İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/391 E. 2025/661 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/391
- Karar No
- 2025/661
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/391 KARAR NO : 2025/661
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 31/05/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin ... A.Ş. ve S.G.K Başkanlığını hasım göstererek ... 43. İş Mahkemesi nezdinde ... E. Sayılı dosya ile hizmet tespit davası açtığını, ancak şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından mahkemece ihya davası açılması için süre verildiğini belirterek; ...nün sicilinde kayıtlı ... Tic. A.Ş. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesi özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye süresinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu olduğunu, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, Bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerinin, Müvekkil Sicil Müdürlüğü’nce tespit edilmesinin mümkün olmadığının, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapılmış, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkil Ticaret Sicil Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın niteliği gereği ”Yasal hasım” konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini ve yargılıma giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; 6102 sayılı TTK nın 643 maddesi göndermesi ile aynı yasanın 547.maddesi hükmüne dayalı .... A.Ş.'nin ihyası istemine ilişkindir. Davacı tarafça gösterilen deliller toplanmış, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verilmiş, cevabı yazı dosya arasına alınmıştır. İhyası istenilen ... A.Ş.'nin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan merkez adresinin mahkememizin yargı yetkisinin bulunduğu idari sınırlar içinde kaldığı saptandığından, uyuşmazlığın çözümünde HMK. 14/2. ve T.T.K.nun 547/1 . maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir. İhyası istenen şirketin sicil kayıtları celbedilerek incelenmiş, şirket kaydının 18/02/2015 tarihinde terkin edildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı ... sicil müdürlüğü nezdinde ...sicil nosu ile kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde .... A.Ş.'nin, 6102 sayılı kanunun geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden re'sen terkin edildiği, davacı tarafından ... 43. İş Mahkemesi'ne ait ... Esas sayılı dosya üzerinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması ve ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için ihyası istemi olduğu anlaşılmıştır. Tüzel kişiliği olan bir şirketinin ticaret Sicilinden ...işlemi yapıldıktan sonra, ortaklığın tüzel kişiliği sona erer. Bu terkinden sonra ortaklığın alacakları, borçları yada ortaklığın sorumluluğunu gerektiren bir durum ortaya çıkarsa, tasfiye memurları, ortaklığın pay sahipleri veya alacaklılar sicildeki terkin kaydının kaldırılmasını isteyebilirler. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiş olup, TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. Her ne kadar dava konusu şirket sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında halen devam eden dava bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, şirket borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince tasfiye nedeniyle tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında devam eden işlerin yürütülmesi ve şirketin ek tasfiye için yeniden ihyası ile tesciline karar vermek ve bu işlemlerini yapması için tasfiye memuru ataması gerektiği anlaşılmakla dava konusu şirketin ihyasına ve Tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerektiği , davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, 2-... Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... sicil nosu ile kayıtlı Tasfiye Halinde ...Tic. A.Ş.'nin ... 43. İş Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için ihyasına, sicile kayıt tescil ve ilanına, 3-Ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru olarak ... (TC...) atanmasına ek ücret takdirine yer olmadığına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan harcın mahsubuna, 5-Davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, 8-Davalı tarafından dosya üzerinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan gider avansı olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2025
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır