbedilen araçlarda sorumluluğu düzenleyen KTK'nin 107. maddesi ''Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde ögrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.'' şeklindedir. ZMSS Genel Şartlarının A.3-J maddesi gereği, çalınan veya gasbedilen araçların sebep oldukları ve KTK' ya göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talep ile çalan ve gasbeden kişilerin talepleri, teminat dışındadır…” Bu bağlamda, davacının davalı sigorta şirketinden oluşan cismani zararı nedeni ile tazminat talep edemeyeceğinin hukuki takdiri elbette Yüce Mahkemeye aittir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Dava 08/03/2016 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle ağır yaralanan ve malul kalan davacı için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; 1.000,00 TL daimi maluliyet tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkindir. 08/03/2016 tarihinde saat 21:15 sıralarında sürücü-/---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı kamyonet ile ------ mahallesinde seyir halinde iken muhtarlık önüne geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında park halinde bulunan önce ---- plakalı kamyonete sol arka yan tarafından çarptığı, sürüklenen araçta önünde yine park halinde olan ------ plakalı kamyonete arka sağ tarafından çarpması sonucu dava konusu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde verilen kısmen kabul kararının İstinafı neticesinde, mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Yapılan yargılamada, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetine ilişkin ATK'dan rapor aldırılmış, denetime uygun kusur ve aktüerya raporu dosyaya kazandırılmıştır. Ceza dosya evrakları celp edilmiştir. Dosya içeriği, İstinaf kaldırma karar gerekçesi ,ceza dosya evrakları hep birlikte değerlendirildiğinde Sigorta Şirketinin Sorumluluğu Yönünden, aracın 05/03/2016 tarihinde araç maliki ----- plakalı aracını koporta onarımı için ---- firmasına ------teslim ettiği, işçilik bedeli olarak 1.800,00 TL ödediği, aracın oanrımının en geç 20/03/2016 ya kadar tamamlanıp kendisine teslim edileceği hususunda imzalı tutanak düzenlediği, ------ kendi imzasına havi beyanı beyanında, araç malikinin haberi ve izni olmaksızın aracı trafiğe çıkardığını ve kaza yaptığını belirttiği görülmekle, BAM kararında da belirtildiği üzere;“…2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 104. Maddesi, "motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için ZMMS yapan sigortacı bu zararlardan sorumlu değildir" hükmünü öngörmektedir.Bundan ayrı, çalınan veya gasbedilen araçlarda sorumluluğu düzenleyen KTK'nin 107. maddesi ''Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde ögrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.'' şeklindedir. ZMSS Genel Şartlarının A.3-J maddesi gereği, çalınan veya gasbedilen araçların sebep oldukları ve KTK' ya göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talep ile çalan ve gasbeden kişilerin talepleri, teminat dışındadır…” dolayısıyla davacının bu durumdan haberdar olarak araca bindiği değerlendirilmekle alacağın teminat dışı olduğu anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE 1-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL'nin başlangıçta alınan 1.953,02 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 1.221,02 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine 2-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına, 3-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu 54,00 TL masrafın davacıdan alınarak davalıya iadesine, 4-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/413, K. 2026/179, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-413-e-2026-179-k-cddf62b7dad0