İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/355 E. 2026/127 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/355
Karar No
2026/127
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/355 Esas KARAR NO :2026/127

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/05/2025 KARAR TARİHİ:10/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; " Malikinin ... olduğu ... plakalı araç 23/12/2024 tarihinde ... sevk ve idaresinde ... Otoyolunda seyir halinde iken yol üzerinde bulunan mıcır parçaları nedeniyle araç kayarak bariyere çarpmış ve bunun sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Hal böyleyken kazanın meydana gelmiş olduğu ... Otoyolunun bakımı ve işletmesi ile görevli ve sorumlu olan davalı ... Anonim Şirketi, müvekkile ait aracın kaza yapmasına neden olan yoldaki mıcır parçalarını yol üzerinden kaldırmamış hatta yoldaki mıcır parçalarının kaldırılarak yolun temizlenmesi bir yana sürücülerin fark etmesini sağlayacak nitelikte yolda yabancı cisim olduğunu gösterir bir uyarı levhası dahi koymamıştır. Bu nedenlerle davalı şirketin bakım yükümlülüğünü ihlal ettiği açıktır ve müvekkilin zararından sorumludur. Meydana gelen kaza sonucunda, araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana gelmiş olup düzenlenen Hasar Ekspertiz Raporu ekte sunulmaktadır. Raporda araçta 505.858,72-TL tutarında hasar mevcut olduğu tespit edilmiş ise de müvekkilin hasarı bundan daha fazladır. Ayrıca Hasar Ekspertiz Rapor Ücreti olan 7.200,00-TL de müvekkile fatura edilmiştir. İlaveten müvekkilin aracı ticari taksi olarak, ticari amaçla işletilmekte olup bu nedenle araç kazadan sonra tamir gördüğü esnada kullanılamamış ve bu nedenle müvekkilin ticari kazanç kaybı da oluşmuştur. Müvekkilin aracından mahrum kaldığı süreçte aracın çalışamadığı dönem için uğradığı zarardan davalı şirket sorumludur, bu bedelin de müvekkile ödenmesi gerekmektedir.Müvekkilin zararının tazmini konusunda ise defalarca kez davalı şirkete başvuru yapılmış ise de tüm başvurularımız sonuçsuz kalmıştır. Şirket tekrar aranmış ve yapılan görüşmede ödeme yapılmayacağı söylenmiş bunun üzerine 07.04.2025 tarihinde tarafımızca arabuluculuk başvurusu yapılmıştır. Bu kapsamda İstanbul Arabuluculuk Bürosuna yapmış olduğumuz 07/04/2025 tarih ve Dosya No: 2025/... - Başvuru Dosya No: 2025/... sayılı ticari dava şartı arabuluculuk başvurumuz anlaşmazlık ile sonuçlanmış olup 07.05.2025 tarihinde Arabuluculuk Son Tutanağı düzenlenmiştir." şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; huzurdaki belirsiz alacak davasının kabulüne, HMK m. 107 uyarınca belirlenecek maddi zarar üzerinden talep artırım hakkımız ve fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, yargılama esnasında belirlenecek olan güncel değerin sonradan artırılması kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak davası olarak; Müvekkile ait araçta meydana gelen hasar onarım bedeli için 1.000,00-TL, Araç değer kaybı bedeli için 1.000,00-TL, Ticari kazanç kaybı bedeli için 1.000,00-TL olmak üzere belirsiz alacak davası olarak şimdilik toplam 3.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkile ödenmesine, 7.200,00-TL'lik Hasar ekspertiz rapor ücretinin ödeme tarihinden işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davacı araç sürücüsü beyanı dışında yolda mıcır kalıntısı bulunduğuna dair hiçbir delil bulunmamakta olup, her halükarda üçüncü kişinin kusuru bulunan trafik kazasında müvekkile kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, davacı araç sürücüsünün beyanının bir an için doğru olduğu kabul edilse dahi, mıcır kalıntısını döken araç sürücüsü ile davacı araç sürücüsünün birlikte sorumlu olduğu işbu kazada, her halükarda üçüncü kişinin ağır kusuru neticesinde müvekkili şirket yönünden illiyet bağının kesildiğinin açık olduğunu, benzer olaylarda alınan raporlarda haklılığını ispatladığını, emsal karar aşamasındaki dosyalardan alınan tüm raporların göz önüne alındığında, yol üzerinde bulunan ve müvekkili açısından hizmet kusuru sayılmayacak durumlardan kaynaklanan davalarda müvekkilin sorumlu tutulamayacağı ve illiyet bağının kesildiğinin tartışmasız olduğunu, trafik kazası neticesinde uğranılan zarardan müvekkili şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı tarafından işbu dava ikame edilmiş olup, varsayımsal olarak yüklenen kusurun özelikle müvekkili açısından illiyet bağının da kesildiği dikkate alınarak kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından sunulan talep edilen tazminat miktarının kabul edilebilir nitelikte olmayıp, uzman bilirkişilerce yeniden hesaplanması gerektiğini, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Davacı araç sürücüsü beyanına göre hazırlanan kaza tespit tutanağı dışında kazanın mıcır kalıntısı nedeniyle meydana geldiğini destekleyen başkaca bir somut delil bulunmadığından davanın müvekkil şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı araç sürücüsünün beyanının bir an için doğru olduğu kabul edilse dahi, mıcır kalıntısı sebebiyle meydana geldiği iddia edilen trafik kazasının, mıcır kalıntısını döken üçüncü kişi ile araç sürücüsünün kusurundan kaynaklı meydana gelmiş olduğu açık olduğundan ve ek olarak sunmuş olduğumuz bilirkişi raporları da göz önüne alınarak araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı ihtimalinde bile müvekkilin alınabilecek her türlü önlemi aldığı gerekçesiyle kusursuz olduğunun tespiti ile davanın öncelikle usulden sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Dava, davalı tarafça işletilen otoyolda, yol üzerinde bulunan mıcır sebebiyle davacının aracındaki maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Bilirkişinin düzenlediği 24/11/2025 tarihli 8 sayfadan ibaret raporunda özetle; Hasar bedelinin KDV hariç 421.548,93 TL , KDV dahil 505.858,72 olduğu ve kadri marufunda olduğu, Kaza tarihi itibariyle Değer Kaybının 175.284 TL olacağı, Makul Mahrumiyet süresinin 10 gün olacağı ancak reel günlük gelir tespit edilemediği için mahrumiyet bedelinin hesaplanamadığı, kazanın oluşmasında birinci derecede yola mıcır düşmesine sebep olan Plakası ve sürücüsü belli olmayan sürücünün % 50 Asli Kusurlu olduğu, Davalı ... yatırım ve işletme anonim şirketi’nin % 25 Kusurlu olduğu, ... plakalı ticari taksi sürücüsünün % 25 Tali Kusurlu olduğu sonucu ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davalı tarafından işletilen ... otoyolunda, davacının malik olduğu ... plakalı aracın mıcır parçaları sebebiyle kayarak bariyerlere çarpması şeklinde meydana gelen maddi olayda, davalının otoyol işletmecisi olduğundan bahisle sorumlu olduğu iddiasıyla uğranılan maddi zararın tazmininin talep edildiği, mahkememizce tarafların kusur durumunun değerlendirilmesinde kaza mahallinde bulunan ve kazaya etken olan mıcırın yola ne zaman düştüğünün belli olmadığı, dava konusu kazanın yaşandığı mahalde mıcırın bulunduğuna dair herhangi bir uyarının yolun bakım ve onarımından sorumlu olan davalıya kolluk kuvvetlerine ve belediye kurumlarına yapıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve beyan bulunmadığı, bu nedenle davalının yol sathında bulunan mıcırın kaldırılmasında görev ihmalinin bulunduğuna veya geç kaldırmaya yönelik eylemde bulunduğuna dair herhangi bir bilgi ve beyan bulunmadığından hizmet ve denetim kusurunun tespitinin mümkün olmadığı kanaatine varılmış, ispat yükünün lehine hak iktisap edecek olan davacı üzerinde olduğu, davacı tarfından, davalının bakım ve denetim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediğini ispatlaması gerektiği, dava dilekçesinde deliller kısmında bu yönde hiçbir delil sunulmadığı, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olmadığı, kusur dağılımının isabetli olarak tespit edilmediğinden bilirkişi raporuna itibar edilmemiş davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-732,00-TL karar harcının peşin alınan 615,40-TL den düşümü ile kalan 116,60-TL nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 10.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/355, K. 2026/127, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-355-e-2026-127-k-a35dcb7eab35