İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/339 E. 2026/344 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/339
- Karar No
- 2026/344
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVA İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2025 KARAR TARİHİ : 27/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Olay günü 08/09/2024 tarihinde ...' a ait, ... plakalı (Poliçe No:...) aracın müvekkil ... adına tescilli ... plaka numaralı park halindeki araca arka kısımlarından çarpması ve sonrasında kaçması sonucunda müvekkilinin aracında maddi hasar meydana gelmiş olduğunu, tramer kayıtlarında da 79.480-TL hasar kaydı görünmekte olduğunu, müvekkilinin aracında değer kaybı meydana gelmiş olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00-TL değer kaybı tazminatının araç sahibi yönünden olay (08/09/2024) tarihinden sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt (03/01/2025) tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kazadan kaynaklı sorumluluğunun müvekkilinde olmadığını, kaza tarihindeki olayda, müvekkilinin her ne kadar park halindeki araca çarpmış olsa da, kazadan hemen sonra olay yerinde kaza tespit tutanağı tutulamamış olduğunu, müvekkilinin araç sahibine ulaşmak için çaba sarf etmiş ancak sonuç alamamış olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep etmiştir.Davalıya sigorta şirketine dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı sigorta tarafından süresi içerisinde savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan-itiraz dilekçeleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, dava dilekçesinde gösterilen ve meydana gelen trafik kazasına dayalı değer kaybı tazminatının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında dosyanın trafik uzmanı-makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.Trafik uzmanı-makine mühendisi bilirkişi 08/10/2025 tarihli raporunda özetle; Firari ... plakalı araç sürücüsü kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ... ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davacı tarafa ait ... plakalı 2024 model ... aracın kaza kaynaklı değer kaybının Yerleşik ... İçtihatları kapsamında 200.000 TL hesaplandığı, mütalaa edilmiştir.Davacı vekilinin 15/01/2026 tarihli dilekçesi ile dava değerini 200.000,00TL olarak arttırmış olduğu anlaşılmıştır.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında davanın ... Sigorta A.Ş.' ye ihbar edilmiş olduğu anlaşılmıştır.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; 08/09/2024 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının maliki olduğu ... plakalı araçta oluşan araç değer kaybı bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesine ilişkindir.Meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının tespiti, davacının aracında değer kaybı bedeli oluşup oluşmadığı hususunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda özetle;meydana gelen kazada ... plakalı (firari) araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davacı tarafa ait aracın kaza kaynaklı değer kaybının Yerleşik ... İçtihatları kapsamında 200.000,00 TL hesaplandığı bildirildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak, meydana gelen kazada davacının aracında oluşan değer kaybından kusur oranları dikkate alınarak davalıların sorumlu tutulması gerektiği hususu gözetilerek davacının değer kaybı talebinin kabulüne, buna göre 200.000,00 TL değer kaybı bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 08/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüde düşürülme tarihi olan 19/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,(davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 200.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına) dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; ... BAM 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (... 4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2022/ Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur."şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle eldeki davada zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davacının değer kaybı talebinin KABULÜNE, buna göre 200.000,00 TL değer kaybı bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 08/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüde düşürülme tarihi olan 19/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,(davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 200.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına) 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.662,00 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL'nin, 3.420,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 9.626,60 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yargılama dolayısıyla yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 3.420,00 TL ıslah harcı, 4.750,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 8.170,00 TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK’nın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/02/2026
Katip ¸E-imzalıdır.
Hakim ¸E-imzalıdır.