İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/336 E. 2025/758 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/336
Karar No
2025/758
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/336 Esas

KARAR NO : 2025/758

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)

DAVA TARİHİ: 09/04/2025

KARAR TARİHİ: 10/09/2025

Mahkememizde görülen Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; 16.06.2024 günü, sürücü asli kusurlu (100) olan ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK hükümlerini ihlali sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkiline ait ... plakalı araç büyük ölçüde hasar gördüğünü, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere, kaza neticesinde müvekkilinin maliki olduğu araçta büyük ölçüde maddi hasar oluştuğunu, müvekkili tarafından TTK m. 1446 gereğince davalı sigorta şirketine gecikmeksizin hasara ilişkin ihbarda bulunulduğunu ve bu doğrultuda davalı sigorta şirketi nezdinde hasar dosyası oluşturulduğunu, ancak davalı tarafından hasar inceleme süresi poliçede belirtilen süreyi aşmış, uzun süre dava konusu aracın perte mi ayrılması gerektiği yoksa tamir mi edileceği belirlenemediğini, dava konusu aracın tamirine karar verilmesi sonrasında ise tamir süresi çok uzun sürdüğünü, tüm bu süreçte 16.06.2024 tarihinde gerçekleşen kazaya ilişkin yetkili servise teslim edilen hasarlı araca, eksper raporunda da görüldüğü üzere 08/07/2024 tarihinde ekspertiz onarımı yapıldığını, eksper raporu tarihi ise 22/11/2024 olarak görüldüğünü, açıklanan nedenlerle müvekkili aracından yaklaşık 5 ay mahrum kaldığını, müvekkilinin aracından mahrum kalması nedeniyle uğramış olduğu zararın tazmini talebiyle sigorta şirketine 29.11.2024 tarihinde müvekkili adına vekaleten başvurulduğunu sigorta şirketi tarafından olumlu yahut olumsuz bir dönüş yapılmadığı gibi herhangi bir ödeme de yapılmadığını, kaza sebebiyle müvekkilinin aracında meydana gelen araç mahrumiyet bedelinin tazmini talep edildiğini, dava dışı ... adına kayıtlı ... plakalı araç, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile davalı tarafından sigortalandığını, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra meydana gelen rizikolardan sigortacının sorumlu olacağını düzenleyen TTK m. 1409 gereğince karşı taraf sigorta şirketinin dava konusu zarardan, taraflar arasındaki akdi ilişki gereğince sorumluluğunun bulunacağı izahtan vareste olduğunu, taraflar bahsi geçen sözleşme ile araçta meydana gelen hasar ve zıyaın ilgili poliçe koşulları çerçevesinde sigortacı tarafından karşılanması/giderilmesi hususunda anlaşıldığını, sigortacı tarafından yerine getirilmesi gereken bu borcu ifa zamanı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın C.7. maddesi ile düzenlendiğini, somut dava bakımından davalı sigortacı, hasarı karşılama borcunu zamanında ifa etmeyerek sözleşmeye aykırı davranmış ve müvekkilinin dava konusu zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, Yargıtay tarafından da mal sigortalarından olan kasko sigortasında aslolan amacın sigortalının uğradığı zarar bedelinin tamamen karşılanması olduğu kabul edildiğini, davalı sigorta şirketinin geç ifa ile akde aykırı davranması sonucunda müvekkilinin uğramış olduğu araç mahrumiyeti zararından sorumluluğu bulunduğunu, dava şartı arabuluculuk sürecinde de davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, davalı sigorta şirketi temerrüde düştüğünü, Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesinde hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlendiğini, yine Türk Ticaret Kanununun 1483 ve devamı maddelerinde zorunlu sorumluluk sigortaları düzenlendiğini, bu nedenle asliye ticaret mahkemeleri işbu davada görevli olduğunu, Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesi gereği yeterli açıklıkta olduğunu ve maddenin yorum yolu ile değiştirilmesi mümkün olmadığını, maddede işlemi yapma şartı açıkça acentenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi için getirilmiş olup davanın sigortanın şubesinin bulunduğu yer Mahkemesinde işlemi şubenin yapma şartı aranmadığını, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, şimdilik 100,00 TL değer kaybı zararının davalı sigortanın temerrüde düştüğü 12/12/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, arabuluculuk aşaması ile ilgili vekalet ücreti de dikkate alınarak bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve vekâlet ücretine hükmedilerek 273-TL ekspertiz ücreti de dahil olmak üzere yargılama giderleri ile birlikte davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Avantaj Trafik Sigorta Poliçesi ile 08/02/2024-08/02/2025 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 200.000,00-TL olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, poliçe kapsamında, başvurana maddi hasara ilişkin 125.000,00 TL ödeme yapıldığını, poliçe limiti, poliçe süresince araç başı toplam limit olup ödemesi yapılmış işbu tutarlar poliçe bakiye limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, bununla birlikte mezkur kaza sebebiyle ... plakalı aracın uğradığı hasar ve değer kaybı sebebiyle hasar aşamasında 09.08.2024 tarihinde 150.000,01-TL hasar bedeli, 30.526,00-TL değer kaybı bedeli ödenmiştir. ... sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasından alınan 22/01/2025 – ... sayılı karar doğrultusunda 19.473,99-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluğu da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, dosya üzerinden yapılan tüm ödemeler poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, huzurdaki dosyada yasal başvuru koşulları gerçekleşmemiş ve bu gerekçe ile öncelikle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacı vekilinin, davadan önce dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiğini, karşı taraf usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları Ek:6 Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler şu şekilde tahdidi olarak belirtildiğini, davacı vekilince bu belgeler tam ve eksiksiz olarak müvekkili şirkete ibraz edilmeksizin, mahkeme nezdinde başvuru dosyası açıldığını, somut olayda başvuru şartı gerçekleşmediğinden, usulden red kararı verilmesini talep ettiklerini, başvuru sahibinin iddia ettiği şekilde belirtilen evrakları sunduğu düşünülse dahi özellikle hasarın hangi parçalarda olduğu, boyutu ve değer kaybına esas bilgilerin (kilometre vs.) temin edilebilmesi için, hasar ve hasar onarımına ilişkin belgelerin sunulmasının zorunlu olduğunu, davacı taraf, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nde kurulan sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperinden bir eksper raporu almadan başvuru yaptığından değer kaybı talebine ilişkin olarak usulüne uygun bir başvurudan söz edilemeyeceğini, başvuru dilekçesinde işbu talebin iletildiğine ilişkin beyanlar mevcut ise de huzurdaki davanın KTK md. 97 gereği şekil şartına haiz olmadığından reddi gerekmektedir. davacı tarafından SBM’den ekspertiz ataması yapılarak alınmış rapor olmaksızın başvuruda bulunulduğundan huzurdaki davanın reddi gerektiğini, “Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.a. maddesi gereği; hak sahibinin/davacıın SBM üzerinden eksper atayarak temin edeceği değer kaybı eksper raporunu ayrıca Genel Şartlar Ek:6 Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler başlığı altında belirtilen evraklar müvekkili şirkete ulaştırılmadan yapılan dava kanuna aykırı ve usulen geçersiz olduğunu, başvuru sahibinin aracını kasko sigorta poliçesi kapsamında tamir ettirip ettirmediği; şayet kasko kapsamında tamir işlemi gerçekleşmiş ise bu durumda, kasko hasar dosyasında bulunan tüm belgeleri ve özellikle eksper raporunu temin ederek başvuru yapması, değer kaybı hesabının yapılabilmesi için kaçınılmaz olduğunu, aracı inceleme, aracı hasarlı görme ve dahi detaylı eksper incelemesi yapma şansı olmayan müvekkili şirketin, hangi parçaların ne oranda hasarlandığını anlayarak Genel Şartlardaki formüllere göre değer kaybı hesaplaması da mümkün olmayacağını, bu nedenle, davanın yeterli başvuru yapılmadığı gözetilerek KTK md.97 gereği reddini talep ettiklerini, davanın öncelikle “zamanaşımı” sebebiye reddi gerektiğini, tazminata dayanak trafik kazasının meydana geldiği tarih dikkate alındığında, Tahkim Komisyonu nezdinde başvuru dosyasının ikame edildiği tarih itibari ile mevzuatta tanımlanan 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, 2 yıllık zamanaşımı süresinin tespitinde dikkate alınması gereken tarih müvekkili şirkete hasar başvurusunun yapıldığı tarih değil; bilakis işbu tahkim dosyasının ikame edildiği tarih olduğunu, talebin zamanaşımına uğramış olması sebebiyle müvekkili şirket aleyhine ikame edilen bu tahkim dosyasının zamanaşımından reddini talep ettiklerini, davanın “belirsiz alacak davası” şeklinde ikame edilmesi HMK’nın ilgili maddelerine açıkça aykırı olup; davanın bu gerekçe ile de reddini talep ettiklerini, davacı vekili, Tahkim Komisyonu nezdinde ikame ettiği işbu dosyada belirsiz alacak talep ettiğini, ancak davanın “belirsiz alacak davası” yahut “kısmi dava” olarak ikame edilmesi HMK’nın ilgili hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davacı vekili, meydana gelen trafik kazası sebebiyle talep ettiği hasar bedelini ve ekspertiz ücretinin miktarını gerek müvekkili şirkete yapmış olduğu hasar başvurusu aşamasında; gerekse işbu tahkim başvuru dilekçesinde açıkça belirtildiğini, hasar miktarı ve ekspertiz ücreti tutarı belli/belirlenebilir iken, belirsiz alacak davası yahut kısmi dava açılmasında hukuki yarar olmadığını, değer kaybı talebi yönünden kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Anayasa Mahkemesinin 09/10/2020 tarihli ve 31269 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararından sonra Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Zorunluluk Sigorta Genel Şartlarının durumu hakkındaki tereddütlerin izalesi için T.C. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 26.11.2020 tarihinde yayınlanan sektör duyurusunu dilekçemiz ekinde sunmaktayız. Bu sektör duyurusunda da açıkça izah edildiği üzere, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Zorunluluk Sigorta Genel Şartları 5684 sayılı Kanunun 11. maddesinin birinci fıkrası ve 2918 sayılı Kanunun 93. maddesine istinaden yürürlükte olduğunu ve bu durumda, hali hazırda yürürlükte bulunan ZMSS Genel Şartları nazara alınarak hüküm kurulmasını talep ettiklerini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesi gereğince trafikten çekme belgesi verilmiş araçlar değer kaybına uğramadığını, davacı aracın çekme belgeli olup olmadığı tespit edilmeli ve değer kaybı talebi buna göre değerlendirilmeli, ağır hasar kaydının bulunması halinde değer kaybı talebi reddedilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. Maddesinin j bendi ile çekme belgeli araçlar bakımından talep edilen değer kaybı tazminatı talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında bırakıldığını, başvuruya konu aracın daha evvel başka bir kazaya karışıp karışmadığı hususu değer kaybı tazminatı isteminde bulunulması noktasında önem arz ettiğini, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, bu suretle dosyanın kusur bilirkişisine verilmesini talep ettiklerini, başvuru sahibi tarafından talep edilen ekspertiz ücreti bedeli sigorta teminatı kapsamı içinde olmadığı gibi fahiş olduğunu, müvekkili şirketin ekspertiz bedelinden sorumluluğu bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketimize müracaat tarihinden öncesinde şirketin temerrüdü söz konusu olmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren (8) işgünü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğu da bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen haksız ve dayanaksız davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT

Davalı şirket tarafından sigorta poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu ve fotoğrafların gönderilmiştir. kazaya karışan araçlara ait trafik tescil kayıtlarının temin edilmiş. Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi tarafından araçların tramer kaydı ve ilgili evraklar gönderilmiş,

Mahiyeti ciheti ile dosyada bilirkişi raporu alınmadan mevcut deliller ile dosya aydınlanmakla yapılan değerlendirmede;

Dava, trafik kazasından kaynaklı davacı aracında oluşan değer kaybı bedeli ve araçtan mahrum kaldığı sürenin bedeline ilişkin maddi tazminat davasıdır.

Somut olayda; davacı vekili 16/06/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, ... plaka sayılı aracın hasara uğradığını beyan ve iddia ederek, ... plaka sayılı aracın kusuruna istinaden, bahisle davacı aracında oluşan değer kaybı bedeli ve araçtan mahrum kaldığı sürenin bedeline ilişkin maddi tazminat davası açmışsa da,

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sigortaya müteallik davalarda sigortaların kalan poliçe limiti dâhilinde sorumlu olacağı, dava konusu hadisede ... plakalı araç davalı sigorta şirket nezdinde ... poliçe numaralı Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Avantaj Trafik Sigorta Poliçesi ile 08/02/2024-08/02/2025 tarihleri arasında sigortalı olduğu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 200.000,00-TL olduğu ve poliçe kapsamına göre davacıya maddi hasara ilişkin 125.000,00 TL ödeme yapıldığı, poliçe limiti, poliçe süresince araç başı toplam limit olup ödemesi yapıldığı ve bununla birlikte dava konusu kaza sebebiyle ... plakalı aracın uğradığı hasar ve değer kaybı sebebiyle hasar aşamasında 09.08.2024 tarihinde 150.000,01-TL hasar bedeli, 30.526,00-TL değer kaybı bedeli ödendiği, ... sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasından alınan 22/01/2025 – K-... sayılı karar doğrultusunda da 19.473,99-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğu ve yapılan tüm ödemeler poliçe teminat limitinden ödenecek rakam bulunmadığı, bu cihetle poliçe limitinin dolmuş olduğu ve limit fazlasının sigortadan istenemeyeceği,

İzahtan vareste olup bu husus haddizatında ZMMS sigortasına dair taleplere mütealliktir.

İMMS ye dair dosyada ve sigorta sözleşmesi incelenmesi icap etmekle buna dair olarak;

Dosyadaki poliçe incelendiğinde;

634580422 poliçe no ve 08.02.2024 başlangıç tarihli poliçeye göre;

İHTİYARİ MALİ MESULİYET: İhtiyari mali mesuliyet teminatı trafik sigortası limitleri üzerine geçerli olmak kaydıyla olay başına ve yııllık toplam limit olmak üzere yukarıda belirtilen limitlerle teminata dahil edilmiştir. Bu sigorta Türkiye sınırları içinde geçerlidir. Karayolları Motorlu Araç Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5.a maddesinde belirtilen araç değer kaybı teminata dahil değildir. Gelir kaybı kâr kaybı, iş durması gibi zarar verici olguya bağlı oluşan yansıma ve dolaylı zararlar teminata dahil değildir. Manevi tazminat talepleri teminat kapsamı dışındadır.

Şeklinde kloz sorumluluk ve istisna genel hükmünü tayin etmiş olup,

Sigorta teminatları ve sigorta bedeli teminat limitleri cetveli incelendiğinde,

İhtiyari mali mesuliyet e isabet eden teminat limitinin 0 TL olduğu,

Bu itibarla davalı sigortanın münhasıran ZMMS ile sorumlu olup İMMS kapsamında buna dair teminat limitinin bulunmaması veyahut ayrıca bir İMMS sözleşmesinin de bulunmaması,

Haddizatında davacı talebinin de ZMMS den karşılanamayacağı gibi eğer poliçe limit olsa idi bu defa yine poliçe istisnaları sebebi ile karşılanamaycak vaziyette olduğu müşahede edilmesi ciheti ile,

Bu itibarla, davalı sigortanın davacı taleplerinden maddi ve hukuki manada kanun ve sözleşme mucibince sorumlu olmadığı anlaşılmaktadır.

Mevzuat ışığında konu mütalaa edilecek olur ise;

Davacı tarafça araç mahrumiyet zararına müteallik dava açılması münasebeti ile yapılan tetkiklerde; İkâme araç bedelinden de sigortaların kanunen sorumlu olmadıkları, kanundan kaynaklı muafiyetin mevcut olduğu; bundan dolayı da poliçeler de ayrıca bir ikame araç klozuna, yani sorumluluk nevi ve türüne yer verilmediği, zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar madde başlıklı 2918 sayılı KTK nun ilgili hükmünün;

92/h) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,

92/k-) Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar, şeklinde olduğu,

Bu itibarla davalıya müteveccih ikame araç bedeli bakımından ise 2918 sayılı KTK 92/-h ve 92/-k maddesi mucibince poliçede yer almaması ve ayrıca kanuni muafiyet/istisna sebebi ile;

Davacı vekilince örnek bir içtihat sunulmuş ise de 2012 tarihli içtihadın eski olduğu,

ZMMS nin istisnalarına dair kanun değişikliğinin ise mevzuat.gov.tr 2918 sayılı kanun metni itibari ile

“h) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,”

“k) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar,”

Şeklinde daha sonraki kanun değişiklikleri ile olması hasebi ile netice itibari ile;

Keza dava dilekçesi ekinde emsal Tüketici Mahkemesi kararı mübrez olarak takdim edilmekle birlikte,

Mezkûr kararın kaskoya yani İMMS ye dair olduğu, ZMMS ile alakalı olmadığı,

Açıklanan gerekçelerle ikâme araç bedelinin ZMMS kapsamında olmaması ve ayrıca dolaylı zarar kalemini teşkil etmesi ciheti ile,

Davanın HMK 114/2 ve 114/h maddesi mucibince dava şartı bulunmaması ciheti ile hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

1- Davanın HMK 114/2 ve 114/h maddesi mucibince dava şartı bulunmaması ciheti ile hukuki yarar yokluğundan usulden REDDİNE,

2-Alınması gereken maktu ilam harcı peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

3-Davacının yapmış olduğu yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.

4-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,

5-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline,

7-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda,

Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek; Açıkça okunup usulden anlatıldı. 10/09/2025

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/336, K. 2025/758, T. 10.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-336-e-2025-758-k-c44177d45cee