İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/283 E. 2026/174 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/283
- Karar No
- 2026/174
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ :
DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Zorunlu Trafik Sigortasından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/03/2025 KARAR TARİHİ : 18/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Zorunlu Trafik Sigortasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ..... tarihinde saat .....sıralarında sevk ve idaresinde bulunan .....plakalı araç ile .....Sk. istikametinden Şanlıurfa Bulvarı istikametine doğru ilerlerken .....sokağa girmek için sola dönmek istediğini, fakat müvekkili sola dönüp 554. sokağa gireceği esnada davalı şirket sigortalısı .....poliçe nolu .....plakalı aracın 554. sokaktan 553. sokağa doğru döneceği esnada aracın sol ön kısmının, müvekkilin aracının sol arka kısmına çarpması neticesinde davaya konu maddi hasarlı trafik kazası vuku bulunduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin aracının hasar aldığı ve araçta değer kaybı meydana geldiğini, meydana gelen değer kaybı sebebi ile davalı sigorta şirketine başvurusu yapılmış fakat araç değer kaybına ilişkin ödeme yapılmadığını, akabinde arabuculuk başvurusunda bulunulmuş olup davalı sigorta şirketi ile anlaşma sağlanamadığını, bu sebeple işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı için 10,00 TL'nin (Belirsiz Alacak) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bilindiği üzere KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, maddi giderler için geçerli olan teminat her halükârda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, “Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.” izah olunan ve resen nazara alınacak nedenlerle; HMK madde 107 uyarınca davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığından huzurdaki başvurunun usulden reddini, her halükarda müvekkil şirket nezdinde sigortalı aracın kusuru bulunmadığından bilirkişi incelemesi yapılmadan işbu başvurunun reddini, faize ve fazlaya ilişkin taleplerin reddini, her durumda müvekkil şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak müvekkil şirketin yargılama giderleri, ekspertiz ücreti ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalı trafik kazasından kaynaklı davalı sigorta şirketine yöneltilmiş değer kaybı tazminat kalemine yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede araç başına maddi tazminat limitinin 200.000,00 TL olarak belirtildiği, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre .....tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında hasar oluşup oluşmadığı, oluştuğunun kabulü halinde davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ile faiz türü ve başlangıcı etrafında toplandığı anlaşıldı. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Mahkememize sunulan trafik bilirkişi raporunda özetle; " Sürücü .....(.....plakalı): 2918 Sayılı Karalları Trafik Kanunun 57. ve 84. maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 109.maddesinde yer alan (84/H: Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, 57/1- A: Kavşağa yaklaşan sürücüler, kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar ve 57/B- 5:Taliyoldan Anayola çıkan sürücüler Anayoldan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar, kurallarına riayet etmediği) açıklaması yukarıda genişçe yapılan kuralları ihlal etmiş olduğu anlaşıldığından meydana gelen kazada % 50 (YÜZDE ELLİ) ORANINDA KUSURLU olduğu, Sürücü .....(.....plakalı): 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 53.ve 84.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 102.maddesinde yer alan (84/F: Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak ve 53/B: Döneceği yolun gidişe ayrılan kısmına girmek üzere, arkadan gelen ve sola dönecek diğer araçları engellememek için dönüşü geniş kavisle yapmaya, sol dönüş kuralına riayet etmediği) açıklaması yukarıda genişçe yapılan kuralları ihlal etmiş olduğu anlaşıldığından meydana gelen kazada % 50 ( YÜZDE ELLİ) ORANINDA KUSURLU olduğu" mütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .....plakalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. Anılan ilkeler doğrultusunda makine mühendisi tarafından hazırlanan raporda özetle; "Dava konusu .....plakalı.....model yıllı, ..... açıklamalar kapsamında kaza tarihi itibari ile; .....km’de ve 2 yaşında olduğu, geçmiş hasar kaydının bulunmadığı, aracın sol arka kapısının, eşik sacı ve sol arka alt iç çamurluk bölgesinin onarılıp boyanması ve oluşan 53.390,77 TL tramer kaydı nedenleriyle, 54.000,00 TL değer kaybına uğrayacağı" mütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davacının bakiye değer kaybı zararının 54.000,00 TL olduğu kabul edilmiştir. Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, tespit edilen değer kaybının %50 kusur oranına denk gelen kısmı olan 27.000,00 TL'nin ödenmesinden sorumludur. Buna göre tüm dosya kapsamı ile dava değer artırım dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacının talep edebileceği değer kaybı miktarının 27.000,00 TL olduğu kanatine varılmakla, davanın kabulüne, kabul edilen miktara davalı sigorta şirketine başvurunun .....tarihinde ulaştığı dikkate alınarak ilgili tarihin 8. İş günü sonrasına denk gelen ve davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren sigortalı aracın hususi kullanıma özgülenmiş olması nedeniyle yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere 1-Davanın KABULÜNE; 27.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı .....A.Ş'nin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 2- Kabul edilen bedel 27.000,00 üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.844,37 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın ve sonradan yatırılan 460,92 TL tamamlama harcının düşümü ile eksik kalan 154,48 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 başvuru harcı ve 460,92 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.691,72 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından tebligat ve posta masrafı ve bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 7.286,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 27.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim