İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/3 E. 2026/35 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/3
- Karar No
- 2026/35
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/3 Esas KARAR NO : 2026/35 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 03/01/2025 KARAR TARİHİ : 15/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı şirket, davalı ... aleyhine ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yoluyla icra takibi başlattığı, takibe konu alacak, davalının gerçekleştirdiği kaçak elektrik tüketimlerinden kaynaklanan haksız eylem zararı niteliğinde olduğu, bu zarara ilişkin ... tarihinde ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş ve bu tutanağa istinaden faturalar tahakkuk ettirildiği, toplam alacak miktarı 91.794,66 TL olarak belirtildiği, davalı ...'in icra takibine yaptığı itirazlar üzerine takibin durduğunu, davacı şirket bu itirazların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürdüğü, alacağa kavuşmayı engellemek ve zaman kazanmak amacıyla kötü niyetli ve haksız itirazda bulunulduğu, davacı vekili, dava dilekçesinde, kaçak elektrik tutanaklarının, düzenlendiği tarih itibarıyla maddi olgulara ilişkin tespitler içerdiğini ve aksi ispatlanana kadar geçerli olduğunu, bu nedenle ispat yükünün tutanağın aksini iddia eden tarafa ait olduğunu belirtmiş ve bu durumu Yargıtay içtihatlarıyla desteklendiğini, dava öncesinde arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak anlaşamama yönünde son tutanak düzenlendiği, uyuşmazlık konusu, "... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali davası ile takibe konu fatura alacağına ve kaçak tüketime ilişkin alacak" olarak belirtildiği, davacı şirket, davanın kabulüyle, ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin takip talebindeki şartlarla devamını, davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ BEYANLARI: Davalı ..., aleyhine başlatılan icra takiplerine itiraz ettiğini, ilk olarak ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe borca ve yetkiye itiraz ettiği, davalı vekili müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı olduğu iddia eden tarafın haksız bir şekilde ilamsız icra takibi başlattığını, bu nedenle ödeme emrine, borca, yetkiye, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faiz ve takibin tüm fer'ilerine açıkça itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiği, davalı vekilinin yetki itirazını davacı vekili kabul etmiş ve dosya ... İcra Dairesi'ne gönderildiği, daha sonra ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından 28.11.2024 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine karşı da borca, yetkiye, faize ve her türlü fer'ilerine süresi içinde itiraz ettiği, bu itiraz dilekçesinde, kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen gayrimenkulün halihazırda müvekkili tarafından kullanılmadığını belirttiği, bu itiraz üzerine ... İcra Dairesi tarafından takibin durdurulduğu, davalı vekili duruşmada dava dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, icra dosyasında davalı vekili olarak sistemde göründükleri için tebligatın kendilerine yapılması gerektiğini belirterek cevap dilekçesi sunmak için süre talebinde bulunduğu, ancak mahkeme tebligatın davalının kızına usulüne uygun yapıldığı gerekçesiyle bu talebi reddettiği, davalı vekili de sulh olma imkanının olmadığını ifade ettiği, duruşmadaki beyanlarında, önceki beyanlarını tekrar ettiğini, dava konusu yeri müvekkilinin kullanmadığını, buna ilişkin icra dosyasına dilekçe sunduklarını ve kullanmadığı bir yer ile ilgili tutulan tutanağa itiraz ettiklerini beyan etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası celp edilmiş, davacı... Şirketi'nden ve ilgili Vergi Dairesinden gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 07/09/2025 tarihli raporunda; Uyuşmazlık konusu kaçak elektrik tüketimi alacağı hakkında: o Davacı ... A.Ş.'nin iddia ettiği ... tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının ve buna dayalı fatura tahakkuklarının usulüne uygunluğu ve hesaplama detayları, davacı kurumdan talep edilen "kaçak tutanakları, hesap bültenleri ve borcu gösterir tüm bilgi ve belgelerin" celbedilmesi ve detaylı teknik incelemesi ile belirlenmelidir. o Davalı ...'in "kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen gayrimenkulü kendisinin kullanmadığı" yönündeki beyanı önemlidir. Bu iddianın ispat yükü, Yargıtay içtihatları doğrultusunda, tutanağın aksini iddia eden davalı tarafa aittir. Davalının bu yönde somut deliller (kira sözleşmesi, tapu kaydı, tahliye belgesi vb.) sunması durumunda bu belgeler teknik ve hukuki açıdan değerlendirilmelidir. Kaynaklarda bu tür delillere ilişkin bilgi bulunmadığından, davalı tarafın bu iddiasını somutlaştırması, uyuşmazlığın çözümünde kritik rol oynayacaktır. o Alacağa uygulanan faiz oranının, davacının talebi doğrultusunda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında uygulanıp uygulanmadığı ve hesaplamaların bu mevzuata uygunluğu kontrol edilmelidir. o Yapılan hesaplamalara göre, kaçak elektrik tüketimine ilişkin toplam tahakkuk eden tutar 90.029,42 TL'dir. Son ödeme tarihi olan 10.06.2024'ten rapor düzenleme tarihi olan 06.09.2025'e kadar geçen 453 gün için 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca hesaplanan gecikme zammı tutarı 61.175,02 TL'dir. Toplam alacak tutarı 151.204,44 TL olarak hesaplandığı, -Davalının esnaf-tacir durumu hakkında: o Vergi dairesi kayıtlarına göre, davalı ...'in 11.09.2019 tarihinden itibaren ve daha önceki dönemlerde de basit usulde ticari kazanç mükellefi olduğu ve "minibüs ve dolmuş ile yapılan şehir içi ve banliyö yolcu taşımacılığı" faaliyeti yürüttüğü tespit edilmiştir. o Yürütülen faaliyetin ticari niteliği göz önüne alındığında, davalı ...'in Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir sıfatına sahip olduğu değerlendirilmektedir. Bu durum, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi ve öncesindeki arabuluculuk şartının yerine getirilmesiyle uyumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ... Şirketinin ... hizmet/tesisat no'lu abonesi olan davalı işyerinin kaçak elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti nedeniyle düzenlenen faturaların tahsili için başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun davalı iş yerinde satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek kaçak elektrik kullanımı olup olmadığı, düzenlenen faturaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği MADDE 42 - (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak, a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi olarak düzenlenmiştir. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması konusundaki 44. Maddesinde ise (1) 42 nci maddenin birinci fikrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanacağı hesaplanır. 3. 42 nci maddenin birinci fikrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre konusunda ise 45. Maddesinde (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fikrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fikrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. MADDE 46 — (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz. (2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fikrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu hedel fatura edilir. (3) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fikrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır. Düzenlemeleri bulunmaktadır. İstanbul BAM 3.Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı, 18/05/2021 tarihli ilamı ile," mahkemece, kaçak ve ek kaçak tüketim miktarının hesaplanması bakımından öncelikle davacının kaçak kullanım başlangıç tarihinin tespiti açısından, dosya arasında bulunmayan kaçak tutanağı öncesi döneme ilişkin davacıya ait tüm tüketim ekstreleri dosya arasına alındıktan sonra yeni bir bilirkişiden/bilirkişi heyetinden; kaçak tutanak tarihindeki EPTHY uyarınca kaçak kullanımın başladığı yani ihtilafsız dönemin sona erdiği tarihin saptanması, ,bunun saptanamaması halinde, toplam kurulu gücünün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak esas alınarak kaçak ve ek tüketim bedelinin hesaplanması hususunda rapor alınması gereklidir." şeklinde karar verilmiştir. Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (EPTHY) ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) kapsamında, kaçak elektrik tespit tutanakları, usulüne uygun tanzim edildiği takdirde, aksi ispatlanana kadar geçerli olan resmi belgelerdendir. Yargıtay içtihatlarına göre, Kaçak elektrik tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Bu nedenle ispat yükü, tutanağın aksini iddia eden davacı tarafa aittir ve davalı Kurum elemanları tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmî belgelerden olup, Teknik bilirkişi tarafından yapılan incelemeler neticesinde; kaçak elektrik kullanım yerinin ticarethane olduğu için günlük kullanım limiti 30 kWh/gün. Toplam gün sayısı (09.01.2024 - 31.05.2024): 143 gün olup, düşük kademeden hesaplanacak enerji: 143 gün × 30 kWh/gün = 4.290 kWh yüksek kademeden hesaplanacak enerji: 13.909,419 kWh - 4.290 kWh = 9.619,419 kWh'dır. Toplam tüketim × dağıtım bedeli = 13.909,419 kWh × 0,878175 TL/kWh = 12.214,47 TL Toplam bedel (enerji + dağıtım): 35.420,14 TL + 12.214,47 TL = 47.634,61 TL, Kaçak katsayısı uygulaması: 47.634,61 TL × 1,5 = 71.451,92 TL BTV (%5): 71.451,92 TL × 0,05 = 3.572,60 TL KDV öncesi toplam: 71.451,92 TL + 3.572,60 TL = 75.024,52 TL, KDV (%20): 75.024,52 TL × 0,20 = 15.004,90 TL Toplam tahakkuk eden tutar: 75.024,52 TL + 15.004,90 TL = 90.029,42 TL olarak hesap edilmiştir. Faturanın son ödeme tarihi: 10.06.2024 Toplam gecikme günü: 453 gün (10.06.2024 - 06.09.2025-bu tarih raporun düzenlendiği tarihtir) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesi uyarınca gecikme zammı oranı aylık %4,5'tir . Aylık faiz oranı: %4,5 Günlük faiz oranı: %4,5 / 30 = %0,15 Faiz tutarı: 90.029,42 TL × (%0,15/100) × 453 gün = 90.029,42 TL × 0,0015 × 453 = 61.175,02 TL Toplam alacak (ana alacak + faiz): 90.029,42 TL + 61.175,02 TL = 151.204,44 TL olduğu anlaşılmakla davanın takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki takibin takip talebindeki koşullarla aynen devamına, 2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.270,49-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.567,63-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.702,86-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 1.567,63-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 477,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 8.660,53 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzene karşı 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/01/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır