İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/319 E. 2025/455 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/319
Karar No
2025/455
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/319 Esas KARAR NO : 2025/455 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 14/04/2025 KARAR TARİHİ : 28/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 14/04/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ----------Şti. arasında; "yemek pişirme ve dağıtım hizmetleri" konulu iş için değişik tarihlerde yapılan ihaleler sonrasında sözleşmeler imzalanmış ve ihale kapsamında çalışan işçiler ile ilgili iş sözleşmeleri şirketler tarafından yapılmıştır. --------- Şti.'nin işçisi olan dava dışı işçi ----------- tarafından işçilik alacaklarının tahsili amacıyla----------- Esas sayılı dosyasıyla dava açılmış, ilgili dosyadan ------------ Karar sayılı karar ile hüküm tesis edilmiş ve toplamda 16.871,00-TL alacağın tahsiline karar verilmiştir. İlgili karar ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------- Esas sayılı takibine konu edilmiş ve 11.07.2014 tarihinde 25.310,00-TL ve 17.07.2014 tarihinde 1.944,10-TL ödeme yapılmıştır. İlgili sözleşme ve şartnameler gereğince; tüm işçilerin özlük haklarından ihale alan şirketlerin sorumlu olacağı düzenlenmiş olup dava dışı işçi ----------- yapılan ödemeden ------------ Şti. sorumludur. Müvekkili şirketçe ödenmek zorunda kalınan bedelin, ----------- Şti.'den tahsili amacıyla----------- Esas sayılı dosyasıyla tazminat/alacak davası ikame edilmişse de ------------ Asliye Ticaret Mahkemesince ----------- Şti.'nin ihyası amacıyla dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini, dolayısıyla işbu ihya davasını ikame etme zaruretimiz hasıl olmuştur. Türk Ticaret Kanunu'nun 547/1. maddesi "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler." denilmek suretiyle alacaklıların şirketin ihyasını talep edebileceğini düzenlemiştir. İhya davasını ancak hukuki menfaati bulunan kişiler açabilecek olup ihya davasında hukuki menfaati bulunanları kanun tahdidi olarak belirlemiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca: "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar" bu davayı açabilecektir. Bu kapsamda; şirket ortakları, alacaklılar şirket tasfiye memuru bu davayı açma ehliyetine sahiptir. Açıkladığımız nedenlerle, ------------ Şti.'den alacaklı olduğumuz sabit olup huzurdaki ihya davasını açmakta hukuki menfaatimizin olduğu sabittir. Son olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gereğince ihya davasının tasfiyeden önceki şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerektiğinden ihyası istenen şirketin terkininden önceki son merkez adresi "---------- Mahallesi, ---------- Caddesi, No: --------- ----------" olup davanın ----------- Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir. Açıkladığımız nedenlerle, haklı davamızın kabulü ile borçlu şirketin ihyasını karar verilmesi vekaleten talep olunduğundan bahisle yukarıda izaha çalışılan ve Mahkemece re'sen nazara alınacak hususlar doğrultusunda; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ------------ Şti.'nin ihya edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ----------- Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili 24/04/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 29/05/2024 tarihli ---------- yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesine göre, müvekkili Müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemini, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve ----------- sayılı ------------ yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7’nci Maddenin 15’nci fıkrası, “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmünü haiz olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise; “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğinin açık olduğunu, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, re'sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı tarafça re'sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini, 29.05.2024 tarihinde ---------- yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de, müvekkili müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin belirtilmesi gerektiğinden bahisle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Resen terkin edilmesi sonucu ihyası istenilen ----------Şirketi'nin son yetkilisi ----------- davalı olarak gösterilemeyeceği anlaşıldığından Uyap sisteminde taraf sıfatı Tasfiye Memuruna çevrilmiş, dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiştir. Dava konusu------------ Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacısının ------------- Şirketi, davalılarından birinin ------------ Şti. olduğu, davanın konusunun Tazminat (Rücuen Tazminat) olduğu, dava tarihinin 01/02/2024 olduğu, mahkemenin 24/03/2025 tarihli ara karar ile "1-Her iki şirketin de terkin olduğunun ve çeşitli yargılamalarla sınırlı olarak ihya edildiklerinin bildirilmiş olması, mahkememiz dosyası bakımından alınmış bir ihya kararı bulunmadığından davacı vekilinin müzekkere yazılması talebinin reddi ile son celse 2 numaralı ara karar uyarınca davalı şirketler ------------ Şirketi ve ------------- Şirketi'nin ihyası amacıyla dava açmak ve açılan davayı mahkememize bildirmek üzere önümüzdeki celseye kadar süre verilmesine, 2-İşbu ara kararın davacı vekiline tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi." ara kararının alındığı görülmüştür. ------------ Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen kayıtlar incelendiğinde, dava konusu şirketin sicil kaydının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7.maddesine göre 14/04/2015 tarihinde resen terkin edildiği ve son yetkilisinin ------------- olduğu görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, ticaret sicilinden TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin ihyası istemine ilişkindir. TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi ile 30.12.2012 tarih --------- sayılı -------- yayımlanan "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin 5. Maddesinin 4.bendine göre resen terkin kapsamına alınarak, ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından, sicil kaydının 14/04/2015 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir. Dava konusu şirket hakkında TTK. Geçici 7. maddesi uyarınca resen terkin işlemi yapılmış ise de, dava konusu şirketin davalı olduğu ---------- Esas sayılı dosyasının derdest olduğu ve işbu dosyada temsil edilmek üzere ihyasında zorunluluk bulunduğu, ayrıca aynı maddenin 15/son cümlesi "Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." hükmünü düzenlediğinden, dava dışı şirketin usule uygun kaydı silindiğinden davalı ticaret sicil müdürlüğünün yargılama giderlerinden (davada yapılan giderler, vekalet ücreti, yargılama harçları, HMK.m.323) sorumlu tutulamayacağı, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası için yasal koşulların oluştuğu, davacı tarafın ihya talep etmekte hukuken korunmaya değer haklı menfaatinin bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin dava dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve ticaret siciline tesciline, şirketin son yetkilisinin tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, 1---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ------------- numarasında sicile kayıtlı iken sicilden resen terkin edilen ----------- Şirketi'nin ------------ Esas sayılı dosyasına münhasıran, yargılama ile icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca ŞİRKETİN EK TASFİYE İÇİN YENİDEN TESCİLİNE, 2-Şirketin son yetkilisi ------------- tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru şirketin son yetkilisi olduğundan ücret takdirine yer olmadığına, 3-Kararın------------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde tescil ve ilanına, ilan işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubuyla bakiye harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde------------Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/319, K. 2025/455, T. 28.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-319-e-2025-455-k-57c3945aaaca