İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/272 E. 2026/30 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/272
- Karar No
- 2026/30
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/272 Esas - 2026/30 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/272 KARAR NO: 2026/30
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/04/2025 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 K. YAZIM TARİHİ : 21/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.02.2025 tarihinde, davalı .... Sigorta A.Ş.'ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı .... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olarak davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacıya ait aracın 20.500,00 TL hasarlanmasına ve buna bağlı olarak da değer kaybına uğramasına neden olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya sadece 5.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını ancak bu miktarın davacının gerçek zararını karşılamadığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL hasar bedeli ile 10,00 TL bakiye değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 20,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca taraflarınca alınan uzman görüşü raporu bedeli olan 900,00 TL'nin yargılama giderlerine eklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 15/12/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; 10,00 TL olan değer kaybı tazminatı taleplerini 5.000,00 TL'ye, 10,00 TL olan hasar bedeli tazminatı taleplerini 4.100,00 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ... numaralı ZMSS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, taraflarınca servis yetkilileri ile mutabakata varılarak eksper raporunda da belirlendiği üzere davacıya ait araç onarım bedeli hususunda taraflarınca tedarik ve tamir servisine 20.500,00 TL ödemenin yapıldığını, dolayısıyla davacı tarafça servise herhangi bir ek ödeme yapıldığına ilişkin bir husus olmamakla davacının talebinin kabul edilir olmadığını, davacıya ait araç hasar bedeli belirlenmesinde sigorta şirketlerine indirimler uygulandığı gibi davalı sigorta şirketinin KDV sorumluluğunun da olmadığını, taraflarına yapılan başvuru üzerine değer kaybı raporu hazırlatılarak belirlenen 5.000,00 TL değer kaybının da davacı tarafa ödendiğini, kabul anlamına gelmemek üzere değer kaybının da Karayolları Motorlu Araçlar genel şartlar hesaplama kriterlerine göre belirlenmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, 15/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir. 04/02/2025 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesiyle sigortalı olan .... plakalı araç ile davacıya ait .... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur. Dosyaya kazandırılan 25/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalı sigorta şirketine sigortalı .... plakalı Motosiklet sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 54/a., 56/a-1. Ve 84/e-l. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, .... plakalı araç sürücüsü davacı ....'in ve park halindeki .... plakalı araç sürücülerinin meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlalleri olmamakla kusursuz olacakları, davacıya ait ... plakalı araç hasar giderim tuatrının eksper raporu ile KDV hariç 20.500,00 TL olarak belirlenmesinden sonra davalı sigorta şirketi tarafıdnan tamir servislerine değil de davacıya 20.500,00 TL hasar bedelinin 26.02.2025 tarihinde ödendiğini, ancak davacıya ait araç hasar giderim tutarının KDV dahil 24.600,00 TL olduğunu, davacı tarafından da tamir servisine KDV de tamir servisine 24.600,00 TL ödeme yapıldığına ilişkin dosyaya herhangi bir ödeme belgesi veya fatura sunulmamakla, davacın davalı sigorta şirketinden bakiye (24.600,00 TL — 20.500,00 TL) = 4.100,00 TL hasar bedeli talep edip edemeyeceği nihai hususunun sayın mahkemenin değerlendirme ve takdirinde olacağı, Davacıya ait ....plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 10.000,00 TL olacağı, Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacı vekili.... 'a.... Bankası üzerinden 07.03.2025 tarihinde 5.000,00 TL değer kaybı EFT'sinin yapıldığı anlaşılmakla da, davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği bakiye değer kaybının (10.000,00 TL — 5.000,00 TL) = 5.000,00 TL olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı vekili 15/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini artırarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilince sunulan 08/01/2026 tarihli beyan dilekçesi ile; bilirkişi raporu ile yapılan tespit sonrasında davacı tarafa asıl alacak, yargılama gideri, faiz ve ilam vekalet ücreti ödemesi yapıldığını, davacının tüm zararının karşılandığını beyan ederek davanın konusuz kaldığına dair karar verilmesini talep etmiş, ödemeye ilişkin dekontları ibraz etmiştir. Davacı vekili 14/01/2026 tarihli dilekçesi ile, davalı sigorta şirketince dava konusu alacakların tüm ferileri ve yargılama gideri ile birlikte taraflarına ödendiğini beyan ederek karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini talep etmiştir. HMK 331/1 maddesinde davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın yargılama sırasında haricen tahsil nedeniyle konusuz kaldığı anlaşıldığından, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, alacağın tahsiline ilişkin protokol dosyaya sunulmamış olmakla tarafların haklılık ve yargılama giderlerinden sorumluluğa ilişkin değerlendirme yapılamamış olmakla birlikte, davacı ve davalı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL tamamlama harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ve dava öncesi ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacının dava açmaktaki haklılığı gözetilerek davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş ise de, ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığı ve sulh protokolünde ödendiği bildirildiğinden, vekalet ücreti yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş ise de, davanın açıldığı tarihteki davacının haklılık durumu gözetilerek davalı lehine HMK'nın 331.maddesi gereği vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin sulh protokolünde ödenmiş olması gözetilerek, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dair, tarafların yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.15/01/2026
Katip ... e-imza Hakim ... e-imza