İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/380 E. 2026/330 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/380
Karar No
2026/330
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/380 Esas KARAR NO : 2026/330 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/05/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin -------- İcra Müdürlüğünün -------- E. sayılı icra takip dosyasına konu senetten dolayı ve de------- İcra Müdürlüğünün-------- E. sayılı icra takip dosyasında davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespiti, --------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı icra takip dosyasının iptali, dava tarihi itibari ile müvekkilimin maaşından kesilen ve-------- İcra Müdürlüğünün -------- E. Sayılı icra takip dosyasına yatırılan 10.131,30 TL.'nin davalı tarafa ödenmiş olması durumunda ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi birlikte müvekkile istirdatı, davalı alacaklının asıl alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilerek hesaplanacak kötü niyet tazminatının davalı alacaklıdan alınarak müvekkile verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mevcut borç ilişkisi, her iki tarafın da rızasıyla imzalanmış ve hukuki geçerliliği olan belge ile sabit olduğunu, davacı, bu borç ilişkisinin varlığını inkar etmeye çalışmakta, ancak sunulan deliller açıkça göstermektedir ki borç var ve ödenmediğini, borçlunun ikame ettiği dava, borcunu ödemekten kaçınma niyetiyle yapıldığını, davacı, borcun bulunmadığını veya borcun itfa edildiğini, resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edemediğini, davacının dilekçesinden de görüldüğü üzere, yapılan borca itirazın hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, bu sebeple, haksız ve kötüniyetli yapılmış olan itirazların reddedilmesi ve karşı tarafın itiraz ettiği tutar üzerinden %20 icra inkar tazminatı ile takip konusu alacağın %10’u oranında para cezasına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Mahkememizce alınan 11/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; İnceleme konusu senette ... adına atfen atılı imzaların ...'un mukayese imzalarına kıyasen imzanın tersim şekli, işleklik derecesi, fulaj, istif, eğim, doğrultu ve kalem yürütme alışkanlıkları bakımından aralarında uygunluk ve önemli benzerlikler tespit edilmekle söz konusu imzanın ... eli ürünü olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.

İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, kambiyo senedindeki imzanın inkarına dayalı menfi tespit ve istirdat davasıdır.İşbu davanın konusu 30.04.2024 keşide tarihli, keşidecisi davacı ..., lehdarı davalı -------- ŞTİ olan, 30.05.2025 vade tarihli senettir.Davacı vekili, -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- esas sayılı dosyasında müvekkil hakkında kambiyo senedine istinaden icra takibi başlatıldığını, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını iddia etmiştir.Kambiyo senetlerinde imzada sahtecilik mutlak defilerden olup, borçlu olunmadığı iddiası senedi elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilir.Mahkememizce 11.11.2025 tarihli celsede bonodaki imzanın kendisine ait olup olmadığı hususu davacıya sorulmuş ve davacı, senedin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir. Mahkememizce yazı ve imza örnekleri alınarak kasa kaydına alınmıştır. Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. Mahkememizce imza incelemesinin yapılması amacıyla ilgili kurumlara müzekkere yazılarak davacının samimi imza örnekleri dosya arasına alınmıştır. İspat yükü davalı üzerinde olduğundan dosyanın grafolog bilirkişisine tevdii için takdir edilen ücreti yatırması için davalıya usulüne uygun ve ihtaratlı süre verilmiş, ücretin yatırılması üzerine dosya grafolog bilirkişisine tevdii edilmiştir. 10.12.2025 tarihli usulüne uygun olarak alınan bilirkişi raporunda davaya konu senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede; davacının davaya konu senetin üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle borçlu olmadığının tespitini ve ödenen bir kısım miktarın istirdatını talep ettiği, davaya konu senedin keşideci imzasının davacıya ait olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalının bu dava sebebiyle yaptığı yargılama gideri toplamı 6.000,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde---------- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/380, K. 2026/330, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-380-e-2026-330-k-e22f60a8a8b7