İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/312 E. 2026/240 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/312
Karar No
2026/240
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/312 Esas KARAR NO : 2026/240

DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 13/02/2023 KARAR TARİHİ : 27/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların Talepleri Davacının 13/02/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından uzun süredir depo ve arşiv binası olarak kullanılan ... adresinde bulunan binada meçhul kişilerce hırsızlık yapıldığını ve bina içinde muhasebeye ilişkin tüm evrakların çalındığı 04.02.2023 tarihinde tespit edildiğini, müvekkili şirketin ticari defterleri, diğer bir ifade ile 2012-2019 yılları arasındaki zayi belgesi talep edilen belgelerin ilgili dönemlere ilişkin yasal mevzuata göre tutulması gereken ticari defterleri (Yevmiye Defteri, Defteri Kebir, Envanter Defteri vs) müvekkili şirketin ticari merkezinde bulunması nedeniyle herhangi bir kaybı veya zarar görmesi söz konusu olmadığını, 2012-2019 yıllarına ilişkin ticari defter kayıtlarına esas teşkil eden her türlü ticari kayıt ve belgeler, fatura ve irsaliyeler, gider pusulaları, tahsilat Makbuzları, SMM makbuzları, mal ve hizmet alımları faturaları, müvekkili şirket deposunda yapılan hırsızlık neticesinde tamamının çalındığı ve yok olması nedeniyle zayi olduğunu, Müvekkili şirketin 01.01.2014 yılında e-faturaya, 14.12.2015 yılında e-arşiv faturaya, yine 2015 yılında -deftere geçildiğini, Çalınan ve zayi olunan belgeler ticari defterlerin muhasebe kayıtlarına esas teşkil eden belgeler olduğunu, müvekkili şirketin 2015 yılında e-arşiv faturaya geçtiği için 2016 yılından sonraki faturalar dijital kaydı bulunduğundan zayi belgesi sadece 2015 yılı sonuna kadar olan faturalar için talep edildiği, E-irsaliyeye ise 2019 yılında geçildiği için 2019 yılı sonuna kadar olan dönem için zayi belgesi talep edildiği, 2012-2019 yılları arasında kullanılan arşiv gider pusularına ilişkin olduğunu, Müvekkil şirketin ticari ikametgahı ...'dur. Türk Ticaret Kanunun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde olduğunu, müvekkili ... Dış Ticaret Ltd. Şti.'ne ait 2012-2019 dönemlerine ilişkin ticari defterlerin dayanağını oluşturan ve ekli listelerde sayıları belirtilen fatura ve irsaliye adeti, mal alım fatura adeti, satın alınan hizmet ve yazar kasa fiş adeti, tahsilat makbuzu adeti, banka dekontları, makbuz karşılığı çek çıkışı, gider pusulaları ve iade faturalarını belgelerinin zayi olduğunun tespiti ile bu belgeler hakkında “Zayi Belgesi” verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: -Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporu, -Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan bilirkişi ek ve kök raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, 6102 Sayılı TTK' nun 82. Maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Davacı yana zayi olduğunun tespitini talep ettiği belgeleri açık bir şekilde seri numaraları ve tarihleri ile birlikte açık bir şekilde belirtmek, talep sonucunu tam olarak açıklamak ve zayi olduğunu beyan ettiği faturaları ve tüm belgelerin basıldığı matbaaları bildirmek üzere mahkememiz tarafından kesin süre verildiği görülmüştür. Mahkememizce resen görevlendirilen Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 04/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...1. Dosyada mübrez davacı tarafından tablolar halinde ibraz edilmiş klasör içeriğinde ki incelenen evrakların 6102 sayılı TTK 82/7 m. anlamında talebe konu belgelerin her biri hakkında değerlendirmelerin yapılmış olup, davacı iddiasının değerlendirilmesi ile ve zayii belgesi verilmesi istenen evrakların tamamının 2019 yılı hariç olmak üzere — V.U.K. gereğince saklama sürelerinin dolmuş olduğu ve V.U.K. açısından zayii belgesi verilmesine gerek olmayacağı, 2. TIK açısından ise zaman aşımının 10 yıl olduğu ve/veya diğer belgelerde (örneğin yardımcı belgeler, tahsilat makbuzu, banka kayıtları, makbuz karşılığı çek çıkış kayıtları vs. Gibi belgelere zayi belgesi verilemeyeceği, çünkü kaybolduğu belirtilen tahsilat makbuzu ve/veya banka kaydı veya çek giriş çıkış kaydı ile ilgili davacı tarafın hasmı tarafından bir dava açıldığında, davacının bu ödemeleri yine yardımcı kayıtları ile ispat etmesi gerekeceği ve mahkemizden alacağı zayi belgesi ile yine mahkemelerde aleyhine açılacak alacak davaları nedeniyle zayi belgesi ile berat edemeyeceği, borçlu olmadığını yine diğer yardımcı belgelerle kanıtlaması gerekeceği, Yine TTK açısından davacının talep ettiği sevk irsaliyeleri, gider pusulası, fiziki faturalar için Ticari defter ve belgeleri bir mücbir sebep sonucu zayi olan tarafın zayi belgesi almamasının durumunda özellikle ispat hukuku açısından önemli sonuçlar doğuracağı, ancak davacının zayi belgesi istediği bu belgeleri yevmiye defterine kayıt zorunluluğu bulunduğu, talep edildiği anda, bu belgeleri zayi olmayan yevmiye, kebir defteri ve vergi dairesine beyan ettiği tahakkuk makbuzları ile ispat külfetini yerine getirebileceği mütalaa edildiğinden TTK açısından da zayi belgesi verilemeceği..."yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. Mahkememiz mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan kök raporda; "Davacı tarafından zayi belgesi talep edilen toplam 1.171.462 adet belge (fatura, irsaliye, gider pusulası, tahsilat makbuzu, banka dekontu vb.) yönünden, defter kayıtları incelenmiş ancak belge bazında tekil tanımlayıcı (seri, sıra, numara vb.) bilgiler yasal defterlerde bulunmadığından söz konusu belgelerin defterlere işlenip işlenmediği birebir ve kesin olarak tespit edilememiştir. Matbaa müzekkerelerine verilen cevaplar mevcut olmakla birlikte, defter kayıtlarında bu belgeleri eşleştirmeye yarayacak bilgiler bulunmadığından, matbaa cevapları ile defter verileri arasında doğrudan bir ilişki kurulması mümkün olmamıştır. Davacının zayi belgesi talep ettiği belgelerde “seri” bilgileri yer almadığından matbaa formları ile karşılaştırma yapmak mümkün değildir. Mizan ve muavin kayıtlarının içerik yapısı, belge bazlı inceleme yapılmasına teknik olarak elverişli değildir. Belgelerin çokluğu ve açıklama alanlarının yetersizliği nedeniyle manuel kontrol yöntemiyle doğrulama yapılması fiilen mümkün değildir. Bu itibarla, davacının beyan ettiği belgelerin zayi olup olmadığı, defterlerde kayıtlı bulunup bulunmadığı hususlarında kesin bir kanaat oluşturulamamıştır. Davacının defterlerinde yapılan inceleme neticesinde, zayi olduğu bildirilen belgelerin defterlerde işlenip işlenmediği kesin olarak tespit edilememiştir.." şeklinde mütalaada bulunmuştur. Mahkememiz mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 12/03/2026 tarihli ek raporda; Davacı tarafından zayi belgesi talep edilen toplam 1.171.462 adet belge (fatura, irsaliye, gider pusulası, tahsilat makbuzu, banka dekontu vb.) yönünden, defter kayıtları incelenmiş ancak belge bazında tekil tanımlayıcı (seri, sıra, numara vb.) bilgiler yasal defterlerde bulunmadığından söz konusu belgelerin defterlere işlenip işlenmediği birebir ve kesin olarak tespit edilememiştir. Diğer taraftan; Sayın Mahkeme tarafından ek rapor ile görevlendirildikten sonra davacı tarafın mali işler departmanıyla bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Söz konusu çalışmadan davacı tarafın kullanmış olduğu muhasebe programının ekranlarından zayi belgesi talep edilen belgelere ilişkin listeler dökümlenmiştir. Söz konusu listelerde yer alan belgeler muhasebe programı üzerinden defter kayıtlarına dönüştürülmektedir. Daha önce defterler dikkate alınarak yapılan çalışmamız muhasebe programı dikkate alınarak genişletilmiştir. Nitekim, muhasebe programından yapılan kayıtların, yasal defter kayıtlarına dayanak olduğu yapılan örnekleme kontrol ile teyit edilmiştir. Dolayısıyla, şirketin muhasebe programına girişi yapılan belgelerin yasal defterlerde yer alan kayıtların dayanağı olduğu, bu sebeple muhasebe programından alınan belge listelerinin, yasal defterlerde yer aldığı, davacının incelemede sunduğu ve dava dosyasına ilgili matbaalardan gönderilen yazılarla belge listelerinde yer alan belgelerin uyumlu olduğu tespit edilmiştir. ¸ Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile davacı yanın zayi olduğunu beyan ettiği belgelerin saklanması gerekli belgelerden olduğu, ticari defter ve kayıtlarına işlenmiş oldukları, zayi talebinin süresi içerisinde mahkememize iletildiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş, zayi olduğunun tespiti talep edilen belge sayısının çokluğu gözetilerek ilgili kaydın kararımızın eki sayılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜNE; davacı yanın bildirdiği belgelerin ZAYİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, davacı yanca mahkememize sunulan ve evrak listesini içeren flash belleğin kararın eki sayılmasına, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 179,90TL peşin harçtan düşümü ile eksik 552,10TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/312, K. 2026/240, T. 27.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-312-e-2026-240-k-6e48c02c3eae