İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/326 E. 2026/354 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/326
- Karar No
- 2026/354
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/326 KARAR NO : 2026/354
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/04/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.10.2024 günü, saat 22:47 sıralarında davacı sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı otomobil ile ----- yan yolu takiben ---- istikametinden ----- yönüne doğru seyir halindeyken olay mahalline geldiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının sağ ön kısımlarıyla, yolun sağ tarafında park halinde olan davalı ---- ait ---- plaka sayılı çekiciye bağlı----- plakalı yarı römorkun sol arka kısımlarına çarpması neticesi dava konusu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığı ve sakat kaldığı, davalı araç sürücüsü ve ruhsat sahibi olan ----- park yasağı olan yere aracını park ettiği için asli kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsünün trafik kurallarını ihlal ettiği neticesinde tam ve asli kusurlu olduğu beyan edilmekle, 50.000,00.TL manevi tazminatın trafik kazasının meydana geldiği tarihi olan 09.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ----- tahsilini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı(belirsiz alacak), 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı(belirsiz alacak) ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının(belirsiz alacak) trafik kazasının meydana geldiği tarihi olan 09.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davalı ----- yönünden poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile sigorta şirketine müracaat tarihi olan 07.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın reddini talep ettikleri, davanın dayanağı ticari olmadığı, davaya konu kazaya karıştığı iddia edilen---- plakalı araç müvekkili şirket tarafından 15.11.2023-2024 tarih------numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, davaya konu talep zamanaşımına uğramış olup davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettikleri, kaza sırasında sigortalı aracın işleteninin sigorta ettiren olup olmadığının araştırılmasını talep ettiği, Yargıtay'ın yerleşik kararında ifade edildiği üzere, işletme halinde olmayan araçların neden olduğu zararlar, ZMM sigorta poliçesi teminatında olmadığı, bu nedenle davanın tarafları yönünden reddine karar verilmesini talep etmekle, dava öncesi müvekkili şirkete yapılan başvurunun usulüne uygun olmaması sebebiyle sebebiyle davanın reddine, sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmaması sebebiyle davanın reddine, davacının sürekli sakatlığı bulunmadığından davanın reddine, davacının teminat dışı olan geçici işgöremezlik tazminatı taleplerinin reddine, aksi kanaatte olunması halinde davacının müterafik kusurunun esas alınmasına, celp edilmesi gereken delillerimizin toplanmasına, kusur durumu, maluliyet oranı ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE; Dava, 09/10/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının idaresinde bulunan---- plakalı araç ile davalı ---- idaresinde bulunan ------ plakalı aracın ZMMS ile sigortalı oldığu sigorta şirketinden ve araç maliki diğer davalıdan meydana gelen kaza nedeniyle talep ettiği 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri, 50.000,00 TL manevi tazminat istemine ilişkin olduğu tespit edildi.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan dosya ATK ya maluliyet ve kusur oranı yönünden inceleme yapılmak üzere gönderilmiştir.ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 13/11/2025 tarihli raporunda özetle; " Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında; kaza mahallinin yerleşim yeri içi, hız sınırının 50 km/h, yol platform genişliğinin 11 metre, yolun 2 şeritli 10,40 metre genişliğinde tek yönlü yol, yol sınıfının cadde, zeminin asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, hava durumunun açık, yolun yatayda düz düşeyde eğimsiz olduğu, vaktin gece ve aydınlatmanın olmadığı belirtildiği, davacı sürücü ----- idaresindeki otomobil ile gece vakti meskun mahalde seyir halindeyken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, far ışığı altındaki görüş alanını kontrol altında bulundurması, mahal şartlarını ve yolun sağında park halinde olan araçların varlığını dikkate alarak seyrini temkinli ve tedbirli sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sevk ve idare hatasıyla aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesi yolun sağında park halinde olan araca çarpmasıyla gerçekleşen olayda, kusurlu olduğu, park halindeki --- plakalı çekici ve bu çekiciye irtibatlı ----- plakalı yarı römorkun meydana gelen kazanın oluşumunda etkenliği bulunmadığı belirtilmiş sonuç olarak olayda; davacı sürücü ----- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, park halinde bulunan ---- plakalı çekici ve bu çekiciye irtibatlı----- plakalı yarı römorkun olayın oluşuna herhangi bir etkenliğinin bulunmadığı oy birliği ile mütala edilmiştir. Dosya Trafik İhtisas Dairesine çelişki yönünden değerlendirilmek üzere gönderilmiş ve 10/02/2026 tarihli raporda, "davacı sürücü ------ sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde seyrini; mahal şartlarını da dikkate alarak kontrollü ve tedbir alabilecek şekilde seyrini sürdürmeye özen göstermesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybedip, yolun sağ tarafındaki park halinde bulunan davalıya ait araca çarptığı olayda kusurlu olduğu, park halindeki ----- plaka sayılı çekici ve buna bağlı ----- plakalı yarı römorkun, mahal şartları ve kazanın oluş şekli dikkate alındığında dava konusu kazanın oluşumunda etkisi bulunmadığı, olayda, davacı sürücü ----, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davalı ------ ait park halindeki aracın kazanın oluşumuna etkenliğinin bulunmadığı kanaatine oy birliği ile varıldığı kararını bildirir müşterek rapor sunulmuştur.ATK ---- İhtisas Dairesi tarafından sunulan 16/01/2026 tarihli raporda özetle; "12.04.1994 doğumlu, ------ 09.10.2024 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve --- sayılı ----- Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 2(iki) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütala edildiği görülmüştür.2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -----2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.Somut olay da kazanın meydana gelmesinde davacının %100 kusurlu olduğu, davalı yana sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı kazanın oluşmasında etkinliğinin bulunmadığı ATK ve ATK genişletilmiş uzmanlar kurulunun raporu ile sabit hale gelmiştir.Dava konusu kaza sebebiyle ATK ve ATK üst kurulundan alınan kusur raporu ile çelişki bulunmadan davacının kusurlu olduğu sabit olmakla hükme esas alındığı, davacının kendi kusurundan yararlanamayacağı bu nedenle açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, başlangıçta alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 116,6 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalı ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen maddi tazminat yönünden 300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigortaya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair davacı vekilinin ve davalı ---- yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.